Pakistan karıştı
Benazir Butto Ravalpindi’de uğradığı saldırı sonucunda öldürüldü. Kadere bakın, babası Zülfikar Ali Botto da Ravalpindi’de darbe ile başa gelen General Ziya ül Hak yönetimince idam edilmişti.
Pakistan karıştı. Halk sokaklarda. Müşerref’ın işi çok zor, önceki krizi atlattı ama bu dalga onu devirebilir.
Bazen at izi it izine karışır, ayırt edilemez. Pakistan’da olan bitenleri anlamak kolay değil. ABD için Müşerref, sözde “terörle savaş” için sembol bir yönetim gibiydi. Ama Müşerref’in darbe sonrası sürgün ettiği Butto’yu, 8 yıl sonra Pakistan’a gönderen de ABD idi. Bunun üzerine Müşerref de muhalefeti bölmek için daha önce ülkeye sokmadığı diğer önemli muhalif lider Navaz Şerif’i ülkeye sokmuştu. Tam bir keşmekeş.
Butto’yu kim niçin öldürdü? Zor bir soru. Cevap “kaostan beslenecek ve bunu ‘terörle savaş’ adı altında kullanacak olan ABD” de olabilir yine “aynı kaostan beslenecek El Kaide” de.. Her ikisine de yarayan bir durum.
İyibilgi, “Butto’yu kim, neden öldürdü?” başlıklı, durumun kimin işine nasıl yarayabileceğinin özetlendiği bir analiz yayınlamış. Akla yatkın ihtimaller var. Okunabilir.
Allah Pakistan’lıların yardımcısı olsun. Zaten zor geçen günleri daha zorlaşacak.




8 comments
Bilinemeyecek, tam bilgiye erişilemeyen konular hakkında yorum yapmak zor, fakat Butto’nun iktidarı sırasında yolsuzluğun had safhada olduğunu unutmayalım. Seveni vardı fakat sevmeyeni de çoktu. ABD’nin Butto’nun dönüşünü desteklediği doğru, fakat Amerika bu desteği “yeterince büyük herhangi bir parti liderini” desteklemek stratejisi ışığında yaptı. Ama netekim, iç dinamikler eski “köhne” politikanın, bu sefer ABD zoruyla, dönmesini hazmedemeyerek bu tür bir eylem düzenlemiş olabilirler. Navaz Şerif bırakıldı çünkü o Müşerref’e nanik yapmak için lazım. Sen attın biz getirdik mesajı… Bence iç dinamikler ile dirsek teması yapan Al Kaide baş suçlu. Bin Laden Müşerref’i sevmeyebilir ama kadın ve şaibeli bir lider yerine o da desteğini Şerif’e verecektir.
Bu suikast gerçekten şok edici bir gelişme. Kaos ve yıkımın yaygınlaşması sonucunu beklemek yersiz olmaz. ABD açısından bakıldığında; ki bu en öncelik verilmesi gereken pozisyon Yol açtığı yıkım ve kaosun mevcut halinden bile ürken ve bunun tahribatını silmek için arayışlara yönelen ABD kamuoyuna, dur bakalım daha çok işimiz var mesajı sanki bu eylem. Kaosa yuvarlanan bir Pakistan, Nükleer kapasitesinin radikallerin eline geçebileceği endişesiyle kıvranan batı için tam bir kabus olabilir. Buraya ABD nin askeri güç göndermesini ve Nükleer silahların kontrolunun sağlanmasını yüksek sesle tartışıldığını duyarsak şaşırmamalıyız. ABD nin Türkiye ile hiçbir sorun istemediği bir gerçek. Bu uğurda PKK ve Kuzey Irak konusunda Türkiyeye tam destek vermesi bunun göstergesi. Pakistan ile bu eylemden sonra geliştireceği ilişki çok mühim. Türkiyede teröre karşı işbirliği ile istediği mesafeyi kolayca aldığını varsayarsak. Pakistanda bu durum daha sert geçiyorda denebilir bir başka açıdan. Eğer Pakistanda da tam bir işbirliği sağlarsa bu pozisyonla İranın anlaşmaya zorlanması daha kolay olur. O takdirde asya ve İran gaz ve petrollerinin Batıya aktarılması sorunuda aşılmış olur. ABDnin küresel liderliğinin tehdit edilmesini kabul etmeyeceğini ilan ettiğini biliyoruz. İranıda kopardığında İslam dünyasını yanına almış bir ABD nin gerçek küresel tehdit olarak gördüğü Çin Rus bloğuna karşı eli güçlenecektir. ABD yi affetmeye hazırmıyız diye sormuştu linkini verdiğiniz blokkta bir yazar. Sıkı dostluklar gerçek kavgalardan çıkar denir. ABD nin İslamla kavgası dostluğa dönüşürmü? Unutmayalım ki Türkiye ve Azerbaycan da müslüman ülkeler. Keza Pakistanda. Geçmişte bir bebeğin yanağının okşanması bile ABD yi sevimli kılmıştı . Şimdide PKK konusunda verdiği destek- yakın zamana kadar bu örgüte silah verdiği söyleniyordu- ile gönülleri etkiliyor kolayca. Üstelik ülkeler arasında aslolanın menfaatler olduğu söylenir genellikle. Yeni bir bloklaşmanın, Çin-Rus ve ABD -İslam blokları şeklinde olamaz mı? Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Suriye ile Türki devletlerden oluşacak bir bloka İranın katılması imkansızmı? Ahmedi Necatın Kabeyi ziyareti nasıl okunmalı? Bütün bunlara İsrail mi ne der? Onuda rahatlatacak bir formül bulunur. Yüzmilyonlarca insandan oluşuyor sözettiğimiz blokun gücü.Yoksa üçüncü bir dünya savaşının, üstelik nükleer bir savaşın yaşanması daha mı gerçekçi. Bu olay çok şeylerin göze alındığının ilanı adeta. Görelim mevla neyler.
ABD öldürmüş olamaz, çünkü abd bir devlettir ve suikast yapsa bile canlı bomba ile masum insanları öldürmez…
Usame Bin Laden adına çalışan onlarca canlı bomba var. Kesin Usame Bin Laden yapmıştır.
ABD ve Pakistan’ın artık ortak bir düşmanı var ve Pakistan onu tek başına yenemez. ABD’nin pakistana ya da yakınlarına gidip düşmana karşı Pakistan ile ortak çalışma yapmak zorundadır…
BİZ DE YEDİK…. Senaryo böyle olursa hiç şaşmam.
Allah rahmet eylesin.
söylemeyi unutmuşum. Nedense, Pakistan ve Afganistan İran sınırına komşu. Bence çok garip bir rastlantı…
İ.Karagül’ün bugünkü yazısı:
http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=28.12.2007&y=IbrahimKaragul
Olurluğu yüksek bir komplo gibi gözükmüyor bu… Butto ölümü ABD’ye yaramaz. ABD askerinin girmesi için planların olduğuna şüphe yok fakat bu planlar sadece noktasal girip nükleer silahları korumak için olmalı. Afganistan’daki gibi kapsamlı bir işgal çok zor. Pakistan, askeri disiplini ve geleneği olan bir ülkedir. Kargaşa olunca cunta darbe yapar kendi yönetir ama başkasına yönettirmez. A. Q. Khan’ın CIA tarafından sorgulanmasına bile izin vermediler çünkü halk baş kaldırırdı. Karagül her şeyi ABD merkezli anlatmak istiyor muhakkak ve durmuş saat gibi günde iki kere doğru olma şansı var fakat bu senaryoda ABD merkezli kurgu biraz zorlama. “Derin ABD”‘ye yarar mı, o da yaramaz. ABD halkına nasıl anlatacaksın? Birilerinin onlara dönüp idealist demokrasiyi destekliyoruz naraları atması lazım. Derinlerin de eli kolu halk düşüncesi karşısında bağlı bence.
Merhabalar;
Zihin gymnastigi babindan yaziyorum;
1. 12 Eylul 80 darbesinde, her iki taraf birbirine kirdirilmisti, biri fazla güclenirse düzen digerini kollamisti ki istedigi denge- her neyse o- saglanabilsin.
2. Sartlar olgunlasinca da herkesin malumu…
3. Su “Kubilay hadisesi” ne bakalim, her ne kadar olaylar hic benzer olmasa da “toplumun nasil yönlendirilebilecegine” ve “siyasi sonuc üretmede” basit bir olayin nasil kullanilabilecegine iyi bir örnektir.
Öte yandan Amerika´nin kontrolünden cikan bir Taliban´a ; devletin kontrolünden cikan Pkk veya Hizbullah´i (Bunlarin devlet tarafindan kuruldugu dogruysa) verebiliriz.
Pakistan´da,- istenen neyse - o olmustur, Kaos´un cikmasi amaclanmis ve bu olmustur.
Tabii pek cok etken kendi icinde de dinamiktir. Pakistan´da onlarca grup ve cemaat onlarla komsu ve kismen ayni milletten (milletler toplulugu diyelim) Hindistan… pekala Hindistan´in da Pakistan üzerinde faaliyetleri vardir…gecen senelerde Almanya´da bir grup cecenin kaldigi eve Ruslar “Selamun Aleykum” diyerek o evde bulunanlari katletmistiler…
Taliban icinde Hindistanli ajanlar yok mudur, mutlaka vardir.
Dolayisiyla Taliban, Amerika, Pakistan, Hindistan, Müserref..
Bunlarin karar alma sürecleri de farkli grup ve kisilerin tesiriyledir. Perde arkasinda olup da hic görünmeyenler etkili olmus da olabilir , olaylar kontroldisi da gelismis olabilir.
Saygilar
Kemal bey,
Karagül’ün yazısı konusunda size katılıyorum.
Bu konuda kafam net değil; bakalım neler olacak, bekleyip göreceğiz..
Selamlar.
---
Siz de düşüncelerinizi paylaşın: