Teneffüs T. Suat Demren - 04 Ekim 2007 11:23 pm

Rehavet

Üzerimde bir rehavet, bir rehavet sormayın gitsin. Ramazan’ın etkisi mi, seyahatlarin, işlerin yorgunluğu mu anlayamadım. Kaç gündür gazeteleri okumuyorum, haber sitelerine bakmıyorum. Akşam gözucuyla haberlere baktım, referandum ile alakalı bir karışıklık varmış, Baykal duruma el atmış, bir madde referandum metninden çıkartılacakmış. Ama gümrüklerde de oylar halen eski metne göre kullanılıyormuş, onlar ne olacakmış filan. (Bunun böyle olacağına değinmiştim bir yazımda ya da yorumumda ama hatırlayamadım şimdi yerini.)

Hiç ilgimi çekmiyor, hayret yani.

Kitap okuyacaktım o da zor geldi, sonra da devrildim yattım.

Böyle yorum blogcusu mu olur?

10 Responses to “Rehavet”

  1. on 05 Ekim 2007 at 10:23 1.Celal

    Hakkaten olmaz Suat bey, titreyiniz ve kendinize geliniz. :-)

  2. on 05 Ekim 2007 at 14:05 2.Deniz

    Ben de yorum yazmaya üşeniyorum.
    Bu arada hoşgeldiniz. 21 Ekim de referandum varmış ne iş?
    neyi oylayacağımızı nereden öğreneceğimizi bilen var mı?

  3. on 05 Ekim 2007 at 14:37 3.emre

    Ramazanın etkisi olsa gerek,yemekten sonra kendinize gelirsiniz :)

  4. on 05 Ekim 2007 at 16:16 4.TSD

    Celal bey,

    Gündüz titredim olmadı iftardan sonra tekrar deneyeyim :-)

    Deniz,

    Hoşbulduk, sağolasın. Evet bir referandum var, ana konusu “Cumhurbaşkanını halk seçsin mi seçmesin mi?” olan ama referandum metnindeki bir madde yüzünden bu değişikliğin 11. mi, oksa 12. cumhurbaşkanı seçimi için olacağı belirsiz. Üsrüne gitezsek düzelir.. :-)

    Emre Bey,

    Teşekür ederim; şimdi eve geldim, bu akşam güzel bir ziyafet var, yakın dostlarım gelecek iftara. Az önce uğradım mutfağa; Portakal Ağacı’ından Hatice’nin sofraları, (1 - 2 - 3 ) yanında halt edecek gibi görünüyor. :-)

    Haliyle yemekten sonra çok büyük ihtimal geleceğim kendime.. (Gelemezsem de yuh artık bana yani)

  5. on 05 Ekim 2007 at 16:49 5.çuvaldız

    “Ramazan’ın o ruhanî havasını hiç yansıtmıyor.

    Yansıtmıyor çünkü bu sofralar, kadınların kıyafet ve yemek çeşidi/lezzeti gösterisine ve dolayısı ile de israfına dönüşmüş durumda.”TSD

    Bu durumda size 3 numaralı sofra yakışır dimi? :-)

    Yemek de sizi kendinize getirmezse diye benim çuvaldızı kullandım…böylelikle 1.nolu sofrayı tercih edip,çok yiyip israf etmezsiniz ve “tokluk rehavetine” de kapılmamış olursunuz…

    bencil yorumcudan saygılarla bencilll .-))))

  6. on 05 Ekim 2007 at 17:07 6.TSD

    Valla Çuvaldız hanım, tam isminiz ile müsemma bir yorum olmuş, çuvaldızı batırmışsınız. :D

    Karim israf konusunda çok hassastır, benden çok daha hassas. O yönden içim rahat.

    Bir de dikkat ettiyseniz ben alıntı yaptığınız yazımda konuyu işlerken “Ramazan dışında da görüştüklerim” diye minik ama önemli bir şerh koymuştum. Gelecek misafirlerim çok yakın arkadaşlarım, zaten hemen her hafta birlikteyiz bu tür yemek ve kahvaltılarda. O yazımdaki şerhin bir yönü Ramazan’da oluşan ve bir “gereklilikmiş gibi yapılan iftar davetleri”ne atıf iken bir yönü de kadınların gösteriş merakına atıf idi.

    Amma tabii ki, yakın arkadaşlar arasında hiç gösteriş vs olmaz diyemem, malum kadın fıtratı :p

    Selamlar..

  7. on 05 Ekim 2007 at 17:41 7.çuvaldız

    “….malum kadın fıtratı :p”

    Ne o Suat bey,çuvaldız mı yarıştırıyoruz,israf israff .-)…

  8. on 05 Ekim 2007 at 20:03 8.Deniz

    Cumhurbaşkanını halkın seçip seçmemesine halk karar verecek, o halde referandumun sonucu belli. Cumhurbaşkanının görev süresi 7 yıldan 5 yıla düşürelecek ve ikinci defa seçilme imkanı olacak. Biçimsel olarak Fransa gibi olmuş ama özde nasıl,Fransız modelini bilmiyorum. Mevcut yetkilere sahip bir cumhurbaşkanını halk seçerse fiilen başkanlık sistemi olacak (yarı başkanlık demiyorum) . Dahası bir de cumhurbaşkanlığı seçimi popülizmi yaşanacak. 5 yıl içinde 2 seçim var zaten, bir de CB seçimi etti 3. Bu seçimlerin maliyeye getireceği yükler aklıma ilk gelen.
    Bir de şöyle bir düzenleme var:
    Meclis’in bütün toplantılarını en az 184 milletvekili ile yapabilmesi” O zaman salt çoğunluk olan 93 vekil yasa çıkarabilecek mi? Benim kaçırdığım başka bir şey mi var?
    “milletvekili seçimlerinin 5 yıldan 4 yıla düşürülmesi “
    Bu demek oluyor ki seçim frekansımız artacak. 20 yılda 4 genel seçim yerine 5 genel seçim olacak. hayırlı uğurlu olsun.
    Bu referandum fuzuli, bir çok seçim görevlisi çalıştıracaklar, kırtasiye masrafları vs. Yeni anayasa hazırlansın sonra bir defada tümden referanduma sunulsun? nasıl fikir?

  9. on 05 Ekim 2007 at 20:10 9.Deniz

    Bir de seçimlerden önce siyasi partilere para yardımı yapılıyor ya, CB adaylarına da yapılır mı?
    Bir de CB yaşı konusunda bir düzenleme yok, hala 40 yaş. Acaba bu yaş düzenlemesi “20 yaşındayken anti kapitalist olmayanın vicdanı, 40 yaşından sonra kapitalist olmayanın aklı yoktur” felsefesine göre mi belirlenmiş. Bence yaş sınırı 25 olmalıdır.
    Bir de genel seçimlerin 4 veya devlet başkanlığı seçimlerinin 4 yılda yapılagelmesi gibi bir gelenek var. ABD başkanı, Rusya DB , İngiltere, Fransa , Almanya seçimleri vs. Bu 4 yılı optimum yapan ne ola ki?

  10. on 06 Ekim 2007 at 10:14 10.Panele davet

    TÜRKİYE’NİN ÖRTÜLÜ GERÇEĞİ
    araştırma sonuçları ve panel

    AÇILIŞ KONUŞMASI

    Ord.Prof. Richard Falk

    I.OTURUM
    Başkan

    Prof.Dr. Ümit Meriç
    Prof.Dr. Mümtazer Türköne
    Prof.Dr. Hilal Elver
    Prof.Dr. Naci Bostancı

    II.OTURUM
    Başkan

    Yıldız Ramazanoğlu
    Prof.Dr. Ferhat Kentel
    Prof.Dr. Melek Göregenli
    Dr. Ayşe Güveli

    MERTER GREEN PARK HOTEL
    20 Ekim 2007, SAAT: 12:00-16:00

    Muhterem Efendim

    Ülkemizde yirmi yılı aşkın bir süredir devam eden başörtüsü yasaklarını sosyolojik, psikolojik, hukuki, eğitsel ve siyasi boyutlarıyla ortaya koyan “Türkiye’nin Örtülü Gerçeği” adını verdiğimiz, Türkiye genelinde 1112 kişi üzerinde ve yüz yüze anket tekniğiyle gerçekleştirilen alan araştırmasının sonuçlarını paylaşmak üzere sizleri bekliyoruz.

    HAZAR EĞİTİM,KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ

Trackback This Post | Subscribe to the comments through RSS Feed

Önemli

Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederim.

Siz de düşüncelerinizi paylaşın


Kapat
E-posta ile paylaş