Gel de işin içinden çık..
Karışık bir mesele var. Kaçırılan 8 asker ve sonrasında olanlar ile ilgili.
Birkaç kez konuyu yazmaya kalktım, mahiyetini bilemediğim için işin içinden çıkamadım ve yazmadım. Dün de 8 askerin tutuklandığı haberi geldi, iş tam arap saçına döndü.
Hayatında silah görmemiş gençlerin bir kaç aylık eğitimle asimetrik savaşa gönderilmesine hep karşı çıkmış, militarizmin tüm tonlarından iğrenen birisi olarak, Bakan Şahin’in askerler için -haklarında o zaman bir suçlama olmadığı halde- “kurtulmuş olmalarından fazla bir sevinç duymadım” demesini dehşetle izlemiştim.
Bunun şokunu üstümden atamamışken, askerlerin Van Askeri Savcılığı tarafından “Suçun vasıf ve mahiyeti askeri disiplini aşırı derecede sarsmış olması, büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlendiğini gösteren kuvvetli delilerin bulunması ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek” suç ve gerekçeleriyle tutuklanma talebiyle Askeri Mahkeme’ye sevk edildiklerini ve ardından da tutuklandıklarını öğrendim, tam abondone oldum.
Kasım 12, 2007 15 Comments
Sîretler ve Sûretler
[11 Kasım 2007 tarihinde Gelibolu'yu Anlamak sitesinde yayınlandı.]
‘Sîretler ve Sûretler‘i bu yılın başında hediye olarak aldığımda, kısa bir göz gezdirme dışında uzunca bir müddet tekrar elime alamamıştım; ta ki geçtiğimiz hafta sonu okuyana kadar.
‘Sîretler ve Sûretler’ Beşir Ayvazoğlu‘nun tanıdığı insanları anlattığı bir biyografi-deneme kitabı. Ayvazoğlu’nun başta Aksiyon olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan bazı yazılarının bir araya gelmesinden oluşturulmuş.
Benzeri bir kitabı olan ‘Defterimde 40 Suret‘te ne güzel söylemiş “insanlar” için: “Eskiden, insan için âlem-i sugra, yani küçük âlem derlermiş, ne kadar doğru. Bana sorarsanız, her insan ayrı bir âleme açılan bir kapı; o kapıdan içeri girdikten sonra, labirentlerinde kaybolmak işten bile değil, Freud’ların mroydların başlarına gelen nedir? Sıradan zannettiğimiz insanların bile uçsuz bucaksız iç dünyaları varsa, bilim, sanat ve hareket adamlarının dünyalarının büyüklüğünü varın siz hesap edin. Doğru söylüyorum, onları derinliğine anlamaya çalışmak, galaksiler arası yolculuğa çıkmak gibi bir şey olmalı.”
“Bunların tarihle ne alakası var?” denebilir. İçinde yaşadığımız zaman, ‘an’ itibarı ile evet, tarih değildir ama bir tarihi oluşturacak unsurlardır gözümüzün önünde yaşananlar. Bir müddet sonra da zaten tarihin kendisi olacaktır.
Kasım 12, 2007 6 Comments




