Random header image... Refresh for more!

Mizah ve Zeka

Leman dergisi, müstakbel Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün hanımı Hayrunnisa Gül’ü, playboyun sembolu tavşan kulağı şeklinde başörtüsü ile çizerek kapak yapmış.

Bu sabah karikatürü siteme konu edeyim dedim. Ama düşününce ne diyeceğimi bilemedim. Komik değil, ne söylemeye çalıştığı da belli değil. Benim bildiğim mizahta zeka olur, o yok. Saçma sapan, amatör birşey. Bu sebeplerle de ciddiye almayıp vazgeçmiştim.

Ama bloglarda haber sitelerinde, mail gruplarında Leman’a çok tepki olduğunu görünce bunları bari yazayım dedim. Her eline kalem, kağıt, klavye geçirip saçmalayanı ciddiye almaya gerek yok. Bu gibi zeka yoksunu anlamsız çizgilere tepki göstermek ve gündem etmek, onları onore etmektir kanaatimce. Zaten istenen tepki çekmek ve gündem olmak, bu yüzden vesile olmak akıllıca değil.

Hele Leman’ın yazı işleri müdürü Zafer Aknar’ın tepkiler üzerine söylediklerini okuyunca bu görüşümden iyice emin oldum. Bırakın kendi kepazeliklerini ve zeka düzeylerini kendileri faş etsinler.

Bu sebeple; böyle saçmalıklara gülüp geçmeliyiz diyorum.

39 comments

1 Bigalıoğlu { 08.24.07 at 22:37 }

bu yazıyı yazmakla siz de leman’ın reytingine katkı yapmıssınız.
gelecek sayısında leman’ın satısı ikiye katlanacak.
bence karikatur cok zekice ama ticari yonden,icerik degil.

2 T. Suat Demren { 08.24.07 at 22:43 }

Sayın Bigalıoğlu,

Dediğiniz aklıma geldi ama bu siteyi -istisnaları olsa da- nispeten aklı başında insanlar okuyor, bu sebeple Leman’a katkısı minimum düzeyde kalacaktır.

Öte yandan diğer tespitiniz doğru, iyi bir ticari zeka örneği karikatür.

3 hg { 08.24.07 at 22:48 }

Sn. Demren;

Gülp geçmeliyiz görüşünüze katılmıyorum. Mesele hayrunnisa gül değil. Başörtülü olması da bir yana. Herhangi iffetli bir kadının bu şekilde (palyboy kızı olarak) çizilmesi iğrenç, alçakça bir davranış değil midir? Ve durum tepki göstermeyi, kınamayı gerektirmiyor, gülüp geçelim öyle mi?

Hiç olmadı, size yakıştıramadım..

4 hg { 08.24.07 at 22:52 }

Sn. Demren ve Bigalıoğlu;

İyi bi ticari zeka örneği olduğu görüşüne de katılmıyorum. Daha bugün -dergi kapağını görür görmez- 2 sürekli okurunu kaybetti.

5 T. Suat Demren { 08.24.07 at 23:04 }

Sayın HG,

Ben anlaşılmadım sanırım.

Bu gibi salakça çizgilere gülüp geçmek çizileni, iğrenç bir hakaret olarak görmemek demek değil ki?

Bunu kınamak  bile karşınızdakini “muhatap” almak demektir.

Akılsız dosttan bile korkan ben, akılsız düşmanı ne yapayım?

Ben bu gibi zeka yoksunu hakaretlerde, yapılacak en iyi mukabelenin ciddiye almama ve umusamama olacağını düşünüyorum.

Fikir bazında boy gösteren bir insanı, söyledikleri/çizdikleri bağlamında “ciddiye almamak” kadar ağır bir mukabele var mı? Neden muhatap alarak onları amacına ulaştırayım?

Adam yaptığı açıklamada resmen alay ediyor, neden ona malzeme edeyim kendimi?

İnanın daha ağır bir mukabele aklıma gelmiyor, gelse yaparım.

İki okur kaybedilirken dört okur kazanılıyorsa o başarılı bir ticarettir. İstisnaları olmakla birlikte Leman’ın mevcut ve potansiyel okurlarının profili bu alandaki çizgilerden hoşlanacaklardır.

Yazı işleri müdürünün düşüncelerini okuduktan sonra hele..

Saygılar.

6 hg { 08.24.07 at 23:13 }

Hakaret olarak görmediğinizi söylemiyorum. Tepki vermemek gerek demenizi yakıştıramadım size. Bence her iğrençlik tepkiyi hakeder. Ona göster buna göster umarsamalığı nerey kadar. Her yanlışa tepkinin adabınca verilmesi gerekir kanaatimce.

Çok mu zor; çevirirsiniz telefonu, atarsınız maili…

***
Gelip gecici okur kazanabilir ama sürekli okurlarından ciddi kayıp yaşayacaktır. Dergiler için sadık okurun önemini anlatmama gerek yok sanırım.

7 T. Suat Demren { 08.24.07 at 23:35 }

Sayın HG,

Elbette adabınca tepki gösterilir, mail, telefon fax vs.. Fakat burada mesele bu değil.

Bakın, adamlar en aklı başında tepkiyi bile yine size karşı kullanıyor. Zaten amaçları da bu, sizin tepki göstermenizi sağlamak ve bu tepkiyi kendi argümanları için kulanmak.

İnanç dünyası açısından asla o simgeyle anılamayacak iffetli bir hanıma ne demeye çalıştığı da belirsiz bir biçimde hakaret ediyor, aklı başında bir tepki gösterildiğinde de “ifade özgürlüğü diyorsunuz, hani sizin ifade özgürlüğünüz, işte siz busunuz” diyor.

Kaldı ki tepki şişede durduğu gibi durmuyor. Gelen sert ve ölçüsü kaçmış tepkileri de size karşı kendi argümanlarını desteklemek için kullanmaktan çekinmiyor. Bakın neler yumurtlamış beyimiz:

“Türkiye’nin iyi bir yere gitmediğini gördük. Şu karikatüre şuna tahammülü olmayan insanların neler yapacağını tahmin edin”

“Demek ki muhafazakarlar da Playboy okuyor, bu onu gösterir. Ha biz açık açık okuyoruz, onlar gizli okuyor demek ki. Herkes o tavşanın ne olduğunu anladığına göre durum budur. Biz sınırı zorladık. İşimiz sınırını zorladık. Bunlar (AKP) takiyye yapıyor, hiçbir şeye tahammülleri yok. Bunu anlatmak istedik. Ve böyle olduğunu da gördük”

“Bu karikatürden sonra da aynı şeyleri yaşıyoruz. Telefonlarımız kilitlendi. İğrenç küfürler, tehditler… Santralde bir bayan duruyor. Ona iğrenç iğrenç küfürler ediyorlar. Onun günahı ne? Ana avrat… Ancak geçmişte korkmadık şimdi de korkmuyoruz”

Ve daha pekçokları..

Bu, “circular argument” denen çarpık akıl yürütme yöntemidir ve medya bunu çok sık kullanır.

Ben bunları kullanmalarına vesile olmamalıyız diyorum.

Selamlar.

8 hg { 08.24.07 at 23:56 }

Sayın Demren,

Alıntı yapmanıza gerek yok. Açıklamayı verdiğiniz linkten okudum. Onu da dikkate alarak yaz İnternette habere yapılan yorumları da okudum. Örenğin şunları:

http://www.ensonhaber.com/news_detail.php?id=76126

http://www.ensonhaber.com/news_view_comment.php?id=76126

***

Bence tepki verilmelidir. Birileri aşırı tepki veriyor diye ben tepki göstermeyecek değilim. Kınamayacak değilim. Aşırıya kaçanlar olabilir. Herfiçioğlu “arayanlar bize sövüyor” dedi diye ben tepki göstermemezlik yapamam.

Bu karikatür “tahammül ölçme” yapılacak bir çizim değil. Adam ne demiş olursa olsun ben eleştirimi yaparım, tepkimi veririm, kınamamı yaparım.

***

Bir de şu hususu belirteyim sizin açıklamanızla bağlantısı olmaksızın: Tepki gösteren sadece muhafazakar insanlar değil. Tanıdığım, son seçimlerde oyunu CHP’ye vermiş, Abdullah GÜL’ün C. başkanı olmasına (dolayısı ile başörtülü eşine) karşı çıkan kişiler de tepki gösteriyorlar. Bir kadının bu şekilde çiziminin çok aşağılık bir davranış olduğu hususunda hemfikiriz.

Saygılar,

9 TT { 08.25.07 at 08:53 }

Suat Bey
Açıklama yapan Leman yetkilisinin zekasına bakınca mizah ve zeka adıyla çok yerinde bir konu başlığı seçtiğinizi görüyorum.

(LEninist ve MArksist) LEMAn yetkilisinin açıklaması özrü kabahatinden büyük. Yaptıkları şey sizinde dediğiniz gibi kepazelik..

Lemancılar yeri geldiğinde düşünce ve ifade özgürlüğünden dem vuruyorlar. Ancak düşünceyi katletmeye birebir olan belden aşağı vurmaktan da hiçbir zaman geri durmuyorlar.Üstelik Herkes o tavşanın ne olduğunu anladığına göre durum budur. Biz sınırı zorladık. İşimiz sınırını zorladık. Bunlar (AKP) takiyye yapıyor, hiçbir şeye tahammülleri yok. Bunu anlatmak istedik. Ve böyle olduğunu da gördük… gibi aptalca bir savunma yaparak üste çıkmaya çalışıyorlar…

10 Ünlem { 08.25.07 at 11:18 }

Mizah, Zeka ve ‘Düşünceler’

TT’nin dediği gibi başlık yerinde olmuş. İnsan mizahta zeka arar, zeka varsa mizah çıkar. vs..

Ama LEMAN’ın yaptığının mizah olmadığını biliyoruz, bu yüzden zeka aramak yanlış. Suat Bey’in meseleye gülüp geçelim demesi burada yanlışlığını gösteriyor. Bu apaçık bir saldırıdır;özelde Hayrunnisa Gül Hanım’a genelde ise Hayrunnisa Hanım’ı gündeme taşıyan sebebe:başörtüsü’ne.

Eleştiri ile hakareti ayırmak zorunda değiller. Bunların penceresi mukaddesata açılmaz çünkü, pencereleri yatak odası manzaraldır. LEMAN’ın bu ilk terbiyesizliği değil,biz gülüp geçersek son da olmayacaktır. Ben karikatürü görünce, o kılığa sokulmuş olanın Hayrunnisa Hanım değil de herhangi bir başörtülü-türbanlı her neyse- aklıma geldi.

‘Aklı başında tepki’ göstermenin onları onore edeceğini değil, aksine yaptıklarına bin pişman olacaklarını bilmeleri gerekir. Bunu onlara hissettirmeyen gülüp geçenler oluyor. Bir mail ve telefondan çok daha fazlası yapmak için cesaretimizi acilen ‘ölçmemiz’ gerek; pısırıklığı daha ne kadar üstümüzde taşıyacağız?

Bu yasak yıllardır var. Yıllardır bu hukuksuzluğun neden olduğu kaos, şimdi kendini cephesi belli olmayan savaşta sürdürüyor. Kampüs önlerinde, karakollarda, meydanlarda verilen mücadelenin taraftarı çok vardı, gülüp geçmiyordu ehl-i vicdan. Şimdi onların saldırı hedefi bel atı oldu, istedikleri gibi vuruyorlar. Bize tavsiye edilen ise “gülüp geçmek” ! Bir tavşan yakıştırması ve papyonla kastedilen Çankaya olsun, meydan onların olsun. İstedikleri gibi vurup alay etsinler. Serde terbiyesizlik var, hastalık kronik:Küstahlık. Biz gülüp geçelim…

Tepki olarak telefon açıp küfretmekten bahsetmiyorum, zaten olması gereken tepki de bu değil. Müslümanlar olarak daha vakurlu tepkiler vermek mümkün, HG’nin dediği gibi, sessiz durmak bize yakışmaz.Her ikisi dışında bir yol var muhakkak. İnandırıcı olmayan gerekçelerle mücadeleden vazgeçmek ve onların istediğini onlara vermemek adına susmaya devam etmek bence en büyük ödül bu olur fasıklara karşı. Oysa bize fasıklıklığa ve kötülüğe karşı mücadele etmemiz emrolunmuştur.

*

Düşünceler, düşündüğü kadar hissetmeli de !

11 murat koçak { 08.25.07 at 11:34 }

Ben sayın hg’ye katılıyorum.

Bir Müslümana haksızlık karşısında susmak tepkisizlik yakışmaz. Bizler vasat bir ümmet olmalıyız. Yapılan haksızlıklar karşısında ne vurdumduymazlık yakışır bize ne de ileri giderek kırıp dökmek. Gerizekalılığa prim vermeme mantığından bakılırsa bu tür (mesela Peygamberimizi kötüleyen karikatürler) hadiselerin hiçbirine tepki veremeyiz ki; hiçbirinde akıl, izan ve ölçü bulunmaz zaten.

Leman yetkilisinin açıklamalarına inanmakta büyük bir safdillik. Tahammülleri yokmuşta, bunu ölçüyormuşta, yok playboy okuyormuş bunlarda. Yavuz hırsız misali yüzsüzlük ve haksızlık yaptığı insanlara karşı kişiliksiz bir baskı/üstünlük kurma çabası. Birşeyi bilmek için okumak mı gerek? Sorsan bu seviyesizlere hepsi K.Kerim’i bilir. Ama içerisindeki erdemden, edebten, ahlaktan ufak bir nasipleri yok.

Tahammül ölçüyorlarmış, biz bunların gördük tahammüllerini. C.başkanlığı ve genel seçimler sürecinde yaşanan ibretlik olaylar gösteriyor açık seçik ne olduklarını gösterdi.

İnançlı bir dergi, gazete Semra Sezer’i vb.lerini aynı şekilde çizsin (böyle bir aşağılık davranışı gösteren çıkmaz ama) görelim tahammülü. Yada Atatürk’ü bir mahluk şeklinde çizsinler bakalım da görelim tahammülün sınırlarını.

Bu karikatür bile tahammülsüzlüğün, hazımsızlığın ispatı değil mi? Ondan sonra büyüklere masallar, yiyenlere tabi…

12 T. Suat Demren { 08.25.07 at 13:00 }

Gelen bazı yorumlara bakıyorum da ne ne söylemeye çalıştığım, ne de tepki yöntemimin amacının ne olduğu zerre kadar anlaşılmamış.

Üstüne bugün öğlen telefonda konu hakkında bana çıkışan, sevdiğim bir insandan “hassasiyet eksikliğimin” olduğunu da öğrenmiş oldum.

Benim hassasiyetim eksikmiş bu konuda. Tepki yöntemimi eleştirmiyor da bu gibi terbiyesizliklerden dolayı hassasiyet eksikliğimin gereği olarak incinmediğimi, rahatsız olmadığımı sanarak benim kalbimi, içimin sızısının derecesini okuyor.

Kimden bahsediyor? Benden. Aylardır burada karınca kararınca bir mücadele vermeye çalışan benden.

Buradan söyleyeyim.

Benimle aynı fikri yelpazede bulunduğunu, aynı dertleri çektiğini, aynı mücadeleyi verdiğini düşündüğü halde beni samimi bulmayanlar, neyi niçin yaptığımı açıklamaya çalıştığım halde yöntemimi değil de samimiyet ve hassasiyetimi sorgulamaya çalışanlar lütfen yazılarımı/yorumlarımı okumasın.

Kimse kimsenin kalbinden geçenleri bilemez. Bu tür niyet okumalı hassasiyet ölçümleri, hiç yapmadığım, yapana da şiddetle tepki gösterdiğim şeylerdendir.

‘Düşünceler’ düşünmeye devam edecek; aklıyla, fikriyle, mantığı ile en rasyonel şekilde..

‘Hissetmese’ zaten düşünmesine gerek kalmaz, yaşamın heyulasında gezinir dururdu.

Bu farkı anlayanların sayısı çoğaldığında herşey daha güzel olacak.

13 hg { 08.25.07 at 13:22 }

Sn. Demren;

Yorumları yeni baştan okudum. Bu başlık altında yazılan yorumlarda tam da istediğiniz gibi “tepki yönteminiz” eleştiri konusu yağılmış. Sn. Ünlem’in de “hissetmek”ten hissettirmeyi kasdettiği “Aklı başında tepki’ göstermenin onları onore edeceğini değil, aksine yaptıklarına bin pişman olacaklarını bilmeleri gerekir. Bunu onlara hissettirmeyen gülüp geçenler oluyor.” ifadelerinden zaten anlaşılıyor.

***

Kendi adıma ve burada yapılan yorumlardan anladığım kadarıyla sizi hissiyat/hassasiyet eksikliği ile suçlayanlar yok. Çeşitli platformlarda yazı ve yorumlarınızdan sizi tanıyanlar zaten “hassasiyet eksikliği” gibi bir ifadenin saçma olmaktan ziyade bunun size karşı açık bir haksızlık olacağını bilebilecek durumdadırlar.

***

Ez cümle, eleştirim “gülüp geçelim” şeklindeki tepki metodu önerinize yöneliktir.

Saygılar,

14 T. Suat Demren { 08.25.07 at 13:37 }

Sayın HG,

Ben sizin (ve Murat Bey’in) eleştirinizden söz etmiyorum. Yöntem eleştirisi kabulumdur.

Sayın Ünlem’in yorumunu da tefsir etmişsiniz ama o cümledeki (karşıdakine) hissettirme ile son cümledeki (düşüncelerin/kendisinin) hissetmesi arasında hiçbir açıdan ilinti olmadığını anlayacak kadar zekam olduğunu da atlamışsınız sanırım.

Çok mühim değil, olur böyle şeyler. İletişim kutuma ne küfürler yağıyor, etkilemiyor ama aynı cenahta bulunduğum insanların samimiyet sorgusu kalp kırıyor.

Selamlarımla.

15 Bulent Murtezaoglu { 08.25.07 at 14:26 }

Suat bey,

İletişim kutuma ne küfürler yağıyor, etkilemiyor ama aynı cenahta bulunduğum insanların samimiyet sorgusu kalp kırıyor.

Belki ayni cenahta degilsinizdir? Ben bu cenah islerini sevmiyorum gerci ama ille de biz/onlar yapilacaksa ‘biz’ gorduklerinizi de size uyacak sekilde secmeniz belki ileride kalbinizin kirilmasina engel olur.

Bu isteki buyuk garipligi de soylemeden gecmeyeyim. Bir karikatur cikiyor, hic haberi olmayan insanlara dahi inatla ‘bakin bakin, kizin’ diye gosteriliyor, sonra ‘kim yeterli tepki vermedi’ diye hir cikiyor. Bu hal saglikli bir hal degil. Bir karikaturistin bu kadar hadise cikartamamasi lazim. ‘Bakin onlar ne kadar fena’ diye doldurus yapmak icin cikiyorsa bu kadar hikaye, o zaman o karikaturist kadar bunu yayanlarin da gonullu manipulator olabileceklerini kabul etmek lazim herhalde.

16 hg { 08.25.07 at 15:00 }

Sn. Murtezaoğlu,

Kimsenin “bakın bakın kızın” diye karikatür reklamı yaptığını zannetmiyorum. Kendimden örnek verecek olursam hemen herhafta yaptığım gibi adlım Leman dergisini ve bu kapakla karşılaştım. Bu aşağılık çizime tepki gösterilmesi gerektiğini düşündüm, tepkimi gösterdim. Bu çizimin aşağılıyıcı etkisinin ortadan kalkması, en azından derginin bir özür dilemesi için de arkadaşlarımı tepki göstermeye davet ettim. Kimseyi de yeterli tepki göstermiyor diye yargılamadım. Sn. Demren buraya konu ile ilgili bir yazı yazdı. Tepki metodu olarak “gülüp geçmeyi” önerdi. Ben de bu tepki metodunu eleştirdim.

***

İffetli bir kadını “playboy kızı” gibi çizen bir karikatürist için bu kadar hadise çıkartılmaması lazım diyorsanız sizinle bu konuda bir anlaşma zemini kurumayacağımdan bu hususa girmiyorum.

***

Sizin ihtimal olarak dediğiniz tarzda “Bakin onlar ne kadar fena” diye doldurus yapmak icin manipülatörler tarafından cikarılmıyor bu kadar hadise. Bu hadisenin sebebi belki sizin algılayamadığınız/algılayamayacağınız şu husustan kaynaklanıyor: “iffetli bir kadının playboy kızı” olarak resmedilmesi.

17 TT { 08.25.07 at 16:03 }

Bülent Bey Bir karikatur cikiyor, hic haberi olmayan insanlara dahi inatla ‘bakin bakin, kizin’ diye gosteriliyor, sonra ‘kim yeterli tepki vermedi’ diye hir cikiyor. Bu hal saglikli bir hal degil. Bir karikaturistin bu kadar hadise cikartamamasi lazim. ‘Bakin onlar ne kadar fena’ diye doldurus yapmak icin cikiyorsa bu kadar hikaye, o zaman o karikaturist kadar bunu yayanlarin da gonullu manipulator olabileceklerini kabul etmek lazim herhalde.

Bülent Bey’e katılıyorum.
Her şeye tepkiyle karşılık vermek bence de doğru değil .
Önümüzdeki olay bir şekilde tepki vermeyi hak ediyor ama Suat Bey’in “gülüp geçmek ” olarak ifade ettiği “dikkate almamakta” tepkinin bir başka türü..

Sınırlı bir kitleye hitap eden bir karikatürün böyle büyütülerek her yerde ele alınması karikatüristin ekmeğine yağ sürebilir.
Zaten provokatörlerin asıl amacı da tepki almak değil midir?..
Leman yetkilisi merdi kıpti edasıyla bunu amaçladıklarını söylemişti zaten…

Bunun yanında verilecek tepkilerin bir “kampanya” havasında yapılmasına ben de karşıyım.

Ve ayrıca İslamiyette öncelikle sabrın teşvik edildiğini de unutmamak lazım.

18 Bulent Murtezaoglu { 08.25.07 at 19:02 }

Hg bey,

İffetli bir kadını “playboy kızı” gibi çizen bir karikatürist için bu kadar hadise çıkartılmaması lazım diyorsanız sizinle bu konuda bir anlaşma zemini kurumayacağımdan bu hususa girmiyorum.

Anlasma zeminin orada olmasi gerekmiyor, surada anlasabiliriz belki: boyle tepki verilince ve verilmesi tesvik edilince ‘iste su dugmeye basilinca hir cikar’ denip bir dugme gosterilmis de oluyor. Bu dugmeye defalarca basildi, tekrar basilir. Benim anladigim kadariyla Suat beyin sikayeti — cevap verdigim yorumu — kendisi baska turlu ve o provokasyon imkanini ortadan kaldiracak turden bir tepkiye taraftar oldu diye bir suru laf isitmesi idi (ozelden isitmis benim anladigim, galiba sizden degil).

Bu hadisenin sebebi belki sizin algılayamadığınız/algılayamayacağınız şu husustan kaynaklanıyor: “iffetli bir kadının playboy kızı” olarak resmedilmesi.

Burada denen nedir tam anlamadim. Niye algilayamayayim? Iffetli kadini mi bilemem? Playboy’u mu? Ikisi bir araya gelince oldugu farzedilen tezati mi?

19 T. Suat Demren { 08.25.07 at 19:46 }

Bülent bey,

Doğru anlamış/anlatmışsınız.

Özelden oldu evet, hassasiyetimi yanlış yere kanalize etmişim ve o kadar sinirlenmiş -daha doğrusu üzülmüşüm- ki en nihayetinde bunlara aracı olan telefonum da hakkın rahmetine kavuştu.. :-)

Oluyor, olacak demek ki böyle şeyler..

20 hg { 08.25.07 at 20:01 }

Sn. Murtezaoğlu,

“Anlasma zeminin orada olmasi gerekmiyor, surada anlasabiliriz belki: boyle tepki verilince ve verilmesi tesvik edilince ‘iste su dugmeye basilinca hir cikar’ denip bir dugme gosterilmis de oluyor. Bu dugmeye defalarca basildi, tekrar basilir. “

Evet siz provakatörlük, manipülatörlük gözlüğü ile bakarsanız tepki verme olayı “hır çıkarma ve buna teşvik olarak” gözükür. Hakkı teslim açısından bakarsanız, bir hak arama, yapılan bir kötülüğe engel olma ve bunu düzeltmeye çabalama olarak görebilirsiniz. Olaya her iki açıdan bakmayı denerseniz tabii. Ama tıpkı Abdullah GÜL’ün C. başkanı adayı olmasını dayatma olarak gören CHP’nin, kendilerinin yaptığı C. başkanı adayı Abdullah GÜL olmasın diretmesinin dayatma olduğunu görememeleri gibi bir durum içinde de olabilirsiniz.

****

Bu hadisenin sebebi belki sizin algılayamadığınız/algılayamayacağınız şu husustan kaynaklanıyor: “iffetli bir kadının playboy kızı” olarak resmedilmesi. (hg)

“Burada denen nedir tam anlamadim. Niye algilayamayayim? Iffetli kadini mi bilemem? Playboy’u mu? Ikisi bir araya gelince oldugu farzedilen tezati mi?”

Algıyamadığınız husus “tepki hikayesinin” neden çıktığıdır.

Yukarıda 15 sıra sayılı yorumunuzda diyorsunuz ya: “…Bakin onlar ne kadar fena’ diye doldurus yapmak icin cikiyorsa bu kadar hikaye, o zaman o karikaturist kadar bunu yayanlarin da gonullu manipulator olabileceklerini kabul etmek lazim herhalde.”

Bu kadar hikayenin neden çıktığına dair tek yönlü bir ihtimal yazmışsınız ben de ona cevap verdim. Yazınızda belirttiğiniz ihtimaliniz gibi “doduruş” yapmak için değil, “iffetli bir kadının playboy kızı” olarak resmedilmesini yanlış bulduğumuz için çıkarıyoruz bu “tepki hikayesini”.

21 Bulent Murtezaoglu { 08.25.07 at 21:52 }

Hg bey,

Anladim. Yazdigim Suat beyin tepkisine cevap olmasina ragmen dediginiz dogru geldi bana, tesekkur ederim. Bu yeni degil tabii bizim mizah basininda, beklenen/alisildik birsey oldugu icin bana kasten abartiliyor gibi geldi/gelmis (Semra Ozal’i hatirlatayim). Bir de suraya elleyecegim:

Ama tıpkı Abdullah GÜL’ün C. başkanı adayı olmasını dayatma olarak gören CHP’nin, kendilerinin yaptığı C. başkanı adayı Abdullah GÜL olmasın diretmesinin dayatma olduğunu görememeleri gibi bir durum içinde de olabilirsiniz.

Suat bey de bu tip seyler duydugu icin mi telefonunun basina o hal geldi acaba?

22 hg { 08.25.07 at 22:06 }

Sn. Murtezaoğlu,

Mizah basınında- okuduğum kadarıyla- bugüne kadar ben bu derece bir iğrençliğe ilk defa şahit oluyorum. Semra Ozal hakkında bu tip bir olay yaşandığını hatırlayamıyorum. Belki yaşım sebebiyledir. Bir kadının playboy kızı şeklinde resmedilmesi, semra özal kendisi siyasette çok aktif olarak bulunmuş rol almış olsa da, asla hoşgörülecek bişi değil.

***

“Suat bey de bu tip seyler duydugu icin mi telefonunun basina o hal geldi acaba?”

Bunu ben bilebilecek durumda değilim. Suat bey yanıtlayabilir sanırım.

23 Bulent Murtezaoglu { 08.25.07 at 22:20 }

Hg bey,

Mizah basınında- okuduğum kadarıyla- bugüne kadar ben bu derece bir iğrençliğe ilk defa şahit oluyorum. Semra Ozal hakkında bu tip bir olay yaşandığını hatırlayamıyorum. Belki yaşım sebebiyledir.

Playboy kizi seklinde yaptilar mi bilmiyorum, ama vucudunu her turlu cizmislerdir. Ustunden uzun zaman gecti ve ben de unutmustum bir ara, sonra Alatli’nin bir kitabinda ‘bir anneannenin gogusleri ile nasil alay ederler’ filan gibi bir ifade gorunce “hakikaten haa, ne rezaletti onlar” demistim. O zamandan beri aklimda kalmistir. Gerci erkeklere de acimazlardi, ciplak filan cizdikleri olurdu. Belki simdi mizah mecmualari degismistir, bilmiyorum. Mevzusu yapilmazdi o zaman diye hatirliyorum, diger basina hic sirayet ettigini hatirlamiyorum. Kotu muydu o isler onu da tartamiyorum, cunku ayni/benzer kulturden Mustafa Kamil Zorti gibi tepki karakterleri filan da cikmisti. Belki bir zivanadan cikmislik gerekiyordu insanlarin rahat etmesi icin.

24 anybody { 08.25.07 at 22:49 }

Suat bey, müdavimleriniz sizin niyetinizin ve bu yazıda vermeye çalıştığınız mesajın ne olduğunu, gayet tabi anladılar.
Yapmanız gereken, çok basit. Yanlış anlamlara kapı açan, son cümlenizi silerseniz, mesele hallolur.
Şu, “gülüp geçelim” tavsiyesinden bahsediyorum.
Bu çizime, kimlerin gülebildiğini tahmin etmek hiç de zor değil çünkü. Biraz vicdanı olan insanlar, karısı yada kendisi, playboy kızı olarak çizilse ne hissederdi diye düşünse, gülemez zaten.
İlla AK partili olmak gerekmiyor. Türbanlı olmak da gerekmiyor.
Ayrıca, sadece playboy kızı olarak değil, diğer çizimlerde de üstü kapalı hakaret var. Soytarı çizilmiş ki, bu da mizah sınırlarını aşmış.
Gönül ister ki, cumhuriyet mitinglerinin benzeri bir mitingi, türbanlı kadınlar da düzenlesinler ve sessiz yürüyüş yapıp, lemanı protesto etsinler. Hatta, bu yürüyüş, hükümete de mesaj olsun. Çünkü hala türban yasağı diye bir yasak sürmekte iken, cumhurbaşkanı eşinin türban özgürlüğünün sözkonusu edilmesi, bu konuda mağdur edilen, diğer kadınlar için, ayrımcılıktır. Haklarını aramalılar.

25 T. Suat Demren { 08.25.07 at 23:46 }

Sayın Anybody,

Bu çizime, kimlerin gülebildiğini tahmin etmek hiç de zor değil çünkü. Biraz vicdanı olan insanlar, karısı yada kendisi, playboy kızı olarak çizilse ne hissederdi diye düşünse, gülemez zaten.

Benim “gülüp geçin” ifademden “karikatüre gülün” anlamı çıkartan varsa ben “pes” diyorum.

Benim “gülüp geçin” dediğim şey bu tip maskalarlıklardı; yani niyetleri, çarpıtmaları, yönlendirme amaçları vs. Bu “gülüp geçin” de “ciddiye almayın” demek degil, umursamamak suretiyle amaçlarını boşa çıkartmaktı, “zaten adamların istedigi tepki vermeniz, siz de buna vesile oluyorsunuz” demekti.

Kur’anî öğüttür, cahillerle karsilastiginizda “tartismayin der, selametle deyin gecin.. ”

Hayatta en cok sevdigim iki insan basortülüdür, benim bu karikatürden rahatsız olmamam, buğz etmemem mümkün mü?

Birkaç gündür bakamadım gazetelere bugün baktım, muhafazakar basından ne Y.Şafak’ta ne Zaman’da bu konuyu işleyen yazar yok. Neden acaba, bana ilginç geldi..

Olsa da farketmezdi; benim kişisel düşüncem bu, beğenen beğenir beğenmeyen yöntemsel olarak eleştirir, farklı açılım sunar. Kafama yatarsa ikna olurum, yatmazsa olmam.

Ama kimse kusuruma bakmasın, tepki yöntemim farklı diye samimiyetimi sorgulatmam..

26 Bulent Murtezaoglu { 08.25.07 at 23:59 }

Suat bey,

Birkaç gündür bakamadım gazetelere bugün baktım, muhafazakar basından ne Y.Şafak’ta ne Zaman’da bu konuyu işleyen yazar yok. Neden acaba, bana ilginç geldi.

Nicin islesinler? Bunu haber yapan/yapacak olan cizilmesi ve basilmasi degil alacagi tepki aslinda. Bunu arttirmanin bir alemi yok.

Diger taraftan bugun Yeni Safak’ta Bohurler sizin ugradiginiz muameleye benzer birseye maruz kaldigindan sikayet ediyordu. Bir bakiverin isterseniz. Bir suru yerde cikmis o sikayet.

Bu arada ne kadar Amerikan kulturlu olmus burada millet? Ben ilk gordugumde simdi ‘tavsan’ denen turden basortusune gonderme var diye dusunmustum. Bir Turk’un aklina onu gordugunde Playboy’un gelmesi biraz garip degil mi?

27 T. Suat Demren { 08.26.07 at 00:15 }

Bülent Bey,

Nicin islesinler? Bunu haber yapan/yapacak olan cizilmesi ve basilmasi degil alacagi tepki aslinda. Bunu arttirmanin bir alemi yok.

Tabii ki. Ben de yöntemime tepki göstere kinayeli biçimde “bana ilginç geldi” dedim..

Bohurler’i okumuşstum, evet benzerlik var.

Playboy simgesi için de globalleşme diyelim.

28 Hümeyra Nagehan Yıldırım { 08.26.07 at 01:31 }

Dün Lemanın kapağını ilk gördüğümde kelimenin tam anlamıyla çıldırdım, öyle ki o an tek istediğim arabaya atlayıp deli gibi hız yapmaktı. Ve müsebbiblerini teker teker ezmekti…
Komik göründüğümün farkındayım ama umurumda bile değil demekki insanlar buyüzden katil oluyorlarmış…
Bir arkadaşımında bloğunda aynı konuyu işlemiş olduğunu da görünce sinirimin gazıylada afilli bir yorumu satırlara döşedim. Seçtiğim kelimeler öyle sivri ve ağırdı ki, tam anlamıyla beynime nüfuz eden kan kelimelere de sıçramıştı.

Yorumumun sonunda şöyle bir ifade yer alıyordu.
“Alnıma iki kurşun sıksalar, biri bu şerefsizlerin gazına geldiğim için hakkımdır, biri de ferdi tepkimin tepkisizlikten çok da bir farkı olmadığı için hakkımdır”
demişim.

Fakat aynı insanlıktan nasibini almamışlara prim yaptırmamak için sonradan attığım rica yorumu ile de arkadaşımdan yayınlayıp yayınlamasını kendine bıraktığımı uygun görmüyorsa yayınlamamasını istedim.

İnanıyorum ki ; lafta değil hakikatten tüm yüreğimle inanıyorum ki; halkımız bu ve benzeri konularda yeteri kadar bilgilendirildiği takdirde gerekli duruşu sergileyeceklerdir.
Lemanın trajının artacağına asla inanmıyorum, bu duygusal bir muhasebe değildir. En fazla bu ay artar meraktan gidip alacak olan kitle yüzünden. Ama geri dönüşü akla zarar bir kayba yol açabilir.

Ayrıca, türk halkının son seçimlerdeki sağduyusu misal teşkil etmektedir. Muhafazakar basının geleneksel adetleri üzere; muhattap almayarak yıldırma taktiğini seçtiğini sanıyorum. Fakat artık değişim başladı ve yeni adetler edinme zamanı da geldi , de geçiyor bile…

Herkes kabul etsin ki, bu seçimlerde herkesin içinde bir tedirginlik vardı. Zihin terazilerimiz hakkı hakkıyla ölçsede cehaletin kuyusuna düşenleri de yabana atmıyorlardı. Fakat gördük ki, artık korkmadan yürümenin vakti gelmiştir…

Ez cümle; ben bir hanım olarak çok ızdırap çekiyorum. sadece dünden beri değil muhakkak , fakat bu konuya acil bir el atılmasını istiyorum. Her ne şekilde olursa olsun maddi ve manevi desteğe hazırım.

kendimi kıyıdaki yengeçleri tek tek kurtarmaya çalışan çocuk gibi hissettim şu anda…

umutdolu ve yalnız…

29 hg { 08.26.07 at 10:26 }

Sn. Murtezaoğlu,

“Bu arada ne kadar Amerikan kulturlu olmus burada millet? Ben ilk gordugumde simdi ‘tavsan’ denen turden basortusune gonderme var diye dusunmustum. Bir Turk’un aklina onu gordugunde Playboy’un gelmesi biraz garip degil mi?” demişsiniz.

Playboy’un akla gelmesi hiç garip değil. Ömrü hayatımda hiç playboy dergisini okumadım tv si de var sanırım izlemedim. İzlenebilir okunabilir de. Bunu şunun için söylüyorum: okumadım, izlemedim ama playboy sembolünün ne olduğunu biliyorum: “Papyonlu tavşan”. Playboy’un insanlar üzerinde sembolize edilen hali de “tavşan kulaklı başlık ve papyon”-beyaz renkte-. Ve karikatürü gördüğümde ilk aklıma gelen de “playboy kızı” şeklinde çizmişler aşağılık herifler dedim.

Belki çizilen karikatürde yalnız tavşan kulak olsa ve papyon olmasa playboy algılaması olmayabilirdi. Ama her ikisini birlikte çizdiğinizde playboy kızını resmettiğiniz, -kadın da hayrunisa gül’e benzediğine göre- playboy kızı suretinde hayrunnisa gül çizdiğiniz aksi iddia edilemeyecek apaçık bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.

30 Bulent Murtezaoglu { 08.26.07 at 10:57 }

Hg bey,

Ama her ikisini birlikte çizdiğinizde playboy kızını resmettiğiniz, -kadın da hayrunisa gül’e benzediğine göre- playboy kızı suretinde hayrunnisa gül çizdiğiniz aksi iddia edilemeyecek apaçık bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.

Cizenler oyle cizdik diyorlar zaten. Aksini iddia etmiyorlar. Zaten anlasilacagini bilmeseler kullanmazlardi. Ne taniniyor burada bilmeyen benim, karikaturistler cok iyi bilmisler insanlarin onu hemen anlayacagini.

31 anybody { 08.26.07 at 11:02 }

Mine Kırıkkanat’ ın radikalden gönderiliş nedeni, biraz da halktan aldığı tepki idi. Leman da bu çizimlerine yeterince tepki alırsa, en azından dişe dokunur bir tiraj kaybı yaşarsa, halkın manevi değerlerine yaptığı bu saygısızlığı ve terbiyesizliği için en azından özür dileyebilir.

Murtezaoğlu beyin, playboy sembolünü bilmemesi ise, kendisinin nesli tükenmeye yüz tutmuş, kelaynaklar türünden bir türk erkeği olduğuna işaret ediyor. Hem kutluyorum, hem de hayretler içerisinde olduğumu belirtmek istiyorum.

32 Bulent Murtezaoglu { 08.26.07 at 11:22 }

Anybody bey,

Murtezaoğlu beyin, playboy sembolünü bilmemesi ise, kendisinin nesli tükenmeye yüz tutmuş, kelaynaklar türünden bir türk erkeği olduğuna işaret ediyor. Hem kutluyorum, hem de hayretler içerisinde olduğumu belirtmek istiyorum.

Hay Allah yok, biliyordum ama o tavsanin memleketinde uzunca sure yasadigim icin biliyordum ama yine de aklima gelmeyebilirdi. Hayretim karikaturistin hesabini yaptigi gibi Turkiye’de bunun lak diye anlasilacak kadar bilinmesine ve her gorenin hemen anlamasina idi. Ben daha hala 80lerin Turkiye’sinde kaldim 2000lerin Turkiye’si boyleymis meger. (Tabii ora/bura filan derken ‘anybody’ mahlasiyla yazan ‘bura’li birine cevap verdigim de gozumden kacmiyor, kikirdiyorum burada.)

Her neyse, bu arada, Suat bey goruyor musunuz tepkileri? Obur tarafta konustugumuz ifade/beyan ozgurlugu isine baglarsak, o tip bir yaklasimin burada populer destek bulamayacagini cikartabilir miyiz acaba? (Huseyin isimli kedi isine de o bakimdan bakilabilir).

33 VolkanS { 08.26.07 at 11:51 }

“Demek ki muhafazakarlar da Playboy okuyor, bu onu gösterir. Ha biz açık açık okuyoruz, onlar gizli okuyor demek ki. Herkes o tavşanın ne olduğunu anladığına göre durum budur… Bunlar (AKP) takiyye yapıyor,

playboy tavşanını bildiğine göre gizli gizli okuyor pis takiyyeciler!…

hahahaha,

yahu bu insanlar en basit akıl yürütme melekelerini bile kaybetmiş.

34 T. Suat Demren { 08.26.07 at 12:15 }

Bülent Bey,

Aman beni karıştırmayın, üzüldüm yeterince, derdimi de anlatabildim nihayetinde umarım.
(Öbür tarafta konuştuğumuz şeklin popüler hale gelmesinin çok zor olacağı zaten bilinen birşey. Bu toplumsal dinamiğin değişmesi önemli olan; onyıllar içinde.)

Volkan,

Akli melekelerini kaybetmişler mi bilemem (bu röportajda öyle görünüyor) ama bana bu tip kaşımalar kasıtlı bir sosyal proje gibi geliyor.

35 Bulent Murtezaoglu { 08.26.07 at 12:27 }

Suat bey,

(Öbür tarafta konuştuğumuz şeklin popüler hale gelmesinin çok zor olacağı zaten bilinen birşey. Bu toplumsal dinamiğin değişmesi önemli olan; onyıllar içinde.)

Hah iste, ben de ona bulasmak icin bunlari birbirine bagliyorum. Vurgu yaptigim ifadenizin arkasinda orada konustugumuz seyin arzu edilen bir hal oldugu ve belki herhangi bir insan toplulugunun varacagi/varmasi gereken bir nokta oldugu kabulu var gibime geliyor. Oyle bir halden sahsen sikayetci olacagim icin demiyorum bunu; biz o hali istemeyen bir topluluk iken nicin o tarafa dogru gelismeyi tesvik edici dusunceleri istenmesi gereken seylermis gibi yayalim sorusuna iyi cevap bulamadigim icin diyorum.

36 T. Suat Demren { 08.26.07 at 12:36 }

Bülent bey,

Doğru bağlıyorsunuz, bu arada aşkolsun kaçtıkça da kovalıyorsunuz.

Flu konuşup Dr.Kimbıl’lığı devam ettireyim.

Bunu “arzu edilen hal”den daha ziyade “asgari müşterek” olarak görüyorum. Yok yani başka yolu. Var mı bu başka yolu bu çok kültürlü ve küreselleşme çağında?

Burada her hakkı yenen kendime mazlumları oynuyor, Kürtler, Aleviler, Müslümanlar ilah.

Aynı mazlum hal bir başkasının hakkı için gündeme geldiğinde, kendisine yapılan/yapılmakta olan muamelenin başkasına yapılmasına bırakın ses çıkartmayı “teşvik edici”, “doğru bulucu” bir hale giriyoruz. Pekçoklarımız da bunun anormalliğinin farkında olmuyor.

Yani ben o “gidilecek yön”ü bir “ideal”dan ziyade “başka yolu yok” olarak görüyorum. Bir gün Smith’in kapitalist mantığı geri teper  de küreselleşme biter, içlere kapanırsak başka tabi.

(Çıkmak durumundayım, hem flu hem bu kısalıkla idare edin artık. :-)

37 Bulent Murtezaoglu { 08.26.07 at 12:50 }

Suat bey,

Doğru bağlıyorsunuz, bu arada aşkolsun kaçtıkça da kovalıyorsunuz.

Eh genel icin bu, bu ozel icin degil ki? Kizarlar mi, sizi uzerler mi bu yuzden de? Bu aklimizda olsun daha tehlikesiz bir yerde iliselim. Ben ikna olmadim (sizin dediginiz sebepten degil, baska sebepten dolayi).

38 faydasiz { 08.26.07 at 19:02 }

Tepkinizi İletmek İçin: http://www.leman.com.tr/index.php?iletisim

E-posta: yayinyonetmeni@leman.com.tr

Telefon: 0 212 292 95 65 (4 hat) Faks: 0 212 245 38 06

Müessese Müdürü: Ali Yavuz - 0 212 292 95 67 (Dahili 114)

39 Düşünceler.. » Mizah ve Omurga { 09.08.07 at 12:33 }

[...] Geçtiğimiz günlerde Hayrunisa Hanımı, çirkin, zeka yoksunu, alakasız bir terbiyesizlikle çizen Leman’a tepkimi “tepkisizlik” şeklinde gösterdiğim için gönül koymuştu bazı sevdiğim insanlar. O karikatür hakikaten kaale alınmaya değmeyecek kadar çocukca, zeka yoksunu ve en önemlisi de “circular argument” ile provake etme amaçlı bir çizgi idi. [...]

---

Önemli


Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayınlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı sağlayabilmek için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır.

***

Siz de düşüncelerinizi paylaşın: