Güncel & Ahh Benim Memleketim T. Suat Demren - 28 Kasım 2006 08:42 pm

Papa, Ayasofya ve çevir kazı yanmasın..

Pazarlama alanındaki zirve blogculardan Arzu Hanım, bugün internet sohbetimiz sırasında bana ilginç birşey anlattı.

Pazar akşamı Atv ana haberde Türkiye’yi ilk ziyaret eden Papa olan 6′ncı Paul’un Ayasofya’daki duası ile ilgili haber aniden kesilmiş ve başka haberlere geçilmiş. Daha sonra haber düzeltilmiş ve “teknik sorun” bahanesiyle yeni versiyonu tekrar edilmiş.

İlginç olan nokta haberin kesildiği yer. Papa Ayasofya’yı gezerken kendisine zamanın Dışişleri bakanı eşlik ediyormuş ve bir ara Mesih gravürlerini gören Papa ellerini kaldırıp dua etmeye başlamış. İşte tam bu sırada tüm gazetecilere çekimin durdurulması için ikazlar gelmiş. Ve tam Papanın ellerini kaldırdığı yerde de Atv haberi kesilmiş.

Bu teknik sorun(!) sonrasında ise düzeltilmiş versiyonda (güya) Dışişleri bakanımız Papanın kollarını kavramış ve kendisini şu sözlerle uyarmış: “Burası Atatürk tarafından sadece müze olarak kullanılma kararı alınmış bir mekandır, lütfen dua etmeyiniz.”

Şimdi, Türkiye’yi ilk ziyaret eden Papa 6′ncı Paul’un, 25 Temmuz 1967′deki ziyaretinde Ayasofya’da dua ettiği, yetkililerin müdahale etmediği, bunun dış basında haber olduğu ardından da Türkiye’de bazı grupların Ayasofyada namaz kılmaya kalktıkları sır değil.

Ayrıntıları bilmiyorum ama ihtimal bu ikinci versiyon o günlerde ortalığı sakinleştirmek için uydurulmuş bir şey. Haberin ilk versiyonundaki görüntüleri izleyen Arzu Hanım, “Ne Dışişleri bakanı ne de diğer yetkililer hiçte müdahale edecek bir tavırda değillerdi, tam aksine gazetecelerin fotoğraf almasına engel olma çabasındaydılar” diyor.

Aradan geçen onlarca yıla rağmen halen “çevir kazı yanmasın” tavırlarına girmek ne derece sağlıklı bir bakış açısı gerçekten anlamak çok zor.

Kendi kendimizi kandırmakta ya da kandırdığımızı sanmakta ne kadar da maharetliyiz?

Halkına karşı bu kadar kayıtsız biçimde yalan söyleyebilen bizden başkası var mı bilmiyorum. Sadece bu olay için demiyorum bunu, şöyle bir “resmi” geçmişe dönüp baksak ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Papa emrivakî yapıp dua ettiyse, “etti” demek neden bu kadar karın ağrıtacak durum? Onu Papa’yı çağırırken -ve doğal olarak da programına Ayasofya ziyaretini alacağı belliyken- düşünmeyip sonradan böyle ucuz manevralara sığınmak, bunu yıllar sonra bile tekrar ettirmek hoş olmasa gerek..

Malum medyamız bu tip şeyleri -hele ki müslümanların inancı ile ilgili olanları- sakız etmeye bayılır, nasıl oldu da bu örtbasta nefer oldular?

Bakın şeytan dürttü. Sakın bunu örtbasın nedeni müslümanların Ayasofya’ya ilişkin haklı taleplerinden duyulan endişe olmasın?

Share on Facebook

    10 Responses to “Papa, Ayasofya ve çevir kazı yanmasın..”

    1. on 28 Kasım 2006 at 20:58 1.Arzu

      Sevgili Suat Öztürk’e duygularıma tercüman olduğu için teşekkür ederim. Biz her işi ne hikmetse Atatürk’e bağlamayı seviyoruz. Yoo yanlış anlamayın. Ataürk’ü seviyoruz da her işin Atamıza bağlanmasına anlam veremiyoruz! Haber kesildi ve sunucu sanki bir şey olmamış gibi diğer habere geçti. Sonra diğerine. En son “yahu neler oldu acaba Ayasofya’da?” sorusunu gelen haberlerin etkisiyle unutmaya başlamıştım ki, sunucu teknik bir arıza nedeniyle haberi kestiklerinin ancak hatanın giderildiğini ve tekrar yayınlanacağının önbilgisinden sonra, beklenen ve tazelenen(tazelendiğinden adım gibi eminim.) metni ile haberi izledim. Sevgili Bakanımız Papa’yı uyarmışmış. Ayol ne uyarması? Hadi uyardın uyardın mübarek, o nasıl bir uyarmak? Sıkştığı zaman birilerini suçlamayı seven yanımızla elin Papasına;

      “Bak ben aslında dua etmene bir şey diyecek değilim de Atamız burayı müze olarak muhafaza edin dedi.” mealindeki ezik bir cümleyle dış işleri bakanını konuşturmak acaba ATV Ana Haber servisindeki(ya da başka servislerdeki) hangi ulemanın fikridir? merak ettim. Neyse ben o günden beri fena halde kızgınım. Kötü tümceler çıkmasın klavyemden.

    2. on 28 Kasım 2006 at 20:58 2.Ali Kahya

      Papaların ülkemize yaptığı 3. ziyaretmiş bu. Bence en iyisi artık kronikleşmiş denebilecek bu Ayasofya ziyareti esnasındaki sıkıntılardan kurtulmak için ülke yetkililerimiz Papa ziyareti boyunca Ayasofya’yı Cami yapıp ibadete açsınlar. Böylece Papa’nın duasına belki ziyaretine de engel olmuş olurlar. (!)

    3. on 28 Kasım 2006 at 22:54 3.VolkanS

      Yılmaz Özdik Böyle yazmamış ama:

      —————————————–

      Senelerden 67.

      Aylardan Temmuz.

      Papa 6′ncı Paul Türkiye’de.

      Yine Ayasofya krizi var.

      Dönemin Dışişleri Bakanı Çağlayangil…

      Der ki…

      “Siz bu işi bana bırakın.”

      Papa gelir Ayasofya’ya.

      Müze gezecek güya…

      Emrivaki niyeti belli.

      İsa ve Meryem mozaiğini görür görmez, kendini yere bırakır. Şak diye…

      Mermeri öper.

      Tam istavroz çıkarıp, duaya başlayacak ki… Bir el, yerden kalkmasına yardımcı oluyormuş gibi, koluna girer.

      Çağlayangil.

      “Ekselansları” der…

      Enteresan bir sıfattır bu. Çünkü, devlet başkanı sıfatıdır… Yani Çağlayangil, bir tek kelime ile demek istiyor ki, “sen burada papa değilsin kardeşim, Vatikan’ın devlet başkanısın, unutma.”

      Bir “rehber” edasıyla devam eder…

      “Ekselansları, bildiğiniz üzere Ayasofya, yüce Atatürk’ün emriyle müzedir… Amacı gereği, bu müze de, dini vecibelerin yerine getirilmesi için uygun bir ortam değildir… Bir kez daha hatırlatmak isterim… Buyrun gezelim.”

      Papa mermeri öptüğüyle kalır.

      Korsan ayin yapacak hali yok.

      Kuzu kuzu gezmeye başlar.

      Böylece kriz, tecrübeli bir diplomatın, zarif bir diplomatik manevrasıyla tatlıya bağlanır.

      Hır çıkmaz.

      http://www.sabah.com.tr/2006/11/26/ozdil.html

      —————————————–

      bu ne yahu?!

    4. on 28 Kasım 2006 at 23:11 4.VolkanS

      Aksiyon dergisi ise bambaşka bir hikaye anlatıyor:

      Programda olmamasına rağmen bu duaya izin veren üç isim zikrediliyor. Birincisi, Papa’ya eşlik eden muhatabı Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil. Bu rivayete göre Papa, Çağlayangil’e dönerek “Kısa bir süre dua edebilir miyim?” der. Onun onayı üzerine “Ave Maria-Meryem Ana” duasını okuyan Papa, İstanbul’un fethinden bu yana Ayasofya’da dua edebilen ilk Hıristiyan dinî lider olur. Korumalar Papa’nın dua etmek için eğildiğini görünce şaşırmış, herhangi bir olay olmaması için el ele tutuşmuşlar.

      http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=26012

    5. on 29 Kasım 2006 at 00:40 5.Suat Öztürk

      :-))))

    6. on 29 Kasım 2006 at 13:00 6.e-mine

      Suat Bey ya Papa içinden dua ederse ellerini falan kaldırmadan yani. E aynı şeyi Sultanahmet’te de yapabilir. Ve dahası köşkte de yapmış olabilir.

      Hoşgeldin Papa:)

      Umarım bir saldırı veya benzeri birşey olmadan geldiği gibi gider.

    7. on 29 Kasım 2006 at 13:14 7.Tunç

      Yasasin Benediktus Sempatikus

      Yahu bu laiklik takintisina acayip kasiyor millet. Adam taa Vatikan’lardan gelmis. Birakin yapsin bir ayin. Biz de Bardakçioglu’nu göndeririz, Vatikan’a, o da iki rekat namaz kilar gelir :-)

      Hem kirmizili beyazli kiyafeti çok güzel Benediktus’un. Türkiye’ye geliyorum diye bayragimizin renklerini giymis. Ayagina Ankara topragi deydi ve hidayete erdi adamcagiz. “Türkiye’nin AB’ye girmesini istiyorum” demis daha birinci günden. Aferin. Bir hafta daha gezdirisek kelime-i sahadet getirecek. Sünnet etmek zor olmaz zaten üstündeki kiyafet müsait, Eyüp’teki çocukarin arasina iyi uyum saglar.

      Baksaniza adam ikinci gününde Sezer’i bile yumusatti, kamusal alani delik desik etti. Biz Vatikan’a bir mektup yazalim, Benediktus Sempatikus‘u çok sevdik, geri yollamiyoruz diyelim. Onun yerine Necdet Sezer’i yollayalim, hediye olarak bir de Deniz Baykal’i verelim derim.

      Müslüman olduktan sonra Benediktus Sempatikus‘u AKP’ye yazdiririz, cumhurbaskani yapariz. Böylece cumhurbaskani’nin karisi basörtü takti-takmadi meselesi de ortadan kalkar. Çünkü adamin karisi yok.

      Eyvah, Papa’ya “adam” dedim. Simdi bana dava filan açarlar.

      Dostlukla

    8. on 29 Kasım 2006 at 13:45 8.Tunç

      E-mine Hanim,

      Papa içinden dua etmesin diye Mehmet Ali Erbil’i tutmuslar. Tebdili kiyafet Benediktus’u tuvalette bile takip ediyor. Sürekli belden asagi espri yaparak dikkatini dagitiyor Papa’nin. Var mi öyle? Ne demis atalarimiz? Türkiye laikir laik kalacak.

      Dostlukla

    9. on 29 Kasım 2006 at 17:28 9.Suat Öztürk

      Aman E-mine Hanım, ağzınızdan yel alsın. Nasıl dua ederse etsin, yeter ki bir sorun olmadan gitsin..

    10. on 01 Aralık 2006 at 14:23 10.arzu aldıç

      Her gazetede papucuna kadar yazmışlar. Hatta takmış olduğum bu kırmızı pabucların nerde, kim tarafından yapılmış olduğuna dair detay bilgiler verilmiş. Pes diyorum artık…!!

    Trackback This Post | Subscribe to the comments through RSS Feed

    Önemli

    Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

    Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederim.

    Siz de düşüncelerinizi paylaşın


    Kapat
    E-posta ile paylaş