Random header image... Refresh for more!

Liberal camiaya eleştiri

Liberal Düşünce Topluluğu yaklaşık 10 yıldır birey hakları, anayasal yönetim, serbest piyasa ekonomisi, tercih hakkı, çoğulculuk, hoşgörü vb. pek çok meseleyi tartışmaya açtığı, bu fikirlerin anlaşılmasına, benimsenmesine ve Türkiye’nin problemlerine bu fikir ve değerler ışığında çözüm bulunmasına çalıştığı “Liberal Düşünce” kongreleri düzenliyor. Ve bu amaçlarla, Türkiye’deki fikir adamlarını, akademisyenleri, hukukçuları, bürokratları, sivil toplum gönüllülerini, gazetecileri, müteşebbisleri, serbest meslek mensuplarını biraraya getiriyor.

Bu kongrelerin sonuncusu 2 – 4 Kasım’da Ürgüp’te yapıldı. Ben, çok isteme, bazı dostlarla da orada buluşmak için sözleşmeme rağmen işlerim dolayısı ile katılamadım.

Bu kongreden bahsetmemin sebebine gelirsem..

Kongreye ‘Genç Siviller’den de bir grup katılmış. Ve üyelerden Rasim Ozan Kütahyalı (*) bir konuşma yapmış. Ve bu konuşmaya dair bir özeti de Genç Siviller grubuna göndermiş.

Rasim bey, daha çok klasik liberal camiaya yönelik bazı eleştirilerde bulunmuş konuşmasında.

Hangi düşüncede olursa olsun eleştiri/özeleştiri geleneğine pek sahip olmadığımız bir gerçek. İster eleştiri, ister özeleştiri olarak alalım; bu kısa özette dile getirilen hususları önemli buluyorum ben. Konuya vakıf olanlar bu eleştirilerin mahiyetini anlayacaklardır.

İlgili metin:

Gecen hafta sonu 2-4 Kasim arası bir grup Genc Sivil Kapadokya’daki Liberal Düşünce kongresindeydik…

LDT’nin önde gelen entelektüelleri kendilerine yakışır bicimde Genç Siviller’in önemini belirtiler ve Genç Siviller ismini one cikardilar, Gerek Yayla gerek Özipek zaten strateji güderek konuşan insanlar değildir, oradaki başka kurumlardan gençler alınır falan diye düşünmezler, nitekim oyle oldu, Berat Özipek Genç Siviller’in su anda LDTden de önemli olduğunu söyledi, bu bize övgü olduğu kadar LDT acısından bir özeleştiri olarak da okunmalı ve bu cok erdemli bir davranış gerçekten…

Ben bizi anlattigim konusmamda, Genc Siviller uyesi olmamin disindaki liberal-demokrat kimligimle de liberal camiaya ve kendine liberal diyen kimilerine direkt elestiriler yonelttim, hele liberteryen diye kendilerini addeden bazilarini direkt insansiz, makinalasmis bir dille hareket etmekle sucladim…Bu modernist-pozitivist dilin de aslinda sozde karsi olduklari Marksizm-Leninizmin insansiz-vicdansiz diliyle ayni oldugunu soyledim… Evrensel manada bu zihniyetin liberter dusunce ve tasavvurla da ilgisi yok, 19.asrin buyuk libertarian dusunuru, liberter-anarsist tasavvurun onculerinden Henry David Thoreau, okuyan herkesin etkilendigi bilge bir adamdir… Fakat 20.asirda pozitivist-modernist-materyalist dil ve zihniyetle liberateryenizmi temellendirme denemesi marksizmin oxymoronu dengi sapikca bir zihniyet dogurdu…Neocon ve sozde liberter bu zihniyeti kuran adamlarin fikir hayatina Trockist-sosyalist baslayip sonra bu fikre dondugunu de unutmayalim, aslinda ozleri degismedi kabuklari degisti ve o “omlet yapmak icin yumurtalari kiracaksin” sapkin komunist-kolektivist mantigini sag-kanat bir zihniyetin alanina tasidilar…Bunu da iki-uc kere altini cizerek belirttim konusmada… Beni dinlerken bazi kisilerin yuzu dustu ama genis kitle cok sevindi ve destekledi, ozellikle tum konusmami kafasiyla destek hareketiyle izleyen Atilla Yayla… Sonrada Berat Ozipek’de konusmasinda soylediklerimi destekledi… Ne dersek diyelim, liberallerde baska hicbir fikir toplulugunda olmadigi kadar ozelestiri ve hatasindan donme erdemi var…

Yine bir liberal genclik grubundan bir arkadas konusmama aynen katildigini soyledi, fakat ote yandan ozellikle 20lerin basindaki arkadaslarin illa ‘buyuk teori’ ‘buyuk utopya’ istediginden meydan okuyan, provakatif bir fikir talep ettigini soyledi… Aslinda bu herseyi ozetliyor. Bu sapkin kaygi bizatihi problem…Che Guevera’larin, Deniz Gezmis’lerin zihniyetiyle liberal-liberteryen olmak, oyle meydan okuyucu, kiskirtici olmak istiyorlar ve bir kisim sapkin pozitivist-liberteryen dusunur de kendilerini buluyorlar… Bir tip sekuler din arayisi bu… Kimi sosyalist, fasist ve islamci gencler gibi…

İste Liberal gelenek bizatihi bu ‘huge’ arayislari ‘utopya’ arzularini mahkum eder ve tehlikeli ve biraz da pathetic bulur… Tevazuya, alcakgonulluluge ozgur tartismaya, konusmaya, elestirel akla vurgu yapar… Total aciklayici buyuk laflardan cekinir… Ama o sebeble liberalizm pek ’seksi’ degildir… O bahsettigim sehvetli taleplere pek cevap vermez…

Hegel, Marx, Lenin, Heidegger, Nietzsche, Schmitt, Kutup, Seriati, Mevdudi, Baudrillard, Derrida ve simdilerde de Negri, Zizek gibi okuyana sehvet verip, karsidakini devirecegim duygusuyla spekulatif sozler saglamaz…

O sebeble de lisans ogrencileri ve gencler arasinda genelde yukaridaki isimler tutar, liberter tarafta da Ayn Rand, Murray Rothbard gibi isimler… Rand’in kitaplari hala inanilmaz satar…

Gencsiviller olarak da vicdani siyasetimizin, onun gerektirdigi tutarli ve anlamli felsefi omurga ile saglamlasacagina inaniyorum Ozu iskalayip kabuga yuklenenleri agir elestirdim.. Ama oz de onu koruyan bilinc kabugu olmadan saglam durmaz, nice vicdan sahibi ama onun gerektirdigi suur’a, bilince sahip olmayan insan nasil totaliter yerlere suruklendi 20.asirda yasadik bunu. O acidan bizlerin de birey birey Berat Ozipek gibi kendimizi ve olusumumuzu elestirebilmemiz onemli. Bahsettigim insansiz-vicdansiz Marksist-Leninist zihniyete bagira bagira sahip oldugunu soyleyen, bir de bunla ovunenleri makbul bulup bir yandan da vicdani siyaset yapamayiz…O insansiz zihniyetin sozde İslami versiyonlari icin de gecerli bu…

Vicdani derinlik ve onun gerektirdigi entelektuel bilinc. Bunu hep beraber sinerji halinde uretmek cok onemli, baslik onemli degildir, biz performasimizi gosterelim zaten ilerde bizi adlandirirlar, zaten insanin tercihine bagli da degil baslikla adlandirilmak, Buyukanit da “demokratim” diyor, hangi siyasi zihniyete bagli oldugu belli…Nefsani gudulerle ‘huge’ laflar ‘grand’ teoriler olusturma basitligine dusmemeliyiz. Gonul ve muhabbet dilinin gerektirdigi tevazu, alcak gonulluluk, hosgoru, etkilenmeye ve etkilesmeye acik olmak…

(*) Mailini yayınlama izni veren Rasim Bey’e teşekkürler.

6 comments

1 Mister No { 11.16.07 at 19:13 }

“Bahsettigim insansiz-vicdansiz Marksist-Leninist zihniyete bagira bagira sahip oldugunu soyleyen, bir de bunla ovunenleri makbul bulup bir yandan da vicdani siyaset yapamayiz…”

İnsanlı ve vicdanlı anlayış bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinlerci anlayış olmalı. Ya da bu salak Meksikalılar, bu uyuşuk Asyalılara neden benim vergilerimden yoksulluk ödeneği veriliyor demek olmalı.

2 T. Suat Demren { 11.16.07 at 23:12 }

No, tez elden Atilla Yayla’nın “Liberalizm”ini ya da Hayek’in Kölelik Yolu’nu okumalısın. (Aliya’nın kitabını bulamadım, dilersen bunlardan birini alıp göndereyim sana.)

3 Mister No { 11.17.07 at 16:55 }

Atilla Yayla ve Hayek.
Hımm. Hayek kalsın, Atilla Yayla olsun.

4 T. Suat Demren { 11.17.07 at 17:42 }

Ok. Öncelik Yayla, bulamazsam Hayek’i gönderirim.

5 Talha Can { 11.20.07 at 06:45 }

Rasim Bey’in diline sağlık,
özeleştiri liberal düşüncenin en büyük silahı olmalıdır. Çünkü ideoloji kalıplarıyla topluma, bireye ve öze(!) fayda sağlanamaz diye düşünüyorum. Ne zaman “ideoloji” lafını duysam aklıma Cemil Meriç’in sözü gelir, “deli gömleği”. Hele benim gibi “resmi ideoloji” denilince tüyleri ürperen biri için fikirlere ve ufuklara çizilmiş çerçeveler ayaklara vurulmuş prangalar gibidir. Her ne kadar “liberal demokrasi taraftarıyım, liberal düşünceden yanayım” desem de hiç bir zaman “liberateryenim” dememişimdir, ağız tadıyla da hiç bir zaman kendimi ve sahip olduğum görüşü ideolojilerin parsellenmiş tarlalarında tanımlayamam.

6 Rumuzyok { 11.20.07 at 11:26 }

Türkiye’deki liberaller 1980′den sonra üniversitelerin işletme-iktisat bölümlerini bitiren naif gençlerden ve orta yaşlılardan oluşuyor çoğunlukla… Bu yüzden, heyacanlı ve hevesli liberallere tevazu tavsiye eden bu konuşma şaşırtıcı değil.

---

Önemli


Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayınlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı sağlayabilmek için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır.

***

Siz de düşüncelerinizi paylaşın: