Arsiv - Kategoriye gore : "Kitap-Dergi"



Kitap-Dergi & Teneffüs Suat Öztürk - 13 Mayıs 2007

Kitaplar ve alışveriş..

Önce kitap kurtlarına bir haber vereyim, sonra kitap alışverişi üzerine laflayayım biraz.

Kitapyurdu.com da sanal kitap fuarı var; süre 20 Mayıs’a kadar uzatılmış. Çok cazip indirimler sunan yayınevleri var. Duyurusunda “80′in üzerinde yayınevi 20.000′e yakın kitap ve %50 ye varan indirimler” diye spot var. İlgilenenler baksın derim.

Daha önce “Kitapsever olmak” başlıklı bir yazımda anlatmıştım; kitaplarla aram çok iyidir.

Peki kitaplarımı nasıl temin ediyorum?

Aslında internetten kitap almayı sevmem. Kitapçının rafları arasında, kitaplara dokunarak, sayfalarını karıştırarak, bazılarına hoş gelmeyen o “selülöz kokusu” eşliğinde dolaşmak ve seçmek daha çok hoşuma gidiyor.

Devamini Oku »

Popularity: 1% [?]

Tarih & Kitap-Dergi Suat Öztürk - 09 Nisan 2007

Küller Altında Yakın Tarih

[ 8 Nisan 2007 tarihinde “Gelibolu’yu Anlamak” sitesinde yayınladı. ]

Yakın tarihin en yanlış bilindiği ülkelerden biri olduğumuz gerçek mi? Evet, maalesef. Sanırım bunun sebebi  E.Renan’ın “Millet nedir?”de “Tarihin yanlış yazılması, millet olmanın ayrılmaz bir parçasıdır” dediği paradigmada gizli. İmparatorluktan ulus devlete büzülen bir millete uydurulan elbise bu adeta.
 
“Tarihi doğru okumalıyız” deriz. “Nasıl?”ı konusunda çoğu kez çuvallasak da tarih okumanın  “ihtiyaç” olması hasebiyle bir biçimde tarih okuyoruz. Daha önce “Tarihi Doğru Okumak” başlıklı bir yazımda da değinmiştim;  mutlak nesnel bir tarih okuması tabiatı itibarı ile mümkün değil ama en azından bu nesnelliğe yakın bir noktayı yakalamaya çaba gösterebiliriz.

Devamini Oku »

Popularity: 20% [?]

Kitap-Dergi & Düşünce & İslam Suat Öztürk - 18 Mart 2007

Üç Muhammed..

expositions.bnf.frÇok yerde rastlamışsınızdır muhakkak; Hz.Peygamber(s)’in mesajından fazla hırkası ile, ahlakından fazla sakalı ile ilgilenen müslümanların varlığına..

Geleneğimizin aşırı yüceltmeci bir Peygamber tasavvuru var. Hz.Peygamber’den bahsederken; onun mesajı, getirdiği ahlaki ilkeleri, ibadetlerinin ruhu gözardı ediliyor, kullandığı eşyalar, uğradığı yerler, giydiği elbiseler, mesajından “daha önemli”ymiş gibi davranılıyor.

İslam’ın ahlak ve ahkâm boyutunun birleştirilerek dengeli bir “müslüman” örneği olmak varken ya ahkâmda takılıp ahlakı gözardı etmek ya da ahlakı yeterli bulup ahkâmdan yüz çevirmek sıkça görülen bir davranış biçimi. Aynı biçimde; Hz.Peygamber’i aşırı yücelterek örnek alınması imkansız bir hale getirmek ya da tamamen salt mesaj taşıyan “postacı”ya indirgemek de yine bir başka denge eksikliği örneği.

Devamini Oku »

Popularity: 34% [?]

Kitap-Dergi Suat Öztürk - 23 Şubat 2007

“Türk Edebiyatı” 35 yaşında..

Abone olduğum ilk, tek ve muhtemelen son edebiyat dergisi olan “Türk Edebiyatı” 35. yılına ve 400. sayısına ulaşmış. Bir edebiyat dergisi için göz kamaştırıcı bir başarı. Daha nice yıllara inşaallah.

Edebiyatla aram çok iyi değil. Şiiri severim ama mesela küçüklüğümden  beri roman-hikaye okuyamıyorum. Başkalarının kurgularını okumak suretiyle vaktim çalınıyormuş hissine kapılıyorum. Bu çok yanlış elbet, bunun farkındayım ama öyle malesef. Yazılarımda edebî bir yön olmamasının nedeni de bu sanırım. Denemeleri çok severim yalnız; bunun da  felsefeye ilgi duymamla yakından ilgisi var muhtemelen.

Devamini Oku »

Popularity: 25% [?]

Kitap-Dergi & Toplum Suat Öztürk - 31 Ocak 2007

İyi bir kitap..

Aklımda sizlere tanıtmak istediğim bir kitap vardı. Bu, Robert B.Downs’un yazıp rahmetli Erol Güngör’ün çevirdiği ve önsöz yazdığı “Dünyayı Değiştiren Kitaplar” adlı bir eser.

“Vardı” diyorum çünkü site müdavimlerimizden Değerli Hanımefendi Ayşenur Bulut’un Uıportal‘daki köşesinde bu kitabı tanıttığını gördüm bugün. Güzel bir tanıtım yapmış Ayşenur Hanım, aslında ekleyecek çok birşeyim yok ama ben de kitap ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum.

Malum, ülkemizde birçok şeyin hakîkisi olmuyor maalesef. “Gibi” yapmak en önemli özelliklerimizen birisi olmuş;  bu ideoloji taklitlerimizden  moda takibimize kadar pek çok şeyi sarmış durumda. Bunun sebeplerine pek çok yazıda zaten değiniyorum o yüzden girmeyeceğim, fakat konu “okumak” olunca bu “gibi” yapmanın diğer tahribatları da beslediğini iyi düşünmek gerekiyor.

Doğu’yu ve medeniyetimizi tanımıyoruz, tanımak istemiyoruz, redd-i miras yapmakla geçmişimizden kurtulacağımızı sanıyoruz; maalesef modernleşme projesinin  temel paradigması da bu zaten.

Peki yüzümüzü döndüğümüz Batı’yı ne kadar tanıyoruz? Kuşkusuz bu sorunun cevabı da hiç iç açıcı değil.

Bahsekonu kitap Dünya tarihine yön vermiş 16 büyük eserin bir kritiğini yapıyor  ve nasıl bir etkide bulunduklarını  özetliyor. Tabi burda seçilen eserler subjektif bir bakışla ele alınmış. Ve din edebiyat ve felsefe alanındaki eserler kapsamdışı bırakılarak fen bilimleri ve sosyal bilimlerde yazılmış eserler üzerinde durulmuş.

Devamini Oku »

Popularity: 38% [?]

Kitap-Dergi & Toplum & Düşünce Suat Öztürk - 16 Ocak 2007

“Kürt Sorunu” ve İyi bir Kitap

13-14 Ocak’ta Ankara’da  “Kürt Sorunu” bağlamında “Türkiye Barışını Arıyor” konferansı yapıldı.

Türköne’nin yazısından öğrendiğime göre konferansta duvarda üç afiş varmış. Oldukça önemli ve meselenin çözüme dair başlangıç noktasını oluşturması gereken ibareler şöyle:

  • Her türlü şiddet ve ayrımcılığı reddetmek.
  • Çözümü Türkiye’nin iç dinamiklerinde aramak.
  • Yaşananların herkesin ortak acısı olduğu gerçeğinden hareket etmek.

Mümtaz’er Türköne’in “Birincisi şiddeti mahkûm edip, kavgasız-gürültüsüz çözümlerin önünü açarken, etnik ayrımı reddetmek iradesi gösteriyor. İkincisi, “dış mihrak” yerine Türkiye’nin içinden çıkacak irade ve inisiyatifleri koyuyor; sonuncusu da geçmişte yaşanan “ortak” acılara saygıyı ve empatiyi vurguluyor.” dediği bu üç ibare aslında önümüzdeki süreçte her aklı başında insanın bu meseleye bakması gerektiği pencereyi sunuyor.

Türköne’nin yazısında çok iyi bir tespit var:

Devamini Oku »

Popularity: 25% [?]

Kitap-Dergi & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk - 08 Ocak 2007

Nutuk’un Şifresi (!)

Hemen her haftasonu olduğu gibi kitapçımın raflarına dalmışken  gözüme bir kitap çarptı. Adı “Nutuk’taki Gizli Hitabe 19 Rakamının Yeni Sırları”

Ayaküstü, arka kapağından başlayarak şöyle bir baktım. Kitabı Muammer Yüksel – Erhan Kızıltan yazmış. İç sayfada yazarların ikisinin de tıp eğitimi aldığı yazıyor. Birisinin -ismini şimdi hatırlayamadım- yayımlanmış öyküleri de varmış.

Yazarların iddiasına göre  Nutuk’ta bir takım şifreler varmış. Ve yine kendi ifadelerine göre Atatürk’ün bütün hayatına egemen olan 19 rakamı ile bilinen bağlantıların ötesinde daha şaşırtıcı ve gizemli sonuçlara ulaşmışlar. Ayrıca 19 rakamının değişik bir şekilde taranmasıyla ortaya gizli bir “Gençliğe Hitabe”, bunun yanı sıra da yakın geleceğimizi ilgilendiren önemli tarihler çıkmış.(!)

Kitabın arka kapağında aynen şunlar yazıyor:

Devamini Oku »

Popularity: 31% [?]

Kitap-Dergi & Düşünce Suat Öztürk - 15 Kasım 2006

Kitapsever olmak..

Kitap okumayı sever misiniz?

Şüphesiz bu tür platformları takip edenler bu soruya “evet” cevabı vereceklerdir.

Kitap okumak bazılarımız için “yaşam biçimi” haline bile gelmiştir.

Ben okumayı çok severim. Bunu eskiden, yani ortaokul yıllarımda çok abarttığım da olurdu; şehir içinde bir yerden bir yere giderken tabelaları, herhangi bir yere serilmiş veya fırından aldığım ekmeğin sarıldığı eski gazeteleri okumaya çalışmak gibi.

Haliyle iyi kitap okuyucularının iyi de bir kütüphanesi olur.

Kitaplarım benim için çok kıymetlidir. Hayatımın bir çok alanında “dağınık” olmama rağmen kitaplarım sözkonusu olduğunda onları tasnif edişimden, notlar çıkarışıma, satıraltlarını çizişimden, ayraçlar koyuşuma kadar sistematik bir titizliğe sahibimdir.

Yine olağanüstü cömert bir yapıya sahip olmama rağmen kitaplarım sözkonusu olduğunda son derece cimri bir hale bürünüyorum. Bu huyuma kızıyorum birazda ama elimde olan birşey de değil. Kitaplarımı ödünç veremiyorum; bu, “geri gelmeme” gibi oldukça klasik bir nedene de dayanmıyor.

Devamini Oku »

Popularity: 12% [?]

Kitap-Dergi Suat Öztürk - 12 Kasım 2006

Yeni bir site: Kitap Blog

Kitap okumayı ciddiye alanlara seçimlerinde yardımcı olma amacıyla güzel bir site daha açıldı. Adı: Kitapblog.

Enes Bey bana kitapblog adlı bir site kurduğunu söyleyip ” burada okuduğumuz kitapların tanıtımını/eleştirisini birkaç arkadaş beraberce yapmalım” teklifini getirdiği zaman onca yoğunluğuma rağmen hiç düşünmeden kabul ettim.

Okumayı sevenler bilir; kitap dünyası apayrı bir dünyadır.

Ve bu dünya gün geçtikçe büyüyor; yayınevi ve yazar sayısı ile birlikte yayımlanan kitap sayısı da giderek artıyor. Bu şüphesiz çok güzel bir şey. Tabii bu arada kitaplar çoğaldıkça haliyle seçmek de zorlaşıyor ve kitap kritiği çok önemli hale geliyor. İşte kitapblog ve benzeri siteler ya da gazetelerin kitap ekleri tam burada devreye giriyor.

Devamini Oku »

Popularity: 5% [?]

Kitap-Dergi & İslam Suat Öztürk - 06 Kasım 2006

A’mâk-ı Hayâl

A’mâk-ı Hayâl’ i okudunuz mu?

Filibeli Ahmet Hilmi ‘nin muhteşem bir eseridir. Bir felsefî hikayeler dizisi diyebileceğimiz A’mâk-ı Hayâl, iyi bir eğitim görmüş, düşünen, arayan, gerçeğe susamış bir genç olan Raci adlı roman kahramanının şahsında bir mürîdin ’seyr-i sülûk’unu anlatır. Raci, Aynalı Dede lakablı, meczup görünümüne karşın kemal ve irfan sahibi bir rehberin manevi terbiyesi altında, gönül aleminin derinliklerine yaptığı yolculuklar neticesinde, alemde Allah’tan başka bir varlık olmadığını, bu alemin Allah’ın sıfatlarının tecellisi olduğunu anlar. (Tasavvufun bir yorumu) İnsan alemin özü, özeti, meyvasıdır. Alemin yaratılış amacıdır, Rabbinin halifesidir. Alemdeki her varlık, Allah’ın bir adının, bir sıfatının tezahürü iken, varlıkların sonu olan insan, Allah’ın tüm sıfatlarının tecellisine mazhardır.

Filibeli Ahmet Hilmi kitabın(1) girişinde “birkaç söz” başlığı altında şunları yazar :

Devamini Oku »

Popularity: 6% [?]

Tarih & Kitap-Dergi Suat Öztürk - 28 Ekim 2006

Abdülhamid Han ve Şerif Hüseyin

Sultan II. AbdülhamidGeçtiğimiz Pazar günü, araştırmacı-yazar Mustafa Armağan‘ın yeni kitabı “Abdülhamd’in Kurtlarla Dansı nı okudum. Kitap çeşitli makalelerden oluşuyor. Okuyunca zaten bildiğim Abdülhamid Han’ın devlet adamlığını, ince siyasi zekasını bir kez daha satıraralarından hayranlıkla seyretmiş oldum ve Sultan’ı rahmetle, şükranla yadettim. Çok ilginç ve ilk kez okuduğum birçok anektod var kitapta. Kitabı okumanızı kesinlikle önerdiğimi söylemeye gerek yok herhalde. Kitap birçok yönden Abdulhamid Han döneminin fotoğrafını çekmiş. Ben kitaptaki 46 başlıktan, birisi bilinen, diğeri sanıyorum pek bilinmeyen dikkat çekici olduğunu düşündüğüm iki konuyu paylaşmak istiyorum.

Bunlardan bilinen olanı Mekke Şerifi Hüseyin ile Sultan Abdulhamid arasındaki ilginç ilişki, diğeri ise Şerif Hüseyin’in Kıbrıs’ta geçirdiği “sürgün emeklilik” yıllarıyla ilgili, KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Prof.Nevzat Yalçıntaş’a anlattığı hatırası.

Şerif Hüseyin Arap ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmasında önemli bir rol oynamış bir isimdir. İsmindeki “Şerif” Peygamberimizin (sav) soyundan geldiğini gösterir. Aynı zamanda Şerif Hüseyin Fatımî hanedenının da torunudur. Bu özellikleri, onun Arap dünyasında karizmatik bir kişiliği olmasına yol açar.

Devamini Oku »

Popularity: 10% [?]

Güncel & Kitap-Dergi Suat Öztürk - 08 Ekim 2006

“Türk Solu” ve saçmalardan seçmeler..

Dün e-postama Türk Solu gazetesinin bülteni düştü. “Türk Solu gazetesi ile senin ne işin var?” ya da “Nereden bulmuşlar seni?” diyebilirsiniz. Hemen açıklayayım; Bir süre önce turksolu.org.un e-posta listesine, “acaba neler saçmalıyorlar?” diye kayıtlı olduğum için geliyor bu bülten.

Bülten vasıtası ile yönlendiğim sitede İzmir Marşı eşliğinde biraz gezinti yaptım. Oradan çeşitli bölümler aktarayım sizlere. Ve “acaba neler saçmalıyorlar?” merakımdaki keskin tavrımın ne kadar haklı olduğunu siz de görmüş olun.

Mesela Kuzey Fırat’ın “İsmailağa, Patrikhaneyi korumak için kurulan Rum kökenli tarikat” başlıklı yazısının spotu:

İsmailağa tarikatının Patrikhanenin etrafına yerleştirilmesinin nedeni Şeriatçıların söylediği gibi değildir. Türkiye’yi Patrikhanenin faaliyetlerinden korumak amacıyla değil, Patrikhaneyi Atatürkçülerden, Müslüman Türk Milletinden korumak için oraya yerleştirilmiştir.

Şeriatçıların etkinliğinin arttığı dönemlerde, Patrikhanenin de etkinliğinin artması bu yüzden bir tesadüf sayılmamalıdır. Şeriatçılar, özellikle İsmailağa tarikatı güçlendikçe, Fener Rum Patrikhanesi de kendini daha fazla güvende hissetmiş ve hareketlerinde pervasızlaşmıştır. Devamini Oku »

Popularity: 18% [?]

Kitap-Dergi & Bir Soru Bir Cevap Suat Öztürk - 25 Eylül 2006

Bir Soru.. Bir cevap..

Batı modernleşmesiyle yüzleşen ve bu yüzleşmeden yenik ve mahcup çıkan bir Doğu var karşımızda. Bugün de ülkesi popüler kültür tarafından istila edilmiş durumda. Ben “sosyal nihilist” demeyi tercih ediyorum, bir kötümserlik havası var sanki. Bu açıdan baktığımızda bu hava biraz yersiz mi sizce? Güloya’nın trajedisi ile Aytunç’un geleceği arayışı arasında nerede durulacak sizce? Güloya’nın yolculuğu imkanlı duruyor mu? (*)

Mahcup; çünkü kendi paradigmasını sistemleştiremedi; sistemleştiremediği için ne kendisi hayrını görebildi, ne de deyiş yerindeyse “ihraç” edebildi; ama her şeye karşın henüz “yenik” değil, hayır. Yine Ruslardan bir alıntı: Küçük Kaynarca Antlaşması’yla sonuçlanan (ve Kırım’ı kaybettiğimiz) 1768-1774 Rus-Türk savaşının muzaffer kumandanı General Aleksandr Suvarov’un bir sözü var: “Bir savaş ancak son asker de gömüldüğü zaman bitmiş sayılır.” Bence bizim meselemiz, tepe sersemi olmamız. Kör dövüşü şeklinde, ilkel bir savunma yapıyoruz. Nihilistliğimiz, şaşkınlığımızdan olmalı derim. Medeniyetin fert başına düşen enerji harcamasıyla ölçüldüğü bir anlayışı benimsemek şöyle dursun, ciddiye almak nasıl mümkün olabilir? Bin yıl ömür biçilen kapalı bir biyosistem olan bu gezegende medeniyet ölçüsü olarak sunulan üretim/tüketim endeksleri nasıl ciddiye alınır, yetmez önünde ezilinir? Edep dışı bir tüketim furyasının insanlar şöyle dursun Caretta Caretta kaplumbağalarını bile yerlerinden eden bir medeniyetin “uygar”lığından söz edilebilir mi? İkinci Dünya Savaşı dün gibi, film, kitap vs. vs. arşivleri elimizin altındayken, Afganistan’a çarparım, İran’ı tepelerim türünden ilkellik, kabalık, zorbalık karşısında alınacak tavrı belirlemek bu kadar zor olabilir mi? Devamini Oku »

Popularity: 9% [?]

Kitap-Dergi & İslam Suat Öztürk - 24 Ağustos 2006

Hayy Bin Yakzan(*)

“Hayy Bin Yakzan” İbn-i Tufeyl’ in felsefi romanının adı. 1106 yılında Gırnata’da doğan İbn-i Tufeyl İslam düşünce tarihinde İşraki bir filozof olarak kabul edilir. “Uyanık’ın oğlu Diri” anlamına gelen “Hayy bin Yakzan” ıssız bir adada tek başına büyüyen Hayy’ ın kendi kişisel tecrübeleriyle Hakikat’i arama çabasının kelimelere dökülmüş halidir. Hayy, tabiatla baş başa, tüm dış etkilerden her türlü insani ve İlahi öğretiden uzak biçimde çevresine bakarak, Hakikat’in bilgisini ve varlığın sırrını keşfeder. İbn-i Tufeyl bu eseri yazmasına sebep olarak “İslam felsefesi önderlerinden İbn-i Sina’ nın Hikmeti Meşriki adlı eserinde dile getirdiği bazı sırların açıklanmasının kendisinden istenmesini” gösterir ve şöyle der :

İstediğin bilgileri Hayy bin Yakzan adını verdiğim bir hikaye aracılığı ile iletmeye çalışacağım. İbn-i Sina’nın insanları yola getirmek için isteklendiren, özendiren, akıl ve zeka sahiplerine ibret veren Hayy bin Yakzan ile Salaman ve Absal adlı mesellerinden ilham alarak kurduğum bu hikayeyi iyi izlersen Yakzan oğlu Hayy ile birlikte istediğin gerçeklere ulaşabilirsin. Devamini Oku »

Popularity: 10% [?]

Kitap-Dergi Suat Öztürk - 24 Temmuz 2006

‘Tarih ve Düşünce’ den kesitler

Sürekli takip ettiğim dergiler arasında özel bir yeri olan Tarih ve Düşünce’nin(1) Haziran 2006 sayısına, biraz benim ihmalim, birazda dağıtımdaki aksamalardan dolayı yeni ulaşabildim.

Her sayısında birbirinden anlamlı dosyalarla okuyucusunun karşısına çıkan Tarih ve Düşünce’nin bu sayısında da yine çok güzel yazılar var.

Kapak konusu, Dücane Cündioğlu’nun, Cemil Meriç’in ‘Bu Ülke’sine alınmayıp sansürlenen bölümlerini konu edinen uzun makalesi. Cündioğlu yazısında Cemil Meriç’in Ziya Gökalp’in “Türkoloji” serüveni üzerine eleştirilerini yazdığı ama kendisinin tabiriyle “çıkart dediler çıkarttım” dediği “Turan’a kaçış” bölümünden bahsediyor.

Cemil Meriç okurlarının bildiği gibi “Bu Ülke” de Cemil Meriç beş “kaçış” dan bahseder: Devamini Oku »

Popularity: 7% [?]

Next Page »