Random header image... Refresh for more!

Vardır yapacak birşeyler..

fakir146.jpgBu yazıyı sıcak bir odadan yazıyorum, rahat bir koltuktan. Hergün duş alırım, tertemizim. Karnımı da birkaç saat önce doyurdum, lezzetli yiyecekler yedim. Tokum.

Bu yazıyı okuma imkanına sahip pekçok kişi de benimle aynı durumda. Hemen hepimiz sıcak bir mekandayız, karnımız tok, temiziz, insanın en temel ihtiyaçları olan yiyecek ve barınmayı gayet konforlu bir biçimde halletmiş durumdayız. Bunların yanında daha başka pekçok imkana da sahip olan, dünya nüfusunun şanslı diliminde yeralan kişileriz.

Bizler böyleyiz, ya diğer insanlar?

Dünyanın pekçok bölgesinde bu gibi en temel ihtiyaçlarını ilkel seviyede bile olsa karşılamayan milyonlarca insan var; açlık, susuzluk, sefalet, bulaşıcı hastalıklar ve savaşlarla boğuşan milyonlarca insan.

Geçtiğimiz günlerde adresime IHH’nin bülteni geldi. Hayırseverlerin yardımlarının ulaştığı bölgerlerdeki sefaleti okumaya bile katlanmak zor.. Bu bile zor iken bunu bizzat yaşayan insanların varlığı bizleri rahatsız etmiyor mu?

Irak’ta, Filistin’de, Darfur’da, Burkina Faso’da, Gana’da, Etiyopya’da, Sudan’da ve sair yerlerde sadece “hayatta kalmaya çalışan” milyonlar var. İnsan tacirleri kol geziyor, organ mafyaları çocukları gözetliyor..

Düşünün Afganistan’da bir çocuğa “ne istersin” diye soruluyor, haftalardır banyo yapmayan çocuk “sabun” diye cevap veriyor. İftar veriyorlar, bir çeşit pirinç yemeği geliyor başka birşey yok sofrada..

Okul yok, elbise yok, su yok. Yağan yağmurlarla oluşan su birikintilerinde kendileri de dahil, yıkanacak neleri varsa hepsini bu toprak rengindeki bulanık yağmur suyunda yıkayan garip insanlar..

Bazı bölgelerde 40-50 bin kişiye bir doktor düşüyor. Büyük, donanımlı hastaneler yok. Ortalama ömür 40-45 yılı geçmiyor.

Ya mülteci kampları? Üstüste sıkışık yaşamlar.. Derme çatma yerlerde, bir bidon su için saatlerce bekleyen kadınlar. Yazın sıcaktan kışın soğuktan muşambalarla korunmaya çalışılan barakalar.

Bir çocuk hayatında balonu, şekeri ilk kez ne zaman görür? Etrafımızda 5-6 yaşlarında olup da balon, şeker bilmeyen çocuk var mı hiç? Oralarda var..

Sadece Sudan’da 2 milyon katarakt hastası varmış. Oldukça cüzi bir bedelle katarakt ameliyatı yapılabiliyor. (IHH-100 YTL) Ama bu imkana sahip olmayan milyonlarca insan görme yeteneğini yavaş yavaş kaybediyor.

Bir başka yerde, bir IHH gönüllüsü gördüğü manzarayı şöyle anlatıyor: “…elektriği olmayan şehirde, iftar vaktinde, yardım kuruluşlarının verdiği jeneratörler sayesinde oluşturulmuş bir parça buzu evine götürmek için sıraya girmiş yüzlerce Afganlı…”

Sefalet çok, daha sayfalarca yazılabilir.

Vicdanlı insanlar dünyanın farklı bölgelerinde bunlar olup biterken sessizce ve görmezden gelerek oturup bekleyemezler, birşeyler yapmak isterler.

Bizim kültürümüzde bu yardımlar için güzel vesileler mevcut. Malum, önümüz Kurban bayramı.. Gerçi bilmiyorum geç midir; çünkü bayrama az bir zaman kaldı ama yine de Kurban Bayramı vesilesi ile yardım etmek mümkün.

Bizim aile geleneğimizde, ekonomik durumu müsait olanlar, yeni doğmuş çocuklar da dahil, tüm aile fertleri için kurban keser. Eve bu kurbanlardan birisi bırakılır diğerleri de çeşitli şekilerde yardım olarak dağıtılır.

Son yıllarda bu tür yardımları dünyanın farklı bölgelerindeki muhtaçlara ulaştıran, uluslararası çalışan kuruluşların sayısı çoğaldı.

Böyle bir gelenek olmasa bile İHH, Deniz Feneri, Kimse Yok mu, Kızılay gibi kuruluşların bannerlarında da görüldüğü gibi son derece uygun fiyatlarla hem Kurban ibadetini yerine getirmek hem de fakir ve muhtaç durumda olan insanlara yardım etmek mümkün.

Hele şehirleşme ile gittikçe artan bir “Kurban kesim yeri” sorunu var ki, bu sorundan muzdarip insanların başvuracağı en güzel çözüm, kurbanlarını bu tür kuruluşlar eliyle kesmeleri olacaktır.

İnsanlar çeşit çeşit ideolojilere sahipler. Kuruluşların da birer kimlikleri olduğunu düşünürsek bazı kuruluşların felsefelerine kendimizi yabancı hissedebiliriz. Ama hangi dünya görüşüne sahip olursak olalım mutlaka düşüncelerimize uyan, güvenebileceğimiz bir kuruluş bulabiliriz.

Kaldı ki bulamasak bile, gerek etrafımızdaki, gerekse dünyanın dört bir köşesindeki muhtaçlara yardım etmek isteyenler için sayısız yol mevcut..

Aslında yardımlarımız için bir vesile aramak da gerekli değil, her zaman imkan buldukça muhtaçlara yardım etmeliyiz.  Ramazan gibi, Kurban gibi vesileler de tetikleyici oluyor, bu da bir gerçek..

Yardımlarımıza muhtaç milyonlarca insan var. İmkanlarımızı küçümsemeyelim. Bizim için çok önemsiz rakamlar bile, biraraya geldiğinde birçok muhtaç insanın temel ihtiyaçlarını karşılayabilir.

Thomas Hobbes, “Homo homini lupus”, yani “insan insanın kurdudur” der. Bu söz, bir yönüyle doğrudur ama insan denen karmaşık varlığın tek yönü bu değildir..

Tabii ki “insan” olmanın anlamını bilenler ve bunun derinliğini kavrayanlar için..

***

Çeşitli Kuruluşlardan Kurban kampanyaları:

IHH Kurban
Kızılay
Deniz Feneri
Kimse Yok mu?
LÖSEV - Kurban
Yeryüzü Doktorları
IMGB
Diyanet Vakfı


11 comments

1 Muzaffer Edip Kayhan { 12.17.07 at 12:17 }

Merhabalar;

Sahsinizda sizin ve okuyucu/ yorumcularin Kurban bayramini simdiden tebrik ederim.

Yazinizla ilgili sunu söyleyebilirim acizane;

Nasil hesabini verecegiz, bazen sehirlerarasi gezmeler sirasinda 1-2 ayda harcadigimiz parayi bir ayda hatta bir yilda kazanamayan insanlar var…

Biraz tasarruflu yasamaya calisip sahsi zevklerden feragat edip yardim yardim yardim… baska care yok gibi.

Saygilar

Simdiki adiyla

Muzaffer Kazim Sulukaryagdi

2 ikna { 12.17.07 at 13:23 }

Suat Üstadım, geç mi bilmem ama, geçte olsa çok önemli bir konuya değinmişsiniz, sağ olun…

Afganistan da kurban etlerinin dağıtımı sırasında oluşan izdihama müdahale etmek isteyen ve aynı zaman da öğretmen olan görevli biraz sert çıkınca, yaşlı bir Afganlı amca,

“Sen ne için beni azarlıyorsun oğul! Vereceğin yarım kilo et için mi ? Ben on üç (13) senedir et yemiyorum, gene yemem” der ve dönüp gider… Orada sadece yardım amaçlı bulunan ve yorgunluktan bitap düşmüş öğretmen amcanın arkasından kalabalığa dalıp hüngür hüngür ağlayarak yaşlı adamdan özür dileyip, geri dödürür….

13 sene dile kolay…Pek çoğumuz, içinde et olmayan öğün geçirmiyoruz neredeyse… Allah (c.c.) bu İNSANların yar ve yardımcısı olsun, bizleride O nlara yardımda vesile kılsın inşallah…

3 gökkuşağı { 12.17.07 at 15:53 }

Değerli T.Suat Bey,
Aslında zaman zaman gündemde tutulması gereken çok önemli bir derdimizi seslendirmişsiniz.
Ben, dünyada bir tane insan bile aç kalsa, bizim bayramı haketmediğimizi düşünüyorum.
Batılıların Felix Culpa (mesut suç) dedikleri durumu yaşıyoruz.
Onlar açken, onlar barınamaz ve hastalık/pislik içinde inlerken biz nasıl bayram yapar; birbirimize tok gebeşlerle iyi bayram dileklerinde bulunup, sms’lerle telefon şirketlerinin kasalarını doldurur, asıl bayramı onlara yaptırırız! Düşünün 4 kandil 2 bayramda müslümanların sms’e ödediği para bile açlara merhem olur!

Sizin verdiğiniz yardım kuruluşlarına güvenilir bir dernek adı da ben ekleyeyim. Bizler acizane 3 adet kurbanı aşağıda vereceğim Bilgi ve Hikmet Evi derneğine gönül rahatlığı ile bağışladık.
Allah (cc) biz bedeni kalın Müslümanlara ruh inceliği nasip etsin ve dünya mazlumlarına daha fazla yardım yapabilmeye muvaffak kılsın (amin)
Selamlarımla..

http://www.darulhikme.org/

4 T. Suat Demren { 12.17.07 at 15:57 }

Muzaffer Bey,
Muhammet bey,

Teşekkür ederim arkadaşlar..

Selamlar.

5 T. Suat Demren { 12.17.07 at 16:01 }

@Gökkuşağı,

Abi teşekkürler. Gözükmüyordun uzun zamandır, hoşgeldin..

Allah (cc) biz bedeni kalın Müslümanlara ruh inceliği nasip etsin ve dünya mazlumlarına daha fazla yardım yapabilmeye muvaffak kılsın

Ne güzel yazmışsın, amin diyorum gönülden..

Hürmetler.

6 Muzaffer Kazim { 12.17.07 at 18:20 }

Bekleriz, cayimiz var, soguk sayilmaz

7 Talha Can { 12.17.07 at 21:20 }

Merhaba Suat Bey,
bunlar zaten bir müslümanın asli vazifelerinden…
Fakat biz bu vizyondan biraz uzaklaşmış, emaneti elde tutmuşuz… Öncelikle bu kardeşlerden kabul ederlerse insanlık adına özür dilemek gerek. Yardım konusunda sivil platformda Türkiye’de geniş hareketler var, elimizden geldiğince ipin ucunu tutmak gerek. Elimizden maddi anlamda hiç bir şey gelmiyorsa dua etmek en güzeli olacaktır. Allah yardımlarımızı ve dualarımızı kabul etsin…

8 gökkuşağı { 12.17.07 at 22:05 }

Değerli T.Suat Bey Kardeşim,
Elimden geldiğince makalelerini okumayı sürdürüyorum.Kıymetli kimi yorumlardan da istifade ediyorum ama genelde sessizce :)
Sevgilerimle..

9 arif { 12.17.07 at 22:47 }

Başta isimleri verilen yardım kuruluşlarının ve tüm yardım ehli kişi ve kurumların hayırları ve yardımları kabul ve makbul olsun. Çok değerli çabalar bunlar, Allah organize edenlerden ve katkıda bulunanlardan razı olsun.
Şimdiden mübarek Kurban bayramınızı kutluyorum. Tüm insanlara iyilikler ve esenlik getirsin.

10 T. Suat Demren { 12.18.07 at 00:18 }

Muzaffer bey,

Teşekkürler, geliriz inşallah çayınızı içmeye..

Talha kardeşim,

Çok doğru söylüyorsun..

Arif  abi,

Amin..  Tesekkürler.

Sevgili ağabey,


Elimden geldiğince makalelerini okumayı sürdürüyorum.

Sağol.. Senin takibin önemli benim için, biliyorsun..

Hürmetler..

11 Pakvizyon » Kurban Bayramınız Mübarek Olsun… { 12.20.07 at 21:29 }

[…] Üzerimizdeki bütün bu ağırlıklara bakıldığında, ümmetin Bayramı kutlarkenki sevincini yanında burukluğu görmemek elde değil. Bizler emaneti elde tutarak Bayramımızı cihanşümul halde karşılayamamanın sorumlusuyuz belki de? O halde; “Bayramsa Bayramımız Mübarek Olsun” […]

Önemli


Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederim.

***

Siz de düşüncelerinizi paylaşın: