Random header image... Refresh for more!

Güzel şeyler..

Dün Yeni Şafak’tan Kürşat Bumin’i okurken birden iyimser bir ruh haline büründüm.

Bumin yazısında dikkatlerden kaçan bir konuyu işlemiş. Askeri Yargıtay 1. Dairesi, ensesine tokat atan astsubayın elini tutarak “Yeter artık, biz buraya askerlik yapmaya mı geldik, dayak yemeye mi geldik” diye tepki gösteren asker hakkında verilen mahkûmiyet kararını bozmuş.

Bakın bozma gerekçesi neymiş:

“Fiziki şiddet uygulayarak sanığın önce ayaklarına, sonra ensesine canını acıtacak şekilde vurması karşısında, sanığın hareketsiz kalması beklenemeyeceğinden, canının acıması nedeniyle gösterdiği tepkisel hareket ve suç teşkil etmeyecek şekilde durumunu belirtecek şekilde söylediği sözlerle suç kastının bulunmadığı anlaşılmakta (…) hükmün esastan bozulmasına karar verilmiştir.”

“Devrim niteliğinde bir karardı” diyor Bumin, bence de öyle. Kışla dayağının vaka-i adiyeden olduğu bir ülkede yaşıyoruz, malum..

Güzel şeyler de oluyor velhasıl.. Zaten ‘normalde olması gerekenler’ yaşandığında geçirdiğimiz şaşkınlığı ve sevinci görüyor musunuz? İşte sadece bu bile halen nasıl bir durumda olduğumuzu örneklemeye yetiyor.

Bumin’in bunu bağladığı konu ise tutuklanan 8 asker. Bu askerlerle ilgili davanın sonunda Askeri Yargıtay’ın önüne geleceğini söyleyerek “hakkını mutlaka yeterince verecektir” diyor.

Her ne kadar “Ba’de harab-el Basra” ise de “inşallah” diyelim.

Ben askerlerin tutuklanmasını, “kurtarılmaları sırasındaki nahoş görüntüleri bu şekilde temizleme çabası” şeklinde yorumlamıştım. Halen de aynı görüşteyim, bunu değiştirecek bir şey olmadı.

Ama herşeyde olduğu gibi eleştirdiğimiz camia içinde de yalnızca siyahlar yok. Bütüncül tarzda eleştirilerde bulunurken buna dikkat etmemiz gerekiyor. Askeri Yargıtay’ın kışla dayağına ilişkin kararı buna güzel bir örnek.

İnşallah devamı gelir ve bu tutum sistematize edilmiş bir prensip olur da vatan görevi yapmak için giden askerler insan onuruna aykırı muamele görmekten kurtulur.

Bumin’in yazısın sonundaki öneri ise hiç fena değil:

Keşke Askeri Yargıtay bu kararın kopyalarının büyük afişler şeklinde basılarak “kışla duvarları”na asılmasına da hükmetseydi de yedikleri tokatları içlerine bir türlü sindiremeyen er ve erbaşlar “adalet”in bu ülkeye de –nihayet– uğradığını gözleriyle görüp teselli bulsalardı.

4 comments

1 Mehmet Yilmaz { 11.15.07 at 16:35 }

degis-iyorum,
degis-iyorsun,
degis-iyor,
degis-iyoruz,
degis-iyorsunuz,
degis-iyorlar.

Türkiye degisecek, kimisi yavas, kimisi hizli, bazen “OOOH nerede kaldin?” diyecegiz, bazen basimiz dönecek, korkacagiz, “dur, yavasla biraz” diye yalvaracagiz. Ama degisecek ülkemiz.

su an basinda çikan haber ve yorumlara bakiyorum da … bunlarin 10′da biri için onyillarca hapis yatardin eskiden olsa…

Ama DEGISECEK bunlar, adalet ve ihsan, aaaah adalet ve ihsan!

2 VolkanS { 11.15.07 at 18:55 }

Güzel, peki tokatçı subayın cezalandırılması ?

3 T. Suat Demren { 11.15.07 at 20:29 }

O da olur zamanla bakalım, yavaş yavaş Volkan.

4 T. Suat Demren { 11.15.07 at 22:13 }

su an basinda çikan haber ve yorumlara bakiyorum da … bunlarin 10′da biri için onyillarca hapis yatardin eskiden olsa…

Valla doğru söylüyorsun abicim. Düşe kalka da olsa değişiyor birşeyler.

---

Önemli


Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayınlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı sağlayabilmek için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır.

***

Siz de düşüncelerinizi paylaşın: