Random header image... Refresh for more!

[Derkenar] Laiklik ve solda birlik

Sivas’ta basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelen DSP lideri Sezer, gazetecilerin sorularını cevaplamış:

Sezer, solda birlikle ilgili bir soru üzerine “Bir birlik yaptık, ağzımızın payını aldık milletten.” ifadesini kullandı. Artık ’solda birlik’ lafından bıktığını kaydeden Sezer, şöyle devam etti: “Bunu ilk defa Sivas’ta söylüyorum. Çünkü bütün enerjimizi, hiç çalışmayan, üretmeyen, yeni şeyler koymayanların heveslerini tatmin için ‘Ahmet, Mehmet bir araya gelecek mi? Şurada kim olacak?’a harcıyoruz solda. Hangi projelerle, hangi üretim projeleriyle Türkiye’yi kalkındıracağız? Laikliği korumak için, Atatürk Cumhuriyeti’ni daha ileriye taşımak için hangi atılımları gerçekleştireceğiz, bunu hiç konuşmuyoruz. Varsa yoksa Atatürk, laiklik, birlik. Olmuyor, olmadı. İşte 22 Temmuz’da yaptık. İnsanların karnı aç. Biz diyoruz ki ’senin karnın aç, ama boş ver, laikliği kurtar ve bize oy ver.”

6 comments

1 arif { 02.19.08 at 09:35 }

Aslında bir önceki yazıya gelen yorumlarda şekillenen, liberal, özgürlükçü bir sola ihtiyacın ortaya çıkacağı günlerdeyiz. Eski statükonun karşısında yer alan liberaller, AKP nin şekillendirdiği yeni statükoyuda kabul etmezler. Zira yeni statüko Türkiyenin bölgede ve dünyada daha aktif siyasi rol üstlenmesi temelinde kuruluyor. Liberaller içinse -Mehmet Altan ve onun çizgisi, ikinci cumhuriyetçi takım- Türkiyenin tuzu kuru bir Avrupa devleti olmasından ibaret. Yani bize ne Iraktan, bize ne Azerbayacan’dan. O yüzden Ermenistan sorununada bir Avrupalı gibi yaklaşırlar. Sabahtan akşama köylülere küfredelim.-Jakobenizm- Sonrada Köyceğizde bal dök yala köylerimiz var diye zevklenelim. Türkiye Atatürkün de hedefi olan, İnönücü-Kemalist anlayın- anlayışın örttüğü, bölge ve dünya siyasetinde aktif olma iddiasından vazgeçemez. Geçerse kendini inkar olur. İslam bu etkinin kaçınılmaz unsurudur ve laikçilikle ikame olmaz. Balkanlardan, Kafkaslara, Asyadan Afrika ve Ortadoğuya kadar etkisi ve ağırlığı olan bir ülkeyi içe kapatmak mümkün değil. Yada zorla mümkün.-Bu zorlamalarda özgürlükçülüğe ters, liberaller için kırk katır ile kırk satır hikayesi-. Bu nedenle liberaller yeni statükoyada karşı çıkacak ve belki yeni bir sol oluşuma destek verebilecek yakın zamanda. Peki toplumsal karşılığı olmayan liberaller neden bu kadar ses getiriyor. Medya ve akademik dünyada yerleri var. Netice; CHP ile olmuyor, AKP ile olmuyor kendi başına hiç olmuyor. Kemal Derviş’in görev süresi ne zaman bitiyor BM de acaba…

2 çuvaldız { 02.19.08 at 18:11 }

Hangi projelerle, hangi üretim projeleriyle Türkiye’yi kalkındıracağız? Laikliği korumak için, Atatürk Cumhuriyeti’ni daha ileriye taşımak için hangi atılımları gerçekleştireceğiz, bunu hiç konuşmuyoruz. Varsa yoksa Atatürk, laiklik, birlik. Olmuyor, olmadı. İşte 22 Temmuz’da yaptık. İnsanların karnı aç. Biz diyoruz ki ’senin karnın aç, ama boş ver, laikliği kurtar ve bize oy ver.”

Pazar akşamı Cevizkabuğu programında Timur Selçuk vardı ve aynen Sezer’in bu söylediklerine benzer laflar etti,onun fazladan söyledikleri;”bu insanların dini inancını,kültürünü,geçmişle bağlarını yok sayamazsınız” üzerine kuruluydu,kısaca halka yabancı,uzak artık sol olmayan bir parti,zihniyet eleştirisi yaptı.Baykam’ın varlığı aslında olmaması gereken “örnek” niteliğindeydi .-)

3 MrNo { 02.19.08 at 21:11 }

DSP türban yasası görüşülüyorken yanlış yerde durdu. Üniversitelerde örtünme serbestliğine evet demeliydi. Bu hep cepheleşmeyi kırardı, hem de DSP’ye oy kazandırabilirdi.

4 cAn { 02.19.08 at 21:25 }

İnsanımızın yalnızca karnı değil, kafası da aç..
Peygamber (sav) buyurdu: ”Açlık küfre yakındır” Ekonomisi bozuk bir insan yada toplumun önceliği din, ideoloji, laiklik falan olmaz.

İslam ülkeleri bilinçli bir cahilleştirme sürecinde, düşünce kalitesinden yoksun oldukları için maganda zihniyeti tepede laiklik,solda birleşme..vs gibi konularla yılları heba etti, aşağıdaysa bildik külhanbey kafası ile şiddet, hırsızlık, gasp..olarak tezahür etti.

Bir japon asla ”BEN” demez, ”BİZ” diyerek cümle kurar.Bu tipik bir Alman iş disiplinine benzer.Kollektif akıl ve ahlak şemsiyesi altında bugünkü Japonya :
1. Çalışanlara zayıflıklarının üstesinden gelmek için yardımcı olmak,
2. İnsanları suçlamadan sorunu çözmek
3. Sürekli gelişim içinde olmak,
4. İnsanı bütün olarak tanımak ve kabul etmek,
5. Karar alırken uzlaşmayı sağlamak, prensiplerine sıkı sıkıya bağlı olarak, temelini askeri endüstriden alan ve bugün karşımıza çıkan birçok Japon şirketi artık markadır.

Liderlerine ve birbirlerine inanmış dürüst insanların açlık sorunu olmaz. Açlık sorunu olmayanlar dünyanın ilk 500 üniversitelerinde ilk onlarda yer alırlar.
Yıllardır Türkiye insanın bağnaz laik-anti laik ve hırsızlar elinde zamanı, olması gereken zenginlikleri, enerjisi heba edilmektedir.

Politize bir hınç/kutuplaşma arzusu, toplum katmanlarını hızla sarmıştır. Sinsi ve planlı ”cahilleştirme” neticesinde gelen hızlı bir dejenerasyon, toplumun ruhsal çöküşünü hızlandırmaya yaramaktadır.

Oysaki Almanyadaki gurbetçi 32 milyar euroyu TC.hükümetinin emrine sunmaya hazır.Bu millet inanmak istiyor.Bu millet dini ve manaevi değerleriyle barışık dürüst ve ahlaklı bir lidere/ülkesine her şeyini verir ve kalkınma sorun bile olmaz.”BEN” yerine ”BİZ” demeyi öğrenir ve bozulmaya yüz tutan ahlakımızı yeniden inşa edebilirsek tabi.

5 Bigalıoğlu { 02.19.08 at 23:44 }

Rahşan’ın kuklası,herşeyin farkındaymış demek.
bu adamlar bu ülkeye zarar vermeye başladı artık.galiba bunun farkında değiller.

6 arif { 02.20.08 at 13:45 }

Belki bu başlıkta yorumlamak tam oturmaz ama, Türkiye ciddi bir kırılma yaşıyor yada yeniden tanımlanacak bir siyasi-vizyon belirliyor. Bu yeni vizyonda yada statükoda maalesef sola şimdilik hiç rol yok. AB taraftarı liberallerde denklem dışına çıkıyor. Yeni vizyon ABD ve kadim ortağı TSK ile, tarihin akışını doğru okuyan Erdoğan liderliğindeki AKP tarafından oluşturuluyor. Bu küresel boyutda bir yeni denge hali gibi görünüyor. Kosovanın ABD tarafından ilk tanınma jestini gösteren Türkiye hemen tanıyan ikinci ülke oluyor. -aylar öncesinden elçilik binası yapımına başlamış Türkiye- Türkiyenin bu yeni pozisyonu yüzyılda oluşabilecek bir şans. ABD Türkiyeye önemli ortak rolü veriyor. Ordu bu role hazır. Ve ilk kez halkın yüzde elli desteğine sahip-bu oran yüzde ellidörde çıkmış- seçilmiş iktidarda bu yeni dengeden yana. Bu yeni rolünde İslam ülkelerine sıcak görünmesi gereken Türkiyenin din ve dindarlarla daha barışık olması kaçınılmaz olurken; AB ile daha mesafeli bir tutum alması gerekecek. Kimi AB yanlısı liberallerin AKP ye tavır almasındada bu yeni pozisyon yatıyor olabilir. İnönücü Kemalizmde bu yeni oyunda tasfiye sürecine girebilir-zaten siyasi karşılığı yüzde birbuçuk-. Özetle solda yeni bir oluşum AB yanlısı liberallerle birlikte denenebilirsede, sol AB karşıtı tutumla bu olasılığı baştan zayıflatmıştı. Siyaset günlük atılan adımlarla bu kadar oluyor. Bütün bunları AKP mi planladı dersek elbetde değil, yalnız kervan yolda düzelir hesabı, talih bu kez Deli-dolu Kasımpaşalıya güldü. Pir Sultanın usludan yeğdir delimiz dediği bu olsa gerek. Mevla neylerse güzel eyler.

---

Önemli


Blog sahibinin yazı ve yorumlarının dışındaki tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayınlanmış olmaları, bu görüşleri blog sahibinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı sağlayabilmek için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır.

***

Siz de düşüncelerinizi paylaşın: