Güncel T. Suat Demren - 23 Eylül 2006 11:35 pm

Ramazan geldi, hoş geldi…

Bir Mübarek Ramazan ayına daha ulaştık. Şükürler olsun tekraren bizi bugünlere ulaştıran Rahman’a..

Ramazan bir arınma ayıdır; üzerimize sinmiş kirden, ruhumuza kadar işlemiş zulmetten arınma ayı. Bir ruh beslenmesidir; açlıktan kıvranan, çelimsizleşmiş, ölmek üzere olan ruhlarımıza ilahi bir nimettir Ramazan..

İstifade edebilenlere ne mutlu..

Müslüman kardeşlerimin, dostlarımın ve önemseyen tüm insanların Ramazan ayını tebrik eder, daha nice mübarek zamanlara, sevdikleriyle birlikte sağlık ve gönül huzuru içinde ulaşmalarını Rabbimden niyaz ederim.

Alem-i İslam ve insanlık için hayırlara vesile olur inşaallah..

30 Responses to “Ramazan geldi, hoş geldi…”

  1. on 23 Eylül 2006 at 23:59 1.fatih demir

    Abi bu vesile ile bende sizin ve blog ahalinizin ramazanini kutlarim.

    Hayirli olur insallah hepimize ve tum Inananlara.

  2. on 24 Eylül 2006 at 00:04 2.Bekir L. Yildirim

    Bende butun blog ahalisi ve Ummet’in mubarek ayini tebrik eder tebrik eder herkese manasina uygun kazancli bir Ramazan-i Serif dilerim.

  3. on 24 Eylül 2006 at 00:51 3.Enes Reyhan

    Tüm İslam aleminin Ramazan-ı şerifi hayırlı olsun.

  4. on 24 Eylül 2006 at 01:07 4.Ece

    Suat abi,

    Sizin,eşinizin, ve tüm dostlarımızın Ramazan ayı mübarek olsun..

    sevgi ve saygılarımla..

  5. on 24 Eylül 2006 at 01:18 5.Akif

    Sofranız Afiyetli ,Paranız Bereketli

    Kararlarınız İsabetli ,Yuvanız muhabbetli

    Kalbiniz Merhametli ,Bedeniniz Sıhhatli

    Yüzünüz Mutlu ,Gününüz Kutlu

    RAMAZANINIZ HAYIRLI OLSUN…….

    http://www.blogcu.com/aakif/

    http://www.blogcu.com/kenaryazilari/

    http://www.blogcu.com/gittiklerim/

  6. on 24 Eylül 2006 at 09:02 6.metin-thePoor

    İyi dileklerimi öbür ilmekte sunmuştum ama buradan da sunayım. Ramazanın bütün insanlığa ve dostlarıma hayır ve uğur getirmesini dilerim.

  7. on 24 Eylül 2006 at 11:14 7.e-mine

    Ramazan ayını en güzel şekilde hep birlikte geçiririz İnşaallah. Hayırlar getirmesini dilerim.

  8. on 24 Eylül 2006 at 15:55 8.Suat Öztürk

    Bütün dualarınıza en içten bir şekilde ‘amiin’ diyorum Sevgili Dostlarım.. Çok teşekkürler güzel dilekleriniz için..

  9. on 24 Eylül 2006 at 16:54 9.Ayşenur Bulut

    Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.”

    dualaşalım inş…

    “ehlen ve sehlen ya şehr-i Ramazan , merhaben “

  10. on 24 Eylül 2006 at 17:18 10.candan

    Suat Bey,

    size, tüm sevdiklerinizle birlikte ve bütün insanlık için gerçek bir arınma diliyorum.

  11. on 24 Eylül 2006 at 17:41 11.ceren

    Sayın Suat Bey ,sizin,ailenizin,buradaki dostlarımın ve diğer tüm inananların Ramazan Ayı hayırlı olsun.

    Hemen hemen her Ramazan Ayında olduğu gibi bu yıl da hilalin erken görünmesi gündemdeydi.Ve bir çok kişi Ramazan a erken başladı.Bu konu hakkında bilgisi olan arkadaşlar ne düşünüyorlar gerçekten bilmek isterdim.

    Üniversite yıllarımda ,Ramazan Ayına ve Bayrama bir iki gün kala Hilal in görünüp görünmediğine dair haber beklerdik.Kaynağı nedir ne değildir çok bilmediğim ama bir şekilde kulaktan kulağa dolaşna hberle oruca erken başlardık.Orucun başlangıcında sorun olmazdı ama eğer yine duyulan haberle erken bayram olması çevre açısından problem olurdu.Çünkü herkes arife diye oruç tutarken biz bayram yapardık.

    O zaman ne düşünürdük,neden Diyanetin belirlediği takvimin dışına çıkardık ve topluma muhalif olurduk bilmiyorum.

    Şu anda şöyle düşünüyorum.Diyanetin belirlediği imsak tarifesine,beş vakit namazına ,iftar saatine güveniyoruz ve hesaplarını doğru kabul ediyoruz da neden Ramazan başlangıcı ve bitişi husunda muhalefet ediyoruz.Bu tür günler toplumsal dayanışmanın, beraber bir ibadeti yapmanın en güzel örneğini teşkil ediyorken neden toplumda isteyerek ya da istemeyerek huzursuzluğa,ayrılığa neden oluyoruz?

    Ya da Diyanet’in neden müslümanlara geç başlatmak ya da geç Bayram yaptırmak gibi bir kastı olsun ki?Bayramda oruç tutmak haram olmasa sırf bu ikilem yüzünden oruca 2 gün önce başlayıp 2 gün sonra bitiresi geliyor insanın aklına.

    Bu konu hakkında bilgisi olan arkadaşlar varsa ve düşüncelerini paylaşırlarsa gerçekten çok memnun olurum.

    Artık, toplumda fitneye neden olmamak ve Diyanet Kurumunun yukarıda saydığım diğer hesaplarını doğru kabul etmem ve uygulamam nedeniyle orucu kurumun belirlediği tarihler arasında tutuyorum.

    Neyin doğru,neyin yanlış olduğunun birbirine bu kadar çok karıştığı bir dönemde Rabbimin niyetlerimizi dikkate almasını umabiliyorum sadece.

    Selam ve dua dileklerimle….

  12. on 24 Eylül 2006 at 18:29 12.sage

    Suat Bey,

    Ramazan ayinin sizin,aileniz ve bütün müslüman kardeslerimiz icin hayirlara vesile olmasi temennisi ile…Ramazaniniz mübarek olsun.

    sage

  13. on 24 Eylül 2006 at 20:24 13.bence

    Ramazan ayında tüm islam aleminin hayırlara ermesini ve midelerle beraber tüm azalarımızı da orucumuza katmaya muvaffak olabilmek niyazıyla…

    Selametle.

  14. on 24 Eylül 2006 at 23:53 14.Suat Öztürk

    Ceren hanım,

    Dualarınıza yürekten amin diyorum, bilmukabele efendim..

    Hilalin görünmesi meselesinde aslında hesaplara güvenmek en doğrusu. Zaten Diyanet de Nasa’nın hesaplarına göre takvimi belirliyor. Ama hesaplara rağmen bazı bölgelerden hilalin görüldüğü söyleniyor. Bu mesele ile ilgili olarak İKÖ’nün bir çalışması vardı tüm İslam alemini aynı gün başlatmak için. Ama ne oldu bilmiyorum. İslamî ibadetler kamerî takvime göre olduğu için sürekli kayan bir takvim var. Ben her yıl diyanete yani ay hesabına uyuyorum. Mesela bu yıl İslami Hilal İzleme Projesi Genel Müdürü Muhammet Şevket Avde’nin hilal ile ilgili yaptığı açıklamanın haberi şöyle verilmiş:

    “Merkezi Abudabi’de bulunan İslami Hilal İzleme Projesi Genel Müdürü Muhammet Şevket Avde yaptığı açıklamada hilalin henüz gözükmemesi nedeniyle Ramazan’ın ay hesabı ile Pazar günü başlayacağını söyledi. Önceki gece hilalin görünmemesi nedeniyle Cumartesi günü Ramazan’ın başlama ihtimalinin ortadan kalktığını anlatan Avde, Pazar günü hilal gözükmese bile ay hesabı üzerinden Ramazan’ın başlayacağını belirtti. Avde, Cuma akşamı Güney Asya, Ortadoğu ve Güney Amerika’daki teleskopların birinden ya da birkaçından hilalin görülebileceğini, görülmezse bir kaç ülkenin Ramazan’a Pazartesi başlayabileceğini ekleyen Avde, ancak gözükmese bile, pek çok ülkede ay hesabına göre Ramazan’ın Pazar günü başlayacağını söyledi. 1998 yılında kurulmuş olan İslami Hilal İzleme Projesi bünyesinde 300 alimi barındırıyor. Avrupa Fetva Meclisi de, Ramazan başlangıcını ay hesabına göre Pazar olarak belirlediklerini açıkladı.”

    Yani bir yol seçip ona sürekli uymak en doğrusu.. Çünkü malum; ameller niyetlere göredir.

    Hürmetler..

  15. on 24 Eylül 2006 at 23:55 15.Suat Öztürk

    Sayın Sage, Sayın Bence,

    Çok teşekkürler, bilmukabele.. Sizlerin de Ramazan-ı şerifi mübarek olsun, hayırlar getirsin inşaallah.

    Hürmetlerimle..

  16. on 24 Eylül 2006 at 23:58 16.Suat Öztürk

    Candan hanım,

    Duanıza yürekten amin diyorum, bilmukabele efendim..

    Hürmetler..

  17. on 24 Eylül 2006 at 23:58 17.fatih demir

    Ceren Hanim,

    1978 yilinda Istanbul’da “Ru’yet-i Hilâl” diye bir konferans toplaniyor ve bu konferansa katilan 40 din ve astronomi bilgini her sene bu kargasaligin olmamasi ve tum ulkelerin ayni anda baslamasi icin bunu bir takvime bagliyor.

    Sorun da buradan cikiyor. Cunku dunyanin pozisyonu yuzunden ne her ulke de ne de saat diliminde ayin ayni gun gozukmesi olanaksiz. Ama bu 29 ile 30 arasinda sinirli. Yani takvim 29 yada 30 olabiliyor. Peygamber efendimiz 9 Ramazan orucu tutmus, bunun 5ini 30 4unu 29 gun tutmus.

    simdi bu tartismanin her sene cikmasi da bundan kaynaklaniyor.

    Turkiye’de isguzar bir lavuk :) Malezya’daki dayisini arayip ayin gorundugunu haber verince bu gece ay gorunmus deyip ortaligi yaygaraya veriyor ve hooopp bir gun fazla tutuyorsunuz :)

    Onemli olan baska ulkeler ve konumlari degil sizin konumunuz.

    Ve bu konuda da ben yillardir bir tek kaynaga guvenirim. Siz de oyle yapin. Diyanetse diyanet, bir kurumsa o kurum.

  18. on 25 Eylül 2006 at 09:47 18.ceren

    Sayın Fatih Bey ve Suat Bey,

    Çok teşekkür ediyorum verdiğiniz bilgiler için.

    Hakılısınız,eğer kişi, adı ne olursa olsun tek bir kaynağa güvenmezse hem kendi içinde çelişkiye düşebiliyor,hem de bulunduğu toplumla tezat oluşturuyor.

    Sonuçta bizler Türkiye de yaşıyoruz ve büyük bir çoğunlukla ibadetlerimizi Diyanet Kurumunun belirlediği esaslara göre yapıyoruz.Bu durumda oruç konusunda da o kurumu esas almak toplumsal birliktelik açısından da kendi içimizdeki tutarlılık açısından da bana daha mantıklı geliyor.

    Tekrar teşekkür ediyorum.

    En içten saygı ve selamlarımla…

  19. on 09 Ekim 2006 at 15:02 19.furkan

    burayı çok seviyim ramazan hoş gelmiştir

  20. on 19 Ekim 2006 at 06:07 20.Oğuzhan

    Merhaba,

    Eğer her ülkenin yada bölgenin Ramazan başlangıcı farklıysa bu durumda Kadir gecesi ülke ve bölgeye göre farklı gün mü olmuş oluyor? Kuran, Rabbimizden gelen bilgiyle Kadir gecesinde indirilmeye başlandığına göre bu durumda neye nasıl güveneceğiz bilemiyorum. Arabistan ve bazı ülkeler Ramazan’a 1 gün öncesinden başladı diye biliyorum, bu durumda kiminki doğru ve güvenilir onuda bilmiyorum. Arabistan veya sair ülkelerde Kadir gecesi(Son 10 günde saklıdır, 27.gece olduğuna dair kesin bilgi yoktur) idrak edilirken bizde ne idrak ediliyor olur? Benim bildiğim Kadir gecesi tektir ve ülke veya bölgeye göre değişmez. Nasıl çözeceğiz bu sorunu?

    Bilen açıklayabilirmi?

    Allah razı olsun,

    Sevgilerimle

  21. on 20 Ekim 2006 at 14:31 21.Abdullah

    Merhaba,

    Bir defa ramazan ayında arefe günü diye birşey yok. Çünkü hilal görünmesi muhtemel değildir. Arafe demek bilinen demektir. Sadece arefe zilhicce ayına aittir. Zilhicce’nin 9.Günü arefedir. 10. günü bayramdır. Ramazan da ise bayramın 29 damı olacağı 30 damı olacağı belli değildir. Bilinmeyen bişey arefe olmaz. Kelimenin lügat manasına terstir.

    Yapılan hesaplar miladi takvime göre oysa ramazan hicri takvime göredir. Asıl sorunda burdadır. Diyanetin kullandığı miladidir. Miladi takvimde ramazan ayı diye bir ay yoktur.

    Ramazan’ın başlangıcı hilale bağlıdır. Sadece şafi mezhebinde metalardaki farklılıktan dolayı bir gün kayma olabilir. Buna rağmen diğer mezheplere uymak için oruçlarını 1 gün tamam ederler. Diğer mezheplere gelince bir yerde hilalin görünmesiyle bütün müslümanlar oruçla yükümlüdür. Hadisde mealen şöyle ifade vardır: “Orucunuz bir bayramınızda birdir” (Kaynak İmamı Cassasın Ahkamı Kuraniyesi 1.cilt) Buna göre eğer oruç beraber başladıysa kadir geceside her yere şamildir. Zaten bu kadir gecesinin bir gece olduğunu Kuran haber veriyor. Buda bütün oruç ve bayramın bir olmasının ikinci bir delilidir. Mesela; bugün Cuma Arabistan’da da bugün Cuma’dır. Nasıl oluyorda ramazan ayında birgün kayma oluyor. Demek ki bir iki saat fark var. Sadece bu kadar fark var. Buda birliği engellemez. Erzurum’daki namaz vaktinin önce olmasıyla Trakya’dakinin 1 saat sonra olması gibi.

    1974 senesinde İslam şurasında bu birliktelik kabul edilmiş. Maalesef Türkiye biz hicri takvime geçemeyiz diye bu kararında duramamıştır. Yalan haberlere gelince yalanlayan ülkelerin neden bir hilal gözetleme heyetleri yok. Eğer şayet varsa basın ve yayın organlarıyla dünyaya niye bildirmiyolar? Miladi takvime göre 10 seneki ramazan ayı hesaplanır. Oysa hicri takvimde açık gözle görmeye dayalı olduğundan bunun hesabı yapılamamaktadır.

    Bilgilerinizi sunarım…

  22. on 20 Ekim 2006 at 15:29 22.blue

    Ramazan’ın başlangıcının ay’a göre mi hesaba göre mi yapılacağı konusu çok tartışmalı bir konu. Ben diyanete uyuyorum ama bir yandan üzülüyorum. Gökyüzünde ay’a baktığım zaman ayın kaçı olduğunu görebilmek nimeti yerine takvim sayfaları kullanmak hiç hoşuma gitmiyor. Kameri ayları da takip edemediğim için üzülüyorum. Cemaziyelevvel ne zaman gelir, Zilhicce ne zaman çıkar bilmemiz lazım. Bu, medeniyetimizin bir parçası. Ne yazık ki ışıklı şehir hayatı yıldızlarımızı kararttığı gibi, kamere baktığım zaman da bana bir anlam ifade etmiyor. Buna üzülüyorum. Her Ramazan hayatıma yeni bir şeyler katmayı planladım. Bu sene bunlardan biri kameri izlemek ve kameri ayları takip etmek olacak, inşallah.

  23. on 20 Ekim 2006 at 18:36 23.Suat Öztürk

    Abdulah Bey,

    Hoşgeldiniz, verdiğiniz bilgiler için de teşekkürler.

    Lakin kafama bir şey takıldı; malum günümüzde müslümanlar dünyanın heryerine yayıldılar. Dolayısı ile saat farkı sizin örneğini verdiğiniz gibi bir-iki saat değil. Çok uzun zaman dilimleri farkediyor. Biryer de gece iken diğer yerde gündüz oluyor.

    Hal bu iken sizin söylediğiniz birlik nasıl mümkün olabilir?

    Bölgesel olarak hilalin görünmesi zamanları farklılık arzedecektir, biryerde görünen hilal en uzak bölgede 10-12 saat sonra görülecek ve üzerine gün devredecektir.

    Dolayısı ile mesela kadir gecesi için heryerde kesinleşmiş ve aynı zaman sözkonusu olmuyor.

    O halde hilalin ilk görünen yeri emsal alınıp bütüne mi hükmü uygulanmalı? Ve zaten b-enim bildiğime göre- bugün uygulanan hesaplamalar da böyle yapılmıyor mu?

    Zaman kameri aylar sürekli kayıyor bildiğiniz gibi. Mesela Ali Bulaç bir yazısında şöyle yazıyor:

    Ramazan ayı , Kadir gecesi, Hac ve bayramlar… Hicri yıla göre her sene farklı zaman dilimlerine denk gelirler. Başka bir ifadeyle bu özel günler, yaz-kış, ilk bahar-sonbahar, gece mutlaka zamanda bir kere her gün ve geceye isabet etmektedirler. Zaman, günlerin bereketinden yararlanmakta, meleklerin ve ruhun özelini yine kendine bir sahne gibi açmaktadır. Böylelikle yılın her günü ve gecesi sırayla daha kesif bir biçimde İlahi varoluşa iştirak edebilmektedir. O halde zamanın bütünü mübarektir, kutsala sahne olma potansiyeline sahiptir.

    Hal böyle olunca zamanın standartlaştırılması konusunda emin değilim. Hilalin görünme zamanlarına göre iki farklı başlangıç çok da anormal değil; çünkü hilal her yerde belli bir yörünge ekseninde kayarak adeta sırayla görünüyor.

    Yani bulunduğumuz yeri merkez kabul edip hilalin bizim bulunduğumz yere göre durumunu dikkate alarak Ramazan’a başlamak uygun bir davranış biçimi olmaz mı? “Orucunuz bir bayramınızda birdir” hadisinin yine bulunduğumuz lokal topluluk için geçerli bir birlik mesajı olabileceğine dair bir yorum mümkün müdür?

    Bu konuda da fikrinizi öğrenmek isterim.

    Teşekkürler katkılarınız için. Hürmetler..

  24. on 22 Ekim 2006 at 11:01 24.Oğuzhan

    Değerli abilerim, kardeşlerim

    Şimdi ortada şöyle bir sorun var, bir kaç İslam ülkesi neye dayanarak yaptıklarını bilmediğim ve her sene tekrarlayan şekilde hep 1 gün öncesinden Ramazan orucuna başlıyorlar. Bunun akabinde bizim oruç tuttuğumuz son gün onlar bayram yapıyorlar. Eğer bu durum Hilal gözetlenerek yapılıyorsa, ki doğru olan bu, bizim için şu sıkıntılar ortaya çıkıyor;

    1-Hilal gözetlenerek Ramazan orucuna başlıyorlarsa biz onlara uymadığımız için üzerimize farz olan ilk günün orucunu tutumuyor bir farzı terkediyoruz

    2-Yine Hilal gözetlenerek bayram yapıyorlarsa biz bayramda haram olduğu şekliyle oruçlu olup vebal altına giriyoruz!

    Peki, nasıl çıkacağız bu işin içinden, biz müslümanlara reva mı bu zulüm? Hangi makam hangi kişiler nasıl bir karışıklık, fitne ve vebalin altına giriyorlar farkındalarmı? Ben kişisel olarak nasıl gözetleyeyim Hilali? Biz müslümanlara cidden çok yazık oluyor ama ümmet olarak kendimizle ilgili düşüncemizi değiştirmedikçe Allah(C.C)’da bizim hakkımızdaki düşüncesini değiştirmiyor. Ümmet-i Muhammed olarak yanlışlık içerisinde ve parçalanmış haldeyken bunları yaşamamız çok doğal geliyor bana. Bu durum bizi kurtarırmı, doğrusunu Allah bilir ama bana öyle gelmiyor. Yeteri kadar ilimle iştigal etmiyoruz, dertlerle dertlenmiyoruz, cemaat olgusunu yitirdik, kimse kimseden haberdar değil. En yakın din kardeşi hastalanmış yada ölmüşmü, ziyaret edilmesi gerekiyormu yada cenazesine katılmak gerekiyormu kimsenin umrunda değil! Bunların sonucunda hasta veya ölen kardeşin kul hakkı üzerinde kalıyormu onuda bilmiyor. Herşeyi yitirdik nerdeyse sadece Hilal gözetlenmesi değil, evet, hak olan dinimiz aynen ortada duruyor ama bunu layıkıyla uygulamazsan Yahudileşip gazaba uğrayan veya Hristiyanlaşıp sapıtanlar gibi olursunuz ki oluyoruzda. Her gün Fatiha suresinde olmaktan Allah(C.C)’a sığındığımız Yahudileşmek ve Hristiyanlaşmayı bırakmadıkça sorunlar artarak devam edecektir.

    Allah(C.C) tüm ümmet-i Muhammed’i hayırla ıslah etsin (Amin)

    Tüm azalarıyla hakiki manada oruç tutmuş tüm müslüman kardeşlerimin Ramazan bayramını en içten duygularımla kutlarım.

    Sevgi ve dua ile

  25. on 28 Ağustos 2007 at 12:47 25.MAHKUM

    selamun aleyküm rabbimize şükürler olsun yine bir ramazan ayına bizi kavuşturdu.ona binlerce ke şükürler olsun.nice ramaznlara kavuşmak dilegiyle allaha emanet olun.Bütün islam aleminiz ramazan-ı şerifi mubarek olsun

  26. on 03 Eylül 2007 at 08:30 26.kadir yıldırım

    selam girmek üzere olduğumuz mübarek ramazan ayının tüm islam alemine hayır ve bereket getirmesini
    inanmayanlıra ise hidayet ve hikmet kapısını canabı haktan niyaz eder tüm islam aleminin ramazanı şerifini tebrik ederim şimdiden hepimize hayırlı ramazanlar………^^(*_*)…….

  27. on 06 Eylül 2007 at 14:25 27.nesi eren

    arkadaslar hayirli saglikli guzel ramazanlar dilerim neguzel ramazan ayimiz geldi yine cok sukur senlik geldi neguzel ramazanlarda davetler olur yapariz herkez hep beraber bi arada cok guzel oluyor mutluluk sevinc ibadetler insana mutluluk veriyor allah hepinizin ramazanlarini kabul eder insallah dualarinizida hersey gonlunuzce olsun kendinize iyi bakin allaha emanet olun annalar babalar abiler ablalar kardesler hepinize iyi ramazanlar hoscakalin

  28. on 06 Eylül 2007 at 14:33 28.sabani oglu

    hayirli ramazanlar

  29. on 06 Eylül 2007 at 14:34 29.hamit

    ramazaniniz mübarek olsun

  30. on 13 Eylül 2007 at 01:19 30.fethi gün

    islam aleminin ramazan ayi hayirli olsun.insallah hayirlara vesile olur.bütün müslümanlar bütünlesir….senköy-midyat-mardinè selamlar…

Trackback This Post | Subscribe to the comments through RSS Feed

Önemli

Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederim.

Siz de düşüncelerinizi paylaşın


Kapat
E-posta ile paylaş