Random header image... Refresh for more!

Umutlu olmak

Bazen umutlu oluyor insan. Yaşanan gelişmeleri izlerken “tamam” diyorsun, “bu kez olacak.” Tıpkı TBMM açılışında Devlet Bahçeli ile Ahmet Türk’ün el sıkışması gibi.

Erdoğan’ın ülkeyi savaştan uzak tutma çabasına ve meseleyi soğutmasına sevindik. Sonra komutanların itirafları geldi ardından da Baykal’ın şaşırtan açılımı. Yine bu günlerde Başbakan ‘kapsamlı bir çözüm paketi’nden bahsetti.

Yaşanan onca acının artık biteceğine dair umutlar beliriyor böyle şeyleri okurken. Ama sonra bir şeyler oluyor ve bu umut kaybolmaya başlıyor.

İşte, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı DTP’ye kapatma davası açtı. Tam da DTP’deki ayrışmanın iyice belirginleştiği, şahin kanadın tabansız olduğu besbelli bir kongrede yönetimi ele geçirdiği sırada.

Şahin kanadın arzusu da buydu. DTP’ye dava açılmasını zaten istiyorlar, bekliyorlardı. Bunun için ne gerekiyorsa yaptılar. PKK çizgisinden çıkmayı istemeyen şahinler bu mağduriyetten besleniyorlar. Bu çizgi, üniter bir çözüme dair sürekli dillendirilen söylemlerin de pragmatik bir yaklaşım olduğunu gösteriyor.

PKK’nın DTP’nin kapatılmasını istediği sır değil. Bu “kenara itilmişlik” PKK’nin hayat kaynağı. Bu, aynı zamanda PKK’nın uluslararası arenada da “İşte, bize hayat hakkı tanımıyorlar, Türkiye’nin demokrasisi bu kadar” deme kozunu veriyor, onlara dış destek sağlamış oluyor. Saldırıların arttırılarak Türkiye’nin K. Irak’a çekilmek istenmesi, Türk-Kürt çatışması için sürekli kıvılcımlar çıkartılması hep bu strateji dahilinde oldu.

PKK çizgisi bu, peki ya ülkenin çizgisi? Kapatmak çözüm mü olacak? Yeni parti hazır bile, üstelik bu mağduriyetin de neması da hanelerinde.

DTP, PKK’nin siyasî bir uzantısı olarak da görülse, kapatılmadan siyasetin içinde tutulmaya çalışılmalı. Kapatmalar, yasaklamalar çözüm değil. 13 yıl önce DEP kapatıldı vekilleri kürsüden alınıp cezaevine tıkıldı da değişen ne oldu?

Şimdi olacak olanlar da bundan farklı değil. Mahkeme çok büyük bir süpriz olmazsa partiyi kapatacak, bazı isimleri de cezaevine gönderecek. Ama sorun bitmeyecek, yeni bir parti yeni isimler ve aynen devam.

Sorun ise ortada, tam bizim kucağımızda duruyor. Evlatlarımız ölmeye devam ediyor.

Başbakan, değindiği (ABD ile de, muhalefet liderleri ile de konuşulan) ‘kapsamlı çözüm paketi’ne dair ayrıntıları Prag dönüşü açıklayacağını söylemişti. Bunu söylerken kapatma davası ortada yoktu. Dava neyi değiştirir bilmiyorum ama az da olsa hala umutlu olmak için sebepler var.

Planın neler içerdiğini de bilmiyoruz, benim tahminim radikal öneriler içereceği ve sert tepkiler ile karşılanacağı yönünde. Bu ortalığı kaplamış kesif terör havasında sağlıklı bir çözümün bulunması hiç kolay değil.

Erdoğan şimdiye kadar, hassas konulardaki uygulamalarıyda zekası ve performansı ile beni şaşırttı, inşallah bu meselede de dengeleri gözeterek doğru bir açılım yapar ve meseleyi, DTP’li Ahmet Türk, Sırrı Sakık, Aysel Tuğluk gibi şahin kanattan ayrışan isimlerle de temasta bulunarak ‘gerçekçi’ bir çözüme kavuşturma yoluna gider.

dtp.gif

4 comments

1 TT { 11.17.07 at 13:26 }

TSD:…Şahin kanadın arzusu da buydu. DTP’ye dava açılmasını zaten istiyorlar, bekliyorlardı. Bunun için ne gerekiyorsa yaptılar.

İki tarafın şahinleri yine ittifak halinde…
Demek ki şahin olmak her iki tarafa da kazanç sağlıyor…
Şahin olmak yerine insanca yaşamak isteyen geniş kitlelere bu arada olan oluyor…
Belki de şahinler 2008 yerel seçimlerine yönelik tedbir almaya çalışıyorlar.
Belediyelerdeki muhtemel AK Parti iktidarı bölgenin makus gidişatını değiştirebilir.
Şahinlerin korkusu da bu..
Geçen gün bir yazar haklı olarak ” sistem, evlatlarını yiyerek ayakta kalma çabası içinde” demişti.

2 CB { 11.17.07 at 13:49 }

Bu yeni paketin ne olduğunu merak ediyorum. Önceki eve dönüş yayasındaki gibi “bir eyleme katılmayanlara af” ise bunun başarılı olmayacağı açık. Esaslı bir af grekiyor tüm kadroyu dağdan aşağıya indiererek siyasete zorlayacak bir af. Ve bununla eş zamanlı olarak tüm demokratik hakların korkmadan teslimi.

25 yıl önce yapılan hataları nasıl bugün mecbur kaldığımız için itiraf ediyorsak bugün kaçıracağımız fırsatları da 25 yıl sonra “ah vah”larla anmayalım.

3 Mister No { 11.19.07 at 15:47 }

Umutlu olmak lazım.
http://www.milliyet.com.tr/2007/11/18/son/sonsiy05.asp

Bu tip şeyleri Muhsin Yazıcıoğlu gibi insanların söylemesi önemli. Bravo.

4 T. Suat Demren { 11.19.07 at 17:31 }

Benden de br bravo. Keşke Bahçeli de söyleyebilse idi.

---

Önemli


Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayınlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı sağlayabilmek için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır.

***

Siz de düşüncelerinizi paylaşın: