Orjinal Demokrasi
Birkaç gündür sağ sütunda Radikal gazetesinin reklamının videosu vardı. Reklamı önemsedim, çünkü gerçekten iyi düşünülmüştü ve ironik demokrasi vurgusu çok güzeldi.
Radikal’in pazar günleri yayınlanan “Radikal İki” eki var. İyi yazılar çıkıyor. Bu ek internette yayınlanmadığı için pazar günleri Radikal’i bayiden alıp okuyorum.
Bayiden gazeteyi alınca aynı reklamın gazetede sürmanşetten verildiğini gördüm. Yan sütunda ise reklamdan bahseden kısa bir yazı var. Şöyle diyor yazıda:
Radikal’in ‘Orijinal Demokrasi’ vurgulu yeni reklam filmi, TV, radyo ve gazetemizde yalnız üç gündür görülüp duyulmasına rağmen sanal âlemin gözdeleri arasında yerini aldı. ‘Orijinal Demokrasi’ en popüler görüntü paylaşım sitesi youtube’da üç günde 13 bin 137 kez izlendi. Üstelik reklam filminin youtube’dan izlenebileceğine ilişkin bir duyuru yapılmaksızın. Youtube’da 81 kişi reklam filmine ilişkin yorum yaparken 85 kişi de not vermiş; ortalama beş üzerinden dört. Radikal’in yeni reklam filmi başta ‘Ekşi Sözlük’ olmak üzere forum sitelerinde de kendinden söz ettiriyor. Görüş ve yorumların ezici çoğunluğu olumlu ve filmin Radikal’e yakıştığı yönünde. ‘En orijinal’ görüşlerden biri katkı niteliğinde: ‘Devletimizin alım gücü yetmediği için Türkiye’de yoktur. Korsanlarıyla idare ediyoruz.’ ‘Orijinal Demokrasi’ diye arandığında arama motorlarından da üç gün gibi kısa bir süre için kaydadeğer sayıda döküm geliyor ekrana.
Radikal’in, reklamın tutulmasından kendine pay çıkartması hayli ilginç olmuş. Youtube’daki ve Ekşi Sözlük’teki (Youtube yorumları - ekşi sözlük yorumları) okumadım ama “Görüş ve yorumların ezici çoğunluğu olumlu ve filmin Radikal’e yakıştığı yönünde” lafı bana çarpıtma gibi geldi. Sanki iki cümle birleştirilmiş ve Radikal buradan kendine pay çıkartmış.
Yani reklamın ana vurgusu olan “demokrasi” hakkındaki olumlu görüşler ile bunu dile getirenin Radikal gazetesi olması ve bu tanımlamaya uyup uymaması birbirinden bağımsız değerlendirilmiştir bence.
En azından ben reklamı ilk gördüğümde böyle yaptım ve sütuna koyduğum video için şunları yazdım:
Video bir reklam filmi. Ama ben reklamı değil, demokrasi vurgusunu önemsiyorum. Radikal gazetesi önce kendi içindeki demokrasi düşmanı militarist yazarları temizlemeli, sonra demokratlıktan sözetmeli.
Kuşkusuz Radikal’in ülkede yayınlanan pekçok gazeteden daha demokrat bir duruşu var. Ayrıca Radikal’in böyle bir reklam filmi hazırlaması bile tek başına iyi bir şey ama bu, gazetenin lanse ettiği gibi bir “demokrat”lık sıfatını hakettiğini göstermeye yetmiyor. (Gazetenin pazar eki olan “Radikal İki” bu tanımı hakediyor, ilginç olan ise orada yazanların hemen tamamı asıl gazetenin yazarı değil.)
Yazıyı asıl yazma maksadım ise şu.
Akşam Kanal D’de reklamı seyrettim. Filmde “evde işte okulda…” diye ekranı 4′e bölen bir bölüm var. Aşağıdaki videoda “okulda” kısmında başörtülü kız var, Kanal D’de izlediğimde ise başı açık bir kız vardı.
“Yuh!” dedim yani, yuh..
Demek bu sebeple Youtube’da “ sansürsüz” diye etiketlenmiş video..
Radikal’in çabası takdire değer ama anlaşılan Doğan grubu, fincancı katırlarını ürkütmemeyi tercih ediyor.
Neyse.. Malumu ilan gibi oldu ama idare edin artık.
Videoyu sütundan kaldırdım, buraya koyuyorum. Birgün böyle bir ülkede yaşayabilmek ümidiyle..
[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=x9A9WJNGY-Q]



7 comments
Güzel bir reklam!
Ne desen haklısın. Televizyon programlarında her zaman demokrasi vurgusu yapanlar böyle bir reklamda sansür uyguluyor… Nedendir bilinmez.
2 olasılık var:
1. ya onların demokrasisi bizim demokrasi anlayışımıza uymuyor.
2. Ya da onlar demokrasi adı altında halkı sömürüyor…
Neden özellikle başörtüsü? Bu siteyi uzunca zamandır takip ediyorum fakat ilk yorumumu yazıyorum. Uzun olacak lakin idare edin beni :)
Neden başörtüsü. Bunu anlamak için profesör olmaya gerek yok. Diyorlar ki başörtüsü siyasi malzeme. Siyasete alet ediliyor. Hiçbir siyasi partinin rozetinde başörtüsü yok. Hiçbir bayrakta başörtüsü yok. Şimdi gelelim diğer konulara,
Bir partinin bayrağında ay-yıldız var… Milli değerimiz olan, uğruna canımızı verdiğimiz Bayrağımızdaki ay ve yıldız da mı siyasi görüş?
Bir partinin ambleminde ampül var. Tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bu partiyi destekleyen ve desteklemeyen tüm kişilerin evlerinde ampül var. Neden bir siyasi amblemi heryerde kullanıyoruz?
Bir partinin ambleminde ok var. Neden okçuluk sporu adı altında bir siyasi reklam yapıyoruz?
Daha çok var güvercini, atı v.s. uzun uzun açmaya gerek yok…
Diyorlar ki, bunlar çağdaş değil gerici nam-ı diyar irticacı… Dünyanın yaradılışından beri devamlı dünya toprakları üzerinde yaşanılıyor. Neden şu gerici lakabını başkalarına takanlar gericilik yaparak dünya üzerinde yaşıyorlar?
Ne sonuç çıkıyor?
Demek ki; bir siyasi oluşumun simgesi, o siyasi olumşumdan önce de varsa? o simge, siyasi bir simge değildir…
Demek ki; en eski bize göre ilkel insanların yaptıklarına hâlâ ihtiyaç duyuyoruz ve bu hareketler hâlâ gericilik hareketi değil. (Dünya üzerinde yaşamak, konuşmak, yemek yemek , bir yaratıcıya inanmak ve ona ibadet etmek v.s. v.s.)
ve hâlâ soruyorum neden başörtüsü?
Kendi adıma; Biz çobanlık yapmış kişiyiz. Çoban mantığıyla ancak bu kadar düşünüyoruz ve buna göre karar veriyoruz.
biz reklamın neden yapıldığını anlayamadık.sadece demokrat olabilmek için mi yoksa insan falan mı veriyolar.lütfen konuya bi açıklık getirin.reklamı çok beğendik yenisini istiyoruz.ama lütfen ne anlatılmak isteniyo söyleyin,kafamız karıştı…
ben bundan bişle aannamadım nedir bu orijinal demokrasi
Bence de çook güzel bir reklam olmuş;:
[...] AKP bu yasal olmayan “başörtüsü yasağı” konusunda da gerçekçi davranıyor. Sorunun çözümü için iki şey lazım diyor Erdoğan, “toplumsal mutabakat ve kurumsal mutabakat.” “Toplumsal mutabakat var” diyor Erdoğan ama hepimiz biliyoruz ki “kurumsal mutabakat” yok. Bu “kurumsal mutabakat”ın ne kadar önemli olduğu, bazı gözü karaların ülkeyi nasıl bir uçuruma yuvarlayabileceği son iki ayda yeterince görülmüştür sanırım. Ülkenin en büyük medya grubu kendi gazetesinin “okulda başörtüsü” vurgusu yapan reklamını sansürlüyor, anlayın artık. Bu sebeple gerçekçi olmak ve bir adım atacağım derken komple uçurumdan aşağı yuvarlanmaktan korunmak grekiyor. Şu aşamada demokratik mücadeleden vazgeçmeden ama dengeleri de gözeterek meseleyi zamana bırakmak en makul yaklaşım. [...]
:) o videodaki türban serbestliği asla olmaz eger bugn türban yasaksa ileride asla serbest olmaz bu kesin yine biz başörtülüler hep dışlanacağız.
---
Siz de düşüncelerinizi paylaşın: