Random header image... Refresh for more!

Posts from — Ekim 2007

Feraset..

Palas pandaras savaşa doğru gidiyoruz.

Bu sadece PKK’ya karşı açılmış bir savaş değil. Hala öyle düşünenler varsa fena halde yanılıyorlar. Şu an sınırda 100.000 kişilik ordu harekete hazır vaziyette bekliyor. Sürekli de takviye kuvvetlerle bu sayı artıyor.

Benim endişem savaşta uğranacak zaiyat endişesinden çok daha fazla. Türk ordusu -ABD’nin müdahil olmayacağını varsayarsak- kısa bir süre içine, ağır kayıplar pahasına da olsa Musul’a ulaşıp orayı zaptedebilecek bir donanıma sahip.

Benim endişem sonrası. Ya sonra ne olacak? İkinci bir Kıbrıs vak’ası yaşama riskimiz nedir? Kaç yıla, kaç milyar dolara maloldu bize Kıbrıs, hesaplayabilen var mı? Halen neye maloluyor? En haklı olduğumuz konuda bizi haksız hale düşürmedi mi?

Sonra bunun iç yansımaları ne olacak? Orayı işgal ederken kıyacağımız canlar ne olacak? Bu gerginlikle ülkede ateşlenecek en küçük bir fitil nasıl bir kardeş kavgasına döner bunu hesaplayabilen var mı? Zaten toplum belli mekanizmalarla habire gerdirildi, koyu bir militarist hava her yeri kapladı. Bursa’da bir Mardinli’nin dükkanını yağmalamıştı birkaç gün önce, adamcağız “seksen iki yıldır burada oturuyor ve çalışıyoruz” diye ağlamıştı. Muğla’da iki tinerci bir gence saldırmış “Kürtler yaptı” diye söylentisi yayılmış kahvehaneler basılmış, bıçaklananlar olmuştu. Bazı yerlerde doğu’ya giden otobüsler taşlanmış, doğulu vatandaşların takıldığı kahvehanelerde bayrak kontrolü yapılıyormuş.

[Read more →]

Ekim 31, 2007   9 Comments

Son Kartlar..

Son derece ciddi bir savaş atmosferindeyiz. Durum giderek geri dönülmez bir noktaya geliyor.

Şu yazımda büyük resme dair birşeyler söylemiş, PKK terörünün bir atlama taşı olarak kullanıldığını, asıl amacın K.Irak’ta bağımsız bir Kürt Devleti kurulmasını engellemek olduğuna değinmiş ve “bazı yorumlarda Barzani’nin de olan biteni doğru okuduğu, hedef tahtasında kendisinin olduğunu bildiği ve tepkilerinin de bu sebeple olduğu öne sürülüyor.” demiştim.

Barzani’nin Hasan Cemal’e verdiği röportaj bunu doğrular nitelikte. “Beni yok etmek çözüm mü olacak? Sorunlar bitecek mi?” diyen Barzani, hedefin kendisinin olduğunun bilincinde olduğunu göstermiş.

[Read more →]

Ekim 30, 2007   13 Comments

Sessizlikten Bir Ses (*)

Sessizce yasımızı tutamadan, sessizce dualarımızı edemeden siyasi sloganlarınız, intikam isteyen çığlıklarınız, düşmanlığı artıracak ölçüsüz tepkilerinizle yine hamasetin, siyasetin dibine vurdunuz!

Yas tutmayı, vakur durmayı, itidali elden bırakmamayı, sağduyulu davranmayı yine beceremediniz!

Size inanmıyoruz!

Onları gerçekten sevseydiniz, hamaset dolu cümleleriniz samimi olsaydı önce 19 yaşında gençlerin 3 aylık eğitimlerle çatışmalara gönderilmelerine isyan ederdiniz

Onları gerçekten düşünseydiniz, onları hayatlarına gerçekten kıymet verseydiniz bütçeden aslan payını alan silahlı kuvvetlerin bir ay içinde bu kadar büyük kayıplar vermesini sorgular, bu kayıplar için üzerlerine vazife olmayan her konuda açıklama yapan askeri yetkililerden acılı aileler adına hesap sorma cesaretini gösterirdiniz!

[Read more →]

Ekim 29, 2007   5 Comments

Ayrılıkçılık

resim5.jpgŞu başlıkta “Rumuzyok” rumuzu ile yazan bir yorumcu şöyle bir soru sormuştu:

Türkiye Kürtleri’nin Türkiye’den ayrılma hakları var mıdır, yok mudur sizce? Varsalım ki bir parti çıkıp dedi ki, biz bağımsız Kürdistan istiyoruz, kendi yolumuzu kendimiz çizmek istiyoruz? Tepkiniz ne olurdu? Prensipte ne cevap verirdiniz. Ayrılığın getireceği sorunları düşünmeden cevap vermenizi rica ediyorum.

Bu soruya yorumun altında çeşitli cevaplar geldi. Ben de ancak vakit bulabildim ve buradan birşeyler söyleyeyim dedim.

Soru teorik bir soru. Bu sebeple prensipte benim gibi devlete bir kutsiyet atfetmeyen, bireyin devlet için değil, devletin birey için olduğunu düşünen kişiler için cevap kolay. Bu anlamda ‘Devlet’i “bir arada yaşayan insanların, haklarını teminat altına alma amacıyla tesis ettikleri kurum” (*) olarak görenler bir halkın kendi geleceklerini kendilerinin tayin etmelerinden daha doğal birşey olmadığını da kabul etmeli.

Peki Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı topraklarda böyle bir istek var mı?

[Read more →]

Ekim 27, 2007   34 Comments

Ormanı Görmek

Aslında bu satırları şuraya yorum olarak yazmaya başladım ama uzayınca yazı olarak gireyim dedim.

PKK terörürün azması, aniden beliren savaş tamtamları tam olarak ne anlama geliyor?

Bu konuda kafamdaki resim yavaş yavaş tamamlandı sayılır. Küresel boyutunu da oturtabilirsem daha geniş bir yazı haline getirebilirim, ama zor görünüyor, çünkü boyumu hayli aşan bir analiz olur bu. (Bu konuda -her ne kadar çok katılmasam da- Mahir Kaynak’ın şu görüşleri farklı bir bakış açısı olarak fikir verebilir.)

Ben son yükselen saldırıların hem iç hem de dış dinamikler açısından bilindiğini, izlendiğini ve kullanıldığını düşünüyorum.

Bu, belli bir planın hazırlanıp uygulamaya konması demek anlamına gelmeyebilir. Zaten halihazırda savaşan bir düşman var, sadece ‘kör gözüne parmağım’ onun üstüne gitmek bile terörü yükseltmeye yarayabilir.

Geriye bunun üzerinden uygulanacak senaryolar kalır.

[Read more →]

Ekim 26, 2007   4 Comments

Politik fantezi

Emre Aköz birkaç gün önce bir politik fantezi dillendirmişti. Özetle şu: Kuzey Irak’taki Kürt oluşumunun Türkiye’ye bağlanması. Ama bir işgal ile falan değil, tam tersine bir barış ve kardeşlik süreci ile menfaat ekseninde işleyecek bir süreçle.

Aköz bunu söylüyor fakat bu politik fantezi aslında yeni birşey değil. Rahmetli Özal’ın da bu fikirde olduğu, Körfez Savaşına bu ümitle girdiği bilinen bir şey.

Aköz’ün gerekçesi mantıklı; sınırları, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, başta İngiltere olmak üzere, Batı ülkeleri tarafından adeta cetvelle çizilerek oluşturulan bir Irak var ve bu Irak’ın artık dikiş tutması çok mümkün değil gibi.

Ayrıca bilindiği gibi Misak-ı Milli sınırları içinde Musul’da var. Savaş sonrası çizilen sınırlarla aynı soy ve dine mensup halklar, kardeş olan, akraba olan insanlar birbirinden ayrılmadı mı?

[Read more →]

Ekim 24, 2007   22 Comments

Referandumun sonuçları

Terör bütün gündemi allak bullak etti ve pazar günü yapılan referandumu çok haklı olarak gölgeledi. Ama bu referandum çok önemliydi. Kısaca sonuçlarına değineyim.

Bazıları ıkınıp sıkınıyor, tev’il etmeye çalışıyor ama bu konjektürde yapılan bir referanduma % 67′lik katılım oranı beklentileri de aşan epey yüksek rakam.

Yine bazıları ıkınıp sıkınsa da %’69′luk “evet” oyu tartışmasız bir biçimde halkın tercihini ortaya koymuş durumda. Bu ıkınanlar gerçekten komik duruma düşüyorlar. En çok Cumhuriyet gazetesine güldüm ben, neymiş “hayır” oyu verenlerle sandığa gitmeyenlerin toplamı “evet” oylarını geçiyormuşmuş. Sandığa gitmeyenlerin hepsini otomatikman ‘hayır’cı yapmış aklı evveller. Ardıç güzel demiş: “Katılmayanların “silme” hayır diyeceğini varsayıyor şaşkınlar… Peki, öyle olsun. Eh o zaman poponuzu kaldırıp sandık başına gitseydiniz kardeşim!”

Hakikaten, neden boykot ettiniz madem? Gitme yönümde çağrı yapıp da “hayır” oyu verdirip AKP’nin çanına ot tıkasaydınız ya.

Yine aklıma geldikçe gülüyorum Cumhuriyet’ten Mustafa Balbay refarandumdan önce şöyle demişti: “Eğer, sandığa gidiş yüzde 50 civarında kalırsa, AKP’nin karşısındakiler ipi bırakmış olur, AKP de çekiyor gibi yaparken oturma organlarının üzerine çökmüş olur!”

Neyse, kimin neresi üzerine oturup kaldığı artık belli olduğuna göre bu komedi kısmını geçip ciddi kısmına eğilelim.

[Read more →]

Ekim 23, 2007   3 Comments

Aman Dikkat..

Yine şehit haberleri ile sarsıldık. 12 şehit, 16 yaralımız var. Bazılarının durumu ağır. Ayrıca Roj TV’ye bağlanan bir PKK militanı kayıp olduğu yönünde haberler olan askerimiz için “elimizde esirler” açıklamasında bulunmuş. Acımız çok büyük.

Nasıl bu kadar kayıp verilebilir anlamak mümkün değil. Neredeyse bir bölük asker. (12 şehit, 16 yaralı, 10′un üzerinde kayıp) Ne biçim iş bu?..

Herşeyden önce soğukkanlı olmalıyız. Tezkere ezici bir oy çoğunluğu ile çıktı. Tam bu konsensus ve devletin kararlılığı etkili olmaya başlamıştı ki saldırı haberleri geldi. Açıkcası böyle bir saldırı bekliyordum. Devamı da gelebilir.

[Read more →]

Ekim 21, 2007   16 Comments

‘Türkiye’nin Örtülü Gerçeği’

29664.jpg Bilen bilmeyen herkes onlar hakkında konuşuyor.

Pekçok kalemşör başını örten kızların bu tercihlerini “aile baskısı” ile izah eder. Bu saptama üzerinden de başörtüsü yasağını savunmaya, yasağa haklılık kazandırmaya çalışır. Ama ne hikmetse bu konuda mağdurların görüşlerini alma, onların ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlama yoluna gitmezler.

‘Başörtüsü yasağı’na maruz kalanlar üzerine ilk kapsamlı kamuoyu araştırması ANAR tarafından yapılmış. Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği için yapılan araştırmada başörtüsü yasaklarından etkilenen 1.112 kişiyle yüzyüze görüşerek, örtünme sebepleri, örtüyü nasıl tanımladıkları ve yasaktan nasıl etkilendikleri sorulmuş.

Sonuçlar bizim hep yazdığımız tespitlerle örtüşüyor. Haberdeki başlık sırasına göre bakalım:

[Read more →]

Ekim 21, 2007   58 Comments

Hadi hayırlı olsun..

Şurada okudum, Türk Kemalistler Haber sitesi adlı bir site yayınına başlamış.

Yayın yönetmeni A.Selçuk Acunsal, ASA Haber grubu tarafından yayın hayatına sokulan siteyi “Sözde değil özde Kemalistlerin buluştuğu nokta” olarak tarif etmiş:

Ne AB ne ABD, tam bağımsız Türkiye ” diyenler, Dört bir yandan sesimizi duymayanlara, yahut ta duyup duymamazlıktan gelenlere, daha çok köşede haykırabilmek için http://www.tkhaber.net adresli Türk Kemalistler Haber sitesini hizmete soktuk. Ülkemizin ve milletimizin tüm milli menfaatleri ile Cumhuriyet ilkelerini koruyup kollama duygusu ile yola çıkan sitemizde kesinlikle yanlı ve kasıt içerikli haberlere yer vermeyeceğiz.Tabi ki her türlü kesimin haberlerini editor@tkhaber.net ve asahaber@gmail.com adreslerine bekliyoruz

Altemur Kılıç, Arslan Bulut, Bekir Coşkun, Hulki Cevizoğlu, Sadi Somuncuoğlu, Savaş Süzal, Sebahattin Önkibar, Bekir Coşkun ve Vedat Yenerer gibi kalemler konuk yazar olacakmış.

Bir de kendilerine ait epey kalabalık bir yazar kadrosu bulunuyormuş.

Tebrik etmek gerek. İşte böyle açık ve dürüst olun. “Biz de demokratız..” “biz de AB’ye girmek isteriz” “Biz de özgürlükler yanlısıyız..” diye başlamak zorunda kalıp ardından “ama.. ama.. ama..” larla bin türlü dereden su getirip kıvırtmanıza gerek kalmayacak.

Gayet açık şeffaf ve net: “Ne AB ne ABD, tam bağımsız Türkiye” İşte budur.

Takipteyim.

Ekim 20, 2007   4 Comments

Aliya

aliya-123.jpg“Bir zamanlar küçük bir ulus, kendisini aynı dramatik seçimle yüz yüze bulmuştu, tıpkı bugün olduğumuz gibi; başını eğmek ya da onu gururla dik tutmak; köle olmak ya da özgür bir halk olarak kalmak. O ulusun bir şairi, benim de konuşmamı kendisiyle bitireceğim şu meşhur sözlerle karşılık vermişti: “Her şeye kadir olan Allah’a yemin ederim ki, köle olmayacağız!” (*)

(*) Aliya İzzetbegoviç, “Tarihe Tanıklığım”

Dün (19 Ekim) efsanevî Boşnak lider, Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç‘in 4. vefat yıldönümü idi.

Allah gani gani rahmet eylesin..

Ekim 20, 2007   1 Comment

Değişiklik paketine “evet”

Pazar günü referandum var. Eğer 17 YTL ceza tetikleyici olmaz ise katılımın epey düşük olacağını sanıyorum.

Pekçok kişi referandumda neyin oylanacağını bilmiyor. Oylanacak maddeler kısaca şunlar:

1. Cumhurbaşkanını halk seçecek.
2. Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıla indirilecek. Bir kimse, en fazla iki defa (5 artı 5) cumhurbaşkanı seçilebilecek.
3. Milletvekili genel seçimleri 4 yılda bir yapılacak.
4. TBMM, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri (184) ile toplanacak.
5. Cumhurbaşkanlığına aday gösterilebilmesi, 20 vekilin yazılı teklifiyle mümkün olacak.

Tabi bu mevcut anayasada bir değişiklik referandumu. Yani yeni, sivil bir anayasaya kavuşabilirsek ve o metinde bu konu hakkındaki maddelerde farklılıklar olursa bu değişiklik de anlamsız olacak haliye.

Fakat yeni anayayasaya geçilsin geçilmesin, -yeni anayasada da çok büyük ihtimalle aynı siyasal çatının olacağını varsayarsak- bu değişiklik çok büyük önem arzediyor.

[Read more →]

Ekim 19, 2007   5 Comments

Fatih Terim

Futboldan pek anlamam. Sorarlarsa “Fenerbahçeliyim” derim, ama kadrosunu falan sayamam.

Haliyle maç falan seyretmiyorum. Akşam Yunanistan’a kendi sahamızda yenilmişiz. Gruptan çıkma şansımız çok zora girmiş.

Bunlar olur, yenmek yenilmek olağan şeyler. Ancak ben Fatih Terim vakıası ile alakalı iki kısa cümle söylemek istiyorum.

Malta karşılaşması idi yanılmıyorsam,  Fatih Hoca “ben ders almam ders veririm” gibi birşey söylemişti. Önce Moldova sonra Yunanistan.  Ne oldu şimdi? Kime ne dersi verildi?

Başarılı bir hoca olabilirsiniz ama biraz mütevazi olmak lazım. Sonraki mahcubiyet insanı yerin dibine sokar böyle.

İzlenimler’in Fatih Terim ile [de]  alakalı yazısını da mutlaka okuyun derim. Gerçekçi olmak gerek.

Ekim 18, 2007   5 Comments

Gel tezkere gel..

Kuzey Irak’a sınırötesi operasyon yapılması amacıyla hükümetin TBMM’den isteyeceği yetkiye ilişkin tezkere bugün oylanacak ve çok büyük ihtimalle oyçokluğu ile geçecek.

Kuzey Irak harekatı niçin ve kime karşı yapılacak halen anlamış değilim. PKK’ya mı, K. Irak Kürtleri’ne mi, ABD’ye mi, Irak yönetimine mi? Bir asimetrik savaştan sözetmek bu derece bir fluluğu kaldırır mı?

Derdimiz terör. Terör hiçbir zaman tek boyutlu bir sorun değildir. Terörün başta (iç ve dış) siyasi, ekonomik ve sosyokültürtel olmak üzere pekçok boyutu vardır.

Ülkemiz özelinde bakacak olursak da PKK terörü aynı boyutlara sahip; yani özünde siyasi ve bununla direk ilişkili ekonomik ve sosyokültürel boyutlar.

Tabii ki askeri mücadele gerekli fakat asıl önemli olan boyutlar ihmal edildiğinde askeri mücadele havanda su dövmeye benzer. Tıpkı 20 küsür yıldır yaptığımız gibi. Hele bizimki gibi asimetrik savaşta geleneksel yöntemler kullanmak, kayıpları arttırır, bölgenin sosyal dokusunda bir nefret dalgasına yolaçar ve haliyle meseleyi çözmeyi imkansız hale getiririr. Bugün soruna ve maliyetine baktığımızda gördüğümüz bu değil mi?

[Read more →]

Ekim 17, 2007   7 Comments

Asker selamı

Ben seyretmedim ama Moldova’dan ayarı yediğimiz Milli maç öncesinde futbol takımımız, Milli Marşımızı asker selamı vererek dinlemiş. Serdar Turgut da buna gayet haklı olarak verip veriştirmiş:

Milli maç öncesinde futbol takımımız, Milli Marşımızı asker selamı vererek dinledi. Bu tür gösteriler birçok insana çok duygusal, çok güzel geliyor olabilir. İçgüdüleri ile düşünmeye alışmış insanlar açısından bu normaldir de, ancak bu tür gösterilerin temelde anlamsız ve komik olduğunu da görmemiz gerekiyor.

[Read more →]

Ekim 15, 2007   16 Comments