Random header image... Refresh for more!

Kısa kısa..

Nete fazla giremiyorum son günlerde, şöyle bir baktım ne var ne yok diye, bir sürü konu var işlenecek. Ben de bir çorba yapayım dedim, hem belki biraz daha kaytarmam gerekebilir buralardan; vesile ile bunu da belirtmiş olurum.

Hükümet 301 konusundaki düzenlemeyi Hrant Dink’in ölüm yıl dönümüne yetiştirmeye çalışıyormuş. Bu maddeden kurtulmak kolay olmayacak o belli, zaten yeni düzenleme de çok aman aman bir şey değil. Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk aklı başında bir öneri getirmiş, uyulacağını sanmam ama tartışılması, gündem edilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Yeni YÖK Başkanı, hocalığındaki palas pandaras tavrını sürdürüyor. Son açıklamasında pat diye “üniversiteler paralı olsun” gibi birşeyler söylemiş. “Çok da doğru demiş” deyip kaçayım; neme lazım, şimdi vahşi kapitalistlikle, sömürücülükle, emek düşmanlığı ile falan suçlanırım; “eğitim temel haktır” vs sloganlarla üstüme gelinir.. Konuyu, benden daha liberal olan Ekonomiturk ve İzlenimler güzel güzel işlemişler, itirazı olanlar oralara buyursun.

Murat Abimiz de olaya biraz farklı açıdan bakmış şimdi izah etmesi uzun sürse ve önceliği farklı olsa da özünde aynı kapıya çıkar.

Haber 10′da yazılar yazan İhsan Eliaçık adlı birisi var, okuyanlarınız var mı bilmiyorum. İslamî konularda aklı başında yazılar yazıyor, muhakkak yazdıklarına itiraz edenler de vardır ama dikkate alınmalı diye düşünüyorum. Bir de meal-tefsiri varmış, okumadım ama okumayı düşünüyorum; makalelerine de buradan ulaşılabilir.

Bir de taciz hikayemiz var ki evlere şenlik. “Kendi medyanız eliyle dünyaya nasıl rezil olursunuz?” sorusuna Nobellik bir cevap. Bu ironisi bu da gerçeği.

Mahalle baskısı sadece bizim gibi köylülükten yeni yeni kurtulmaya çalışan, örümcek beyinli yobaz muhafazakarlara mahsus birşey değilmiş. Nişantaşı’nda da oluyormuş. Cemil İpekçi anlatmış, buradan okunabilir.

2007 geçti, aşağıya tüm yılın istatistiklerini aldım. İniş çıkışlar neye göre oluyor bilmiyorum, bazı yazılara sağdan soldan verilen linklerden (ekşi sözlükte verilmişti bir ara, çoğu kez de forumlardan veriliyor) kaynaklanan değişkenlik sanırım. Sitenin devamlı takipçi sayısı çok fazla değil, çoğu Google’dan gelen ziyaterçilerin yine çoğu 5-6 saniye içerisinde kaçıyor. Ama yine de üç milyona yakın hit ve bir milyonun üstünde sayfa gösterimi, hiç fena bir rakam değil. Olmaz da hani, şu işlerden parayı bulacak olursam bir miktarını (ne kadar olduğunu bir Allah bir de ben bilirim) okurlarla paylaşacağım; söz..:)

***

Ay Ayrı Ziyaretçi Ziyaretçi sayısı Sayfa Hit Bayt
Oca 2007 6377 10648 29624 77820 1.39 GB
Şub 2007 7704 12112 36644 97248 1.88 GB
Mar 2007 14657 22545 51200 153206 2.46 GB
Nis 2007 12983 17742 50337 146328 2.50 GB
May 2007 11479 17909 55491 157062 2.83 GB
Haz 2007 7676 13990 86525 197976 2.36 GB
Tem 2007 7839 14494 98048 237003 2.20 GB
Agu 2007 8514 14887 137767 307350 3.31 GB
Eyl 2007 12727 20992 120332 304154 3.13 GB
Eki 2007 16344 25976 128638 397701 4.53 GB
Kas 2007 15045 24487 129729 404057 8.28 GB
Ara 2007 13090 26499 115510 340666 4.89 GB
Total 134435 222281 1039845 2820571 39.79 GB

13 comments

1 Muzaffer Kazim { 01.08.08 at 16:06 }

Merhabalar;

Ahmet Hakan bir ara diline dolamisti Ihsan Eliacik´i.Olumlu yaklasmisti onun fikirlerine ama bayagi bir carpitmisti. islamoglu hoca da o mevzuyu aciklamisti. Mevzunun ne oldugunu hatirlayamadim…

Belki burada hatirlayan biri cikar.

Saygilar

2 Muzaffer Kazim { 01.08.08 at 16:11 }

buradaymis. http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=267491

cabuk buldum ben de sasirdim bu ise.

3 Muzaffer Kazim { 01.08.08 at 16:13 }
4 T. Suat Demren { 01.08.08 at 17:50 }

Muzaffer Bey,

Hatırladım tartışmayı, sağolun linkler içn. Eliaçık’ın kabında neler var tam bilmiyorum ama bakışı ve yorumları gayet mantıklı geliyor bana.

5 Muzaffer Kazim { 01.08.08 at 19:57 }

Ahmet Hakan, Eliacik´in düzenli bir takipcisi oldugunu yazmis. Ben dogrusu o tartismadan sonra takip edeyim diye düsündüm ama sonra unuttum.

Tabii insanlari bir iki yazisina bakarak da degerlendirmemek lazim. Kitaplarini okumak sanirim iyi bir fikir verecektir.

Ben, Ebubekir Sifil´in birkac kitabini okumustum. O´nun Milli Görüs camiasinda hapsolmasina gönlüm razi degil. Dikkatle takip edilmesi gereken biri bence.Kendi sitesi de var(di).

Öte yandan bir “kuzucuk” vardi burada; Islamoglu hocanin makbul biri olmadigini iddia ederken delil olarak Ebubekir hocayi delil gösteriyordu, iste fitneler böyle cikiyor.Ikisi arasinda problem oldugunu sanmiyorum.Varsa bile bize düsen her ikisinden de istifade etmek olmali derim.O “kuzucuk” kurban bayramindan evvel 22 temmuz civarinda “kesildi” galiba.

Yazi biraz acele oldu, kusura bakilmasin.

Saygilar

6 T. Suat Demren { 01.08.08 at 21:31 }

Muzaffer Bey,

Aslında bu konuları daha sık konuşmak, işlemek gerek ama farklı birşeyler söyleyenler o kadar çabuk etiketleniyor ve dışa atılıyor ki insan ürküyor.

Ve bunları kendi içimizde tartışabilmek -en azından benim için- çoğu kez mümkün olmuyor, birinci sebebi yukarıda dediğim husus, bir diğeri de samimi ama yetersiz donanımda olan insanları incitme, sarsma, kafalarını karıştırma hususu. Daha üst düzeyde olmalı bunlar, ne bileyim Ankara İlahiyat Okulu çevresi bunu güzel yapıyor mesela. Bu zamanla tabana da yayılacaktır, uzun sürse de. Yararlanmak gerek.

7 Muzaffer Kazim { 01.08.08 at 21:43 }

Merhaba;

Her zaman ögrenmeye acik olmak, karsi taraftan birseyler ögrenmeye calismak hatta “karsi taraf” olarak degil, “muhatap bir dost olarak” görmek ve istifade etmeye calismak… sanirim hepimizin problemi burada.

Mesela benim bu sitede katilmadigim cok seyler yazildi, kimseyle polemige girmemek ve kardeslik hukuku acisindan kendi görüsümü yazmamayi tercih ettim, yoksa mevzu “sen öyle dedin” ,” ben böyle dedim” noktasinda kilitleniyor ki bize yakismiyor.

Nefsim her türlü kötülügü ister, kendimde bir meziyet iddia etmiyorum.

Ankara taraflarina yolum düserse önerinizi degerlendirmeye calisacagim.

Saygilar

8 T. Suat Demren { 01.08.08 at 21:53 }

Muzaffer Bey,

Çok haklısınız.

Ankara İlahiyat, İslam düşüncesine yeni bir soluk getiren modern düşünce okulu gibi çalışıyor, diyebilirim ki ‘İslam coğrafyasında’ tek. İslamiyat adlı bir de dergileri var; Kitabiyat yayınları da onların. Yayınlanmış çok sayıda kitapları var. İlginizi çekebilir.

9 Muzaffer Kazim { 01.09.08 at 00:20 }

Dünya´dan haberim yokmus, zaten sermayeden yiyorum, uzun zamandir bir sey okudugum yoktu. Ebubekir Sifil´i 2000´lerdeki gibi bulurum sanmistim, bayagi yaslanmis görüsleri bayagi sivri geldi bana simdi.

Ama kitaplari ve yazilari yine de okunmali. Atlaya atlaya giderken bir baslik sectim rastgele, tam bingo, yani su yaziyi okuyan “bu bizi isletiyor ” der. Vallahi billahi tevafuk. Mustafa Islamoglu´na cevap verdigi yeri buldum.

Yaziyi yazdiktan sonra acaba yollamasam mi diye düsündüm, isterseniz yayinlamayin, gizli konusmus oluruz, yani rahatsiz olmam.

Saygilar

10 Muzaffer Kazim { 01.09.08 at 00:58 }

Simdi biraz daha okudum da “Milli Görüs”´ü bosuna kendine yer secmemis.:) Sunu söylemeliyim ki 2000-2002 yillarinda kitaplarindan cok istifade ettim, su andaki siyasi görüsü ve muhalif oldugu cemaatle ilgili elestirileriyle ilgilenecek durumda degilim.

“Karsi oldugu Cemaat´ten” birkac kisinin yanlislari iki tarafi ayri uclara sürüklemis anladigim kadariyla…

Siz hakliymissiniz.

Bu konulara hic girmemek sanirim daha dogru.

Bu kadar yer tuttugum icin üzgünüm.

Herseyin hepimiz icin daha iyi olmasi temennisiyle…

11 T. Suat Demren { 01.09.08 at 01:17 }

Est, haklılık meselesi değil. Yer de tuttuğunuz yok, konuşmak gerek bunları.

Ama dediğim gibi bir irtifa kaybı oluyor, güya birşeyler yapmaya çalışılırken daha çok tahribat oluyor. Din bu, başka birşeye benzemiyor, diyalektik iyidir, çatışma yeni fikirler ortaya çıkartır ama din olunca konu, tekfirler, zındıklıklar, fasıklıklar havada uçuşuyor, çoğulculuğu kabullenmek zor oluyor. Özellikle geleneksel kanat -maalesef- bu konuda çok sert ve fevrî davranıyor.

Ama bunlar oluyor diye dünya dönmekten de vazgeçmiş değil. Dolayısı ile konuşmak gerekiyor, kolay olmasa da gerekiyor. Zaman acımasız bir değirmen, öğütüyor.

İşte bunu daha üst seviyede bari yapmak gerek, ki dediğim gibi aslında bu yapılıyor son yıllarda. Ankara İlahiyat okulu buna güzel örnek. Netin yaygınlaşması, bilgiye, farklı düşüncelere ulaşımın kolaylaşması, eğitim seviyesinin yükselmesi gibi şeyler de zaman içinde etkisini hissedilir derecede gösterecek.

12 Mr No { 01.10.08 at 15:24 }

Suat Bey hoşgeldiniz.

Bahsedilen türden bir mahalle baskısı da var tabii.
Ben Cemil İpekçinin türban konusundaki konuşmalarının “tamamen duygusal” olduğunu düşünmüştüm. Netekim bugün şöyle bir haber gördüm:

İpekçi, ‘ben işadamı değilim’ dese de son zamanlarda özellikle AKP’nin kontrolündeki kurumlardaki kıyafet ihalelerinden Cemil İpekçi’nin adı çıkıyor.

http://www.milliyet.com.tr/2008/01/10/son/sonyas03.asp?prm=0,7598187

13 Birkaç teknik mesele.. — düşünceler { 02.08.08 at 00:21 }

[…] Çenem düşmüşken  başka kolaylıktan daha söz edeyim. Rss denen bir zımbırtı var. Şurada ayrıntıları ile açıkladım, bu gibi siteleri takip etmenin en pratik yolu. Şu an sitenin  epey Rss takipçisi var.  Genel ziyaretçi oranına baktığımda -genel ziyeretçilerin ne kadarı sürekli ziyaretçi bilemesem de- yine de düşük bir oran. […]

Önemli


Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederim.

***

Siz de düşüncelerinizi paylaşın: