Arsiv - Kategoriye gore : "Teneffüs"



Kitap-Dergi & Teneffüs Suat Öztürk - 13 Mayıs 2007

Kitaplar ve alışveriş..

Önce kitap kurtlarına bir haber vereyim, sonra kitap alışverişi üzerine laflayayım biraz.

Kitapyurdu.com da sanal kitap fuarı var; süre 20 Mayıs’a kadar uzatılmış. Çok cazip indirimler sunan yayınevleri var. Duyurusunda “80′in üzerinde yayınevi 20.000′e yakın kitap ve %50 ye varan indirimler” diye spot var. İlgilenenler baksın derim.

Daha önce “Kitapsever olmak” başlıklı bir yazımda anlatmıştım; kitaplarla aram çok iyidir.

Peki kitaplarımı nasıl temin ediyorum?

Aslında internetten kitap almayı sevmem. Kitapçının rafları arasında, kitaplara dokunarak, sayfalarını karıştırarak, bazılarına hoş gelmeyen o “selülöz kokusu” eşliğinde dolaşmak ve seçmek daha çok hoşuma gidiyor.

Devamini Oku »

Popularity: 1% [?]

Teneffüs Suat Öztürk - 22 Nisan 2007

Faust ve Mephisto [Yeniden]

Johann Wolfgang von Goethe (1749 - 1832)Geçen yıl haziran ayında bir yazımda Goethe’den ve eseri Faust’tan bahsetmiştim. O zaman durduk yere konu etmeme vesile,  büyük oğlumun Faust’un Almanca nüshasını kütüphanemden eline geçirip  karalaması ve tanınmaz hale getirmeseydi.

Tevafuk; bu sabah da daha önce hırpalanan nüshayı bu kez küçük oğlum eline almış, aynı işlemleri yapıyordu..

Bu tevafuk vesilesiyle son günlerde yaşanan olayların kasvetine pazar günü bir Goethe yazısı ile ara verelim diyor ve o yazımı buraya alıyorum:

***

Goethe‘nin Faust‘unu okudunuz mu bilmiyorum.  Faust, Goethe’nin en önemli iki eserinden birisidir. Yazılması 62 yıl süren Faust, sadece Goethe’nın değil, dünya edebiyatının da en önemli klasiklerindendir. Faust, çağının bütün bilimlerini öğrenmeye çalışan, büyücülüğe meraklı, gezgin, bilgi ihtirası içinde kıvranan, karamsar bir kişidir. Mutluluğu aramakta ama bir türlü bulamamanın acısıyla kıvranmaktadır. Mephisto ise şeytanı temsil eder. Faust’un bu durumunu fırsat bilip onu kolayca baştan çıkarabileceğini, istediklerini yaptırabileceğini düşünür.

Devamini Oku »

Popularity: 19% [?]

Teneffüs Suat Öztürk - 08 Nisan 2007

Cahit Koytak ile Wittgenstein’i anlamak..

Bazen eski dergilerimi karıştırırım. Türk Edebiyati’nın Ekim 2006 sayısı geçti elime bu sabah. Cahit Koytak’ı bilenler bilir. Çok beğendiğim, okurken beni alıp götüren  bir şairdir; filozof tarafı da yansır şiirlerine.

Odalar dolusu kitap / bunca basılı kağıt / akıl ve selüloz karışımı / hamurdan yoğrulmuş kafalarımız; mezarlarınıza kapanmış konuşuyorsunuz / vıdı vıdı konuşacaksınız  […]

Vıdı vıdı vıdı vıdı.. / Bunca sözü nereden buluyorsunuz? / ne kadar çok şey istiyorsunuz / ne kadar çok şey biliyorsunuz / mezar taşlarından, kitabelerden çok…

Ayıp, ayıp!… / Tanrı konuşmak için/ sizin susmanızı bekliyor.

gibi şiiri birbirininden enfes şiirler.

O zaman görmemiştim galiba. Koytak o sayıda  Wittgenstein’dan bahisle  “Viyanalı Ermişin İtirafları”  başlığı ile enfes bir şiir yazmış. Şiir diliyle Wittgenstein’ın dünyasına girmeye çalışıyor. Wittgenstein’ın dünyasına girebilmek? Bunu benim gibi sıradan insanlar için namümkün görürdüm, sebebini “Felsefî Soruşturmalar”ı okuyanlar bilir. Metin Bey “Tractatus’tan Felsefi Soruşturmalar’a attığı adımla beynimizi salatalık turşusuna çevirmiş olan büyük Wittgenstein Bey” diye bahsettiği zaman abarttığını düşünenler  olmuştur belki ama gerçekten bu ifade abartı değil.

Lakin, Koytak’ın  “Tractatus Logico Poeticus”  altbaşlıklı şiirini  okuyunca yanıldığımı anladım.  Koytak’ın açtığı kapıdan  Wittgenstein’ın dünyasına zorlanarak da olsa girmek mümkün. Bir şiirle mi? Evet; neden olmasın?

Buyrun; pazar keyfi - ya da ızdırabı-  niyetine şiirin bazı bölümlerini paylaşayım:

Devamini Oku »

Popularity: 18% [?]