Güncel & Garabet T. Suat Demren - 22 Eylül 2007 04:32 am

Bad news travels fast.

“Yahu ne manyak memlekette yaşıyoruz” deyince iletişim kutusundan küfür yiyiyorum bazen…

Ahan da ispatı:

Sivil anayasa çalışmasının askıya alınmasını isteyen YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in, 1992 yılında TÜSİAD için anayasa taslağı hazırladığı ortaya çıktı. (Şimdilerin hızlı ulusalcısı Süheyl Batum’da heyette imiş. TSD.)

Haber burada.

Taslaktan ilginç ayrıntılar:

Liberal demokratik rejimlerde devletin resmî bir ideolojisi olmaz. Kemalizm ideolojisi anayasada yer almamalı.

‘Atatürk milliyetçiliği’ ifadesi kaldırılmalı. ‘Devletin dili Türkçedir’, yerine “Resmi dili Türkçedir” denilmeli.

Cumhurbaşkanı ile milletvekili yeminlerinde Atatürk ilkeleri ve inkılaplarına yer verilmemeli.

Devletin şeklinin cumhuriyet olması dışında Anayasa’da değiştirilemez hüküm olmamalı.

1982 Anayasası’nın otoriter ve kutsal devlet anlayışını yansıtan başlangıç bölümü demokratik sistemle bağdaşmaz.

Teziç’in de heyette olduğu TÜSİAD taslağında bir diğer önemli değişiklik de Genelkurmay Başkanlığı’nın statüsünde göze çarpıyormuş. Taslakta, bütün NATO ülkelerinde genelkurmay başkanının başbakana değil, Milli Savunma bakanına bağlı olduğu belirtiliyor ve bu sebeple ilgili maddenin, “Genelkurmay başkanı Milli Savunma bakanına karşı sorumludur.” şeklinde değiştirilmesi öneriliyormuş..

Bir de şu.. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun kısa bir süre önce öne sürdüğü Meclis’in yeni bir anayasa yapamayacağı yönündeki iddiasıyla ilgili olarak Teziç ve ekibi 15 yıl önce hazırladıkları taslakta şu değerlendirmeyi yapmışlar:

Kısacası, bugünkü TBMM bir “Kurucu Meclis” sıfatıyla seçilmiş olmadığı halde, yeni bir anayasa yapmaya yetkili bir “asli kurucu organ” yetkisi kullanabilir. Zaten bunun aksini düşünmek, anayasa yapıcılığı yetkisini yalnız kurucu meclislere ya da ihtilal sonrasının olağanüstü iktidarlarına tanımak olur ki; bu tarihsel gerçeklerle uzlaşmadığı gibi, şiddet yolunu önermek anlamına dahi gelir. Oysa, pek çok ülkede yeni anayasalar, normal zamanlarda ve olağan yasama meclisleri tarafından hazırlanabilmiştir.

Peki ne oldu bu liberal demokratlara? Sarı öküzün yanında duran ya huyundan ya suyundan mı? Ya da bir nev’i mahalle maskısı mı?

Ahahaha….

7 Responses to “Bad news travels fast.”

  1. on 22 Eylül 2007 at 04:48 1.VolkanS

    bir nevi mahalle baskısı olmuş olduğu kesin.

    akp aslında aynen bu taslağı benimseyecek, sonra seyredin komediyi.

    teziç muhtemelen “benim de değişmeye hakkım yok mu?” ya da “cumhuriyet tehlikede, şimdi liberalizm zamanı değil” gibi bir cevap verecektir.

  2. on 22 Eylül 2007 at 08:42 2.TT

    Sabahleyin Zaman Gazetesinin manşetini görünce yine yapmış yapacağını dedim.
    Bu günlerde çok ahkam kesen Erdoğan Teziç ve Süheyl Batum’un ne diyeceğini merak ediyorum…
    Tebrikler Zaman

  3. on 22 Eylül 2007 at 10:41 3.Bulent Murtezaoglu

    Volkan bey bence dogru yone isaret etmis. Herhalde bu mevkilere dogru yola cikilip hatta varilip iyice yukaridan bakilinca manzara oyle bir degisiyor ki insanlar da gorus degistiriyorlar diye ekleyeyim. Hem siyasetin hem akademik burokrasinin tepesi onun icin firil firil don husu ve sorumluluk icinde sema eden insanlardan olusuyor boyle. Baska turlusunu dusunursek uykumuz kacacak, bari boyle dusunelim.

  4. on 22 Eylül 2007 at 16:04 4.T. Suat Demren

    Herhalde bu mevkilere dogru yola cikilip hatta varilip iyice yukaridan bakilinca manzara oyle bir degisiyor ki insanlar da gorus degistiriyorlar diye ekleyeyim.

    Siz bunu yazınca aklıma A.Necdet Sezer’in AM başkanı iken yaptığı meşhur özgürlükçü konuşma geldi.

    Sezer’e ne oldu da birkaç yılda bu hali aldı?

    Yani o mevkilere çıkanlara bir haller oluyor diye düşünmeden edemiyor insan. Ne bileyim kara kitap falan mı okuyorlar, bambaşka pencereler açılıyor önlerine? (şu meşhur Milli Güvenlik Siyaset Belgesi mi idi adı?)

    Tezeç’in 15 yıl önce söylediklerine bakın bugün söylediklerine..

    Bu tersine evrimin mantıklı sebepleri olmalı, sadece “safiyane korku” (laiklik, cumhuriyet vs) bunu açıklamaya yetmiyor.

  5. on 22 Eylül 2007 at 23:26 5.Bigalıoğlu

    adam zaten birkac aya kadar gidecek,giderayak suyu bulandırmak mesele.anayasa mahkemesi eski baskanı da oyle yapmıstı.
    bu insanların davranıslarında ve soylemlerinde samimi olduklarını nasıl dusunebiliriz.yılar once akla mantıga uygun soylemler kullanırken bugun ne oldu?
    aklıma iki sey geliyor,ya bu camia yozlasmaya basladı,kendini yenileyemeyerek.yada ardında ard niyet var.

    bir zamanlar mesut yılmaz’da bu ulkeye cok buyuk zararlar verdi.
    bunların da onlardan bir farkı yok.

    basit bir mantık vardır bu kisileri anlayabilmek icin.
    eger biri size ard niyet tasıyormussunuz gibi temkili yaklasıyorsa bilin ki o kisi ard niyet tasımaktadır.tecrubeyle sabittir.bu adamlar akp’nin gizli bir gundemi ve kadrolasma egilimi oldugunu soyluyorlarsa,bunu soyleyen kisiler zaten ard niyetli ve kadroları coktan tutmus kisilerdir.

    bugun gorunen tablo da budur zaten.

  6. on 23 Eylül 2007 at 01:21 6.tekin gül

    “Çelişkiye düşmek” uygar bir insanın en büyük korkusu olmalıdır.

    Mantık, (logic) biliminin ve aklın en temel 3 yasasından biridir “çelişkiye düşmemek”.

    Teziç ne diyebilir bu konuda? 3 anlamlı şeyi söyleyebilir;

    1. “ben çelişkide değilim, geçmişte öyle düşünüyordum, ama değiştim, şimdi böyle düşünüyorum”

    2. “ben çelişkide değilim, ama gizli bir güç bana şu anki söylemlerimi dikte ettiriyor”

    3. “ben çelişkiye düşerim arada sırada, sözüme o yüzden güvenmeyin, muhakeme edemiyorum artık, mazur görün, ben de böyleyim işte”

    Merakla bekliyoruz, bence 3ünden de ayrı bir 4. seçeneği icat edip önümüze sürecek ya neyse… Göreceğimizi gördük biz, içimiz rahat.

  7. on 23 Eylül 2007 at 01:22 7.Gazanya

    Aslında bu anayasa değişikliğini, muhalefet olanlarda olumlu bakıyorlar , türbana karşı çıkanlarda türban yasağını tasvip etmiyor, ülkedeki olumlu gelişmeyi onlar da biliyor fakat, yapmak istedikleri şeyi şu andan itibaren yapamayacaklarının farkında değiller ya da ileride bizim dediklerimizi yaptılar fikir hocaları biziz demek istiyorlar. Şöyle ki,

    anayasa taslağını okuduğum kadarıyla ülkenin çoğunluğunu ele almış ve özgürlükler genişletilmiş. Bunu yapan siyasi parti sonraki seçimlerde büyük çoğunluğu elde edebilir. Neden bir başkası yapsın? Ben yapacağım düşüncesindeler.

    Diğer getirdikleri yasakların sonuçlarını biliyorlar ve bu yasakları kaldıran siyasi partinin seçimlerde sırtı yere gelmez. Neden başkası yapsın?

    Ülkeyi çökmüş ekonomiden, gelir elde etmeyen bir maliyeden alıp ekonomiyi yükseklere çekip, dövizi indirmiş bir hükümet her ne kadar dev firmaların hedefi olsa da %75 üzeri orta halli halkın sevgisini kazanır. Neden bir başkası olsun ki?

    Tamam belki, belli oranda bizler de zarar görüyoruz fakat olaya Türkiye kasası yönünden bakın. 2000 yılında 100 milyar doları, 150 milyar YTL olarak öderken, şimdi ise 100 milyar doları, 120 milyar YTL olarak ödüyoruz. Kasada 30 milyar dolar kar var ve bu kişisel ceplere gitmiyor. Ülke için kullanılıyor. Köprülere, kavşaklara bir bakın. Sadece Bursa’da 2 yılda 10′un üzerinde kavşak yapıldı. Bir çok tek gidiş yönlü yol, refüjlerde ayrılarak çift şeritli yollara dönüştü. Daha bir çok örneği var…

    Neden 30 milyar doların 1 milyar dolarını cebime atıp, 29 milyar dolarını ülkeye vermeyeyim ki? Bu şekilde düşündükçe ben de muhalefet ederim…

    Şimdiki yorumumda yanlışım varsa düzeltin…
    Seçimlerden 2 hafta önce her gün şehit haberi çıkardı ve bunu bir kaç parti seçim propagandası haline getirdi. Hükümete yüklendi. Seçimler bitti ve ne kadar farkındasınız bilmiyorum fakat, o haberler artık çıkmıyor.

    Şahsen ben ister istemez, o zamanki olayları kendi çıkarlarında kullanmak isteyenler alevlendirdi diye hisse kapılıyorum. Fakat, oy uğruna masum insanların hayatını tehlikeye atacak değillerdir, diye de düşünüyorum…

Trackback This Post | Subscribe to the comments through RSS Feed

Önemli

Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederim.

Siz de düşüncelerinizi paylaşın


Kapat
E-posta ile paylaş