Monthly Archive for "Eylül 2007"



Duyuru T. Suat Demren on 30 Eylül 2007

Biraz ara..

Bana yine yollar göründü :-) Leyleği havada mı gördüm nedir? Ya da küçükken sepette mi taşıdılar n’aptılar?

Bir seyahat var, kısa olmasını umduğum bir süre için.

Önce bir alıntı yapayım sonra da bir kaç müzik parçası.. Ve kaçayım;

Continue Reading »

Toplum & Düşünce & İslam & Garabet T. Suat Demren on 29 Eylül 2007

Ramazan Güzellemesi

Aslında bu yazıyı Ramazan’dan önce ya da sonra yazmak daha “şık” (nasıl Özkök ağzı ama?) olurdu ama kafamı meşgul etmişken yazayım istedim.

Ramazan gerçekten muhteşem güzellikleri olan bir ay. Derunî anlamları bir yana saymakla bitmeyecek güzellikleri var, en başta gelenlerden birisi de iftarlardır sanırım.

İftarlar, dostlukların akrabalıkların hatırlanmasına vesile olan buluşma yerleri. Hemen hepimiz bu iftarlarda buluşulup sohbetler ediyor, hoş vakitler geçiriyoruz.

Buraya kadar anormallik yok, çok da güzel şeyler bunlar.

Fakat bu “iftar davetleri”nde beni rahatsız eden birşey var.

Continue Reading »

Toplum & İslam & Garabet T. Suat Demren on 28 Eylül 2007

Gerçeğin Baskısı

Tam da “Malezya izlenimleri” “Mahalle baskısı” vs gibi havalarda uçuşan “fast food sosyoloji” travmasının yaşandığı günlerde ciddi bir araştırma yayınlanmış.

A&G firması bu tip kamuoyu araştırmalarında benim güvendiğim bir firma. Araştırma; 21 – 23 Eylül 2007 günleri Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde, 38 il ve 128 ilçede bunlara bağlı 157 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil edecek bir denek grubu ile yapılmış.

Önce araştırmadan özet sonuçlar: Continue Reading »

Garabet T. Suat Demren on 28 Eylül 2007

Sistem nasıl işliyor?

Toplum & Düşünce T. Suat Demren on 26 Eylül 2007

Değişim

Alev Alatlı ‘Mahalle baskısı’ deveyse… başlıklı güzel bir yazı yazmış.

Buralarda konuşurken bireyciliği, liberal siyaset ve ekonomiyi gerekli gördüğümüze dair yazılar yazıyoruz.

Bu, eskiyi beğenmemekten, kötü görmekten, yeniyi çok daha iyi bulmaktan falan değil, siyasal ve ekonomik sistemlerdeki evrimin geri döndürülemez bir hızla devam etmesinden ve toplumları etkilemesinden kaynaklanıyor. Yani bunu durdurmanın imkansızlığından bahisle; değerlerimizi korumaya, onları ileriye taşımaya çalışarak ve bu değerleri yeni durumla etkileşime geçirerek  ‘reel hali’ mümkün olan oranda dönüştürme çabasında olunması gerektiğini savunuyoruz.

“Bu gerekli mi?” diye sorulabilir elbet, ama yeni olan öyle hızlı ve etkili yayılıyor ki entegre sorunu yaşadığınız zaman eskiyi koruyamadığınız gibi yeniyi de kaçırıp zamanın dişlileri arasında tozduman oluyor, o içine kapattığınız geleneği/kültürü gettolaştırıp yaşanmaz hale getiriyor, ’soğuk gerçeklik’le karşılaşan nesilleri bunun karşısında kaybetmeye zorluyorsunuz.. Vesaire..

Neyse, Alev Hanım’ın yazısını buradan okuyabilirsiniz.

Güncel & Düşünce & Garabet T. Suat Demren on 26 Eylül 2007

Fast-Food Sosyoloji

Bir genel yayın yönetmeni, evet sadece bir genel yayın yönetmeni; ortaya bir tabir atıyor ve koca ülkenin gündemi değişiyor. “Özkök ve Malezyalaşmak korkusu”ndan sözediyorum.

Yahu bu nasıl olabilir? Bunun sağlıklı bir gidiş olmadığı belli değil mi? Böyle bir gündem terörizmine nasıl oluyor da prim veriyoruz?

Tamam, bu tür saçma sapan korkulara aklı başında yazarlar çok güzel cevaplar veriyorlar ama nedir bu enerji sarfiyatı?

Hemen tüm TV kanallarında aynı konu: “Malezyalaşıyor muyuz?”

Akşam NTV’de Can Dündar o melül melül bakan gözleri ve sanki her an evlenme teklif edecekmiş gibi çıkan sesi ile (Deniz Gezmiş’in romantik versiyonu da derler kendisine) ABD’li bir Siyasal İslam uzmanına habire soruyor, “Efendim Türkiye Malezya olur mu?

Continue Reading »

& Teneffüs T. Suat Demren on 26 Eylül 2007

Toolbar tavsiyesi

Bu sitede daha çok güncel konuları, bazı yamultulmuş kavramları ve genel olarak geçmişe, bugüne ve geleceğe dair çeşitli düşüncelerimizi konuşuyoruz.

Bu konularda sadra şifa bir faydamız oluyor mu, şu an bilmek mümkün değil. O bakımdan daha kısa vadeli faydalara yöneliyorum :-) Madem buralara uğrayan belli bir potansiyel var, müdavimlere ve yolu düşenlere, geçenlerde rastgeldiğim çok fonksiyonel bir araç çubuğunu tavsiye edeyim istedim.

Belki bilenleriniz vardır, ben bu kadar fonksiyoneli ile ilk kez karşılaştım. Daha iyisi de vardır muhakkak, benim bu konularda teknik bilgim sıfıra yakın olduğu için birşey diyemeyeceğim.

Continue Reading »

Güncel & Garabet T. Suat Demren on 24 Eylül 2007

Salata

Kara Harp Okulu töreninde konuşan Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ, şunları söylemiş:

Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşu ve gelişiminin bir devrim olduğunu ifade eden Orgeneral Başbuğ, Atatürk’ün gerçekleştirdiği devrimin ana hedefinin ulus devlet ve Türk ulusunun yaratılması olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

‘’Atatürk’ün ulus devlet anlayışı dinsel ve etnik temellere bağlı değildir ve bağlanmaya da çalışılmamalıdır. O’nun devrimi ümmet toplumundan laik ulus devlete dönüşümdür. Bu nedenle laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan tüm değerlerin temel taşıdır.

Continue Reading »

Güncel & Kadın & Düşünce & Garabet T. Suat Demren on 23 Eylül 2007

‘Başörtüsü yasağı’ üzerine..

“Eğer yolunuz birgün bir üniversiteye düşerse, saçlarını taramayı becerememiş bir kızla karşılaşırsanız, konuşurken saçlarını savurmuyorsa, sıkı sıkıya tokalarla yapıştırmışsa saçlarını, uyumsuz kıyafetler varsa üzerinde, yakıştıramamışsa giydiklerini, güzelliğinden utanıyorsa mesela, yaz sıcağında boğazlı bir kazak giymişse, bir pardesü giyip yün şapka takıyorsa, ellerini sürekli başına götürüyorsa, saçlarını tıkıştırıyorsa şapkasından içeri, ürkekse, bir başınaysa, bilin ki o kız başörtülü bir kızdır. Bilin ki bir kez daha kaybetmişizdir.”

Bu satırlar Dücane Cündioğlu’nun “Philo Sophia Loren” adlı kitabından. Cündioğlu bu satırları bir yerden not ettiğini ama yazarını hatırlamadığını söylüyor..

Zaten satırların yazarı önemli değil, önemli olan acılığı ve sahiciliği..

Bu ülkede üniversitelerde yıllardır amansız bir başörtüsü yasağı uygulanıyor. Bu yasak yüzünden pekçok başörtülü kardeşimiz mağdur olmuş, eğitim hakları ellerinden alınmış durumda.

Ben hukukçu değilim ama şimdiye kadar konu hakkında okuduklarımdan hareketle yasağın kökenine ve çözüm yoluna dair birşeyler söylemek istiyorum. Continue Reading »

Güncel & Garabet T. Suat Demren on 22 Eylül 2007

Bad news travels fast.

“Yahu ne manyak memlekette yaşıyoruz” deyince iletişim kutusundan küfür yiyiyorum bazen…

Ahan da ispatı:

Sivil anayasa çalışmasının askıya alınmasını isteyen YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in, 1992 yılında TÜSİAD için anayasa taslağı hazırladığı ortaya çıktı. (Şimdilerin hızlı ulusalcısı Süheyl Batum’da heyette imiş. TSD.)

Haber burada.

Taslaktan ilginç ayrıntılar: Continue Reading »

& Güncel & Garabet T. Suat Demren on 21 Eylül 2007

Mahalle Baskısı

Başörtüsü meselesi ile alakalı birşeyler yazacaktım ama son günlerde konuşulan “mahalle baskısı”na değinmeden edemedim.

En sonunda Şerif Mardin Hoca’nın son derece bilimsel bir analizle literatüre kazandırdığı kavram olan “mahalle baskısı”nın da cacığını çıkardı ya necip Tük medyası helal olsun.

Bazı kalemşörler, Anadolu’nun bazı muhafazakar yörelerindeki sosyolojik yansımaları irdelerken “mahalle baskısı” kavramını kullanıyorlar. Doğrudur, Mardin Hoca her ne kadar sınırları olan bir “mahalle”den değil de genel bir sosyal baskı kavramından sözetse de Anadolu’da bu vardır. Lakin bu sadece Anadolu’da ya da muhafazakarlarda mı görülür?

Necip medyamız, meselelere sürekli çarpık gösteren gözlüklerle baktığı için pek çok şeyi ya ıskalıyor ya da görmezden gelerek şu Ramazan günlerinde belatı vurmaya çalışıyor. Continue Reading »

Güncel & Düşünce T. Suat Demren on 19 Eylül 2007

Anayasa Taslağı üzerine birkaç not

AKP’nin hazırlattığı anayasa taslağı ülke gündemine olanca heybetiyle oturdu. Yine “Tam Türkiyelik” denebilecek manzaralar seyrediyoruz. Anayasa hakkında aslen siyaset dışı olan ne kadar kişi ve kurum varsa konuşmaya, akıl vermeye hatta tehdit etmeye başladı. Siz buna hakimiyeti kaybetme kaygısına düşen oligarşinin yeni gaz sancısı da diyebilirsiniz.

Mevcut anayasa, 1982 yılında kabulünden hemen sonra başlayarak pek çok kez elden geçirildi ve maddeleri değiştirildi. Adeta yamalı bohçaya dönüştü. Herkes yeni bir anayasa istiyordu ama çalışmalar başlayınca kavga da başladı. Tabi bu “yeni anayasa gerekli değil” gibi bir tartışma değil. Aklı başında herkes yeni bir anayasa gerektiğinde hemfikir. Ama galiba kavga anayasanın kim tarafından hazırlanacağından çıkıyor.

Taslak nihai şeklini almadı henüz ama şimdiden pek çok tartışmayı beraberinde getirdi. Ben bazı yazılarımın altına eklediğim yorumlarımda taslağın okuduğum halinin, eskisine göre iyi olduğunu ama pekçok bakımdan da içime sinmediğini belirtmiş, hem ülkenin malum şartlarından hem de taslağı hazırlatan AKP’nin de parçası olduğu toıplumsal dinamiklerimizin tahammül ve perspektif sınırlarının darlığından dolayı, çok da fazla beklentiye girmememiz gerektiğini söylemiştim.

Continue Reading »

Güncel & Garabet T. Suat Demren on 18 Eylül 2007

Yuh artık..

Bir haftadır gazete, internet haber sitesi falan okumuyorum çok rahatım.

Daha doğrusu az öncesine göre rahattım. RSS’yi açtım, oradan Ekonomiturk yazılarını okurken 367 hokkabazlığı mucidi Sabih Kanadoğlu’nun yeni bir icadı ile karşılaşınca şaşkınlıktan neredeyse sandalyeden düşüyordum.

367 mucidimiz şimdi de sivil anayasa çalışmalarına atıfla TBMM’nin yeni bir anayasa yapma hak ve yetkisine sahip olmadığını, yeni anayasaların sadece bu konu için seçilmiş kurucu meclisler tarafından yapılabileceğini söylemiş. “Sonradan yapılacak halkoylaması da bu sonuca meşruiyet kazandıramaz” diye de eklemiş.

Yahu bu ne demek? Böyle saçmalık olur mu?

Continue Reading »

Teneffüs T. Suat Demren on 17 Eylül 2007

Lost nedir yaa?

Heryerde bir Lost fırtınasıdır gidiyor. Nereye gitsem, kimle karşılaşsam Lost adlı bir diziden ve yaşattığı salgından söz ediyor. Ben Cnbc-e’deki birkaç dizi hariç -haberler de dahil- TV seyretmediğim için meseleye tamamen fransızım. Birkaç yerde “yahu nedir bu Lost dediğiniz?” deyince çok mühim bir konudaki cehaletim açığa çıkmış ve sanki bir pot kırmışım gibi acıma ve şaşkınlık dolu bakışlarla karşılaşıyorum.

“Nedir bu Lost?” diye Google amcaya sorunca epey ilginç şeylerle karşılaştım.

Yeni başlayanlar için de kısaca “bir uçak kazası sonucu ıssız ve esrarlı bir adada hayatta kalmaya çalışan birbirinden arıza bir grup insanın maceraları olarak özetleyebileceğimiz dizi, ustaca kurgulanmış senaryosu, sürprizleri, sahne geçişleri ve tüyleri diken diken eden müziği (sesi?) ile izleyiciyi ekrana bağlıyor.” diyor Radikal’den Melike Karakartal.

Continue Reading »

Güncel & Düşünce & İslam T. Suat Demren on 14 Eylül 2007

“Hatasızlık” vehminin vahameti

“Fitnenin özü, cumhurbaşkanı eşinin başörtüsü değildir. Elbette başörtülü hanımları görünce hakarete yeltenen bir takım çağdaşlık yobazları da Gül karşıtı cephede yeralmışlardır. Ancak ülkedeki ezici çoğunluğuk gibi beni de rahatsız eden, şu veya bu sebepten ötürü Gül’le ilgili hakiki gerekçelerini açıklayamadıkları için onun ve eşinin üzerinden dolaylı biçimde İslâm’a veya İslâm ile ilgili olana yönelik hakaretlerdir.

Bunlara diyorum ki, varsa derin ve gizli gerekçeniz, yutkunmanızı anlarım ama onları söyleyemiyorsunuz diye bin yıllık laikçi ezberlere sarılmayın. Böyle yaptığınız sürece sade vatandaş, karşı çıktığınız kişilerin gerçekten çok değerli, çok iyi, çok cici Müslümanlar olduğunu düşünmekte, onlardan kaçacağına daha da sarılmaktadadır. Oysa bu kadronun siyasi değer veya kusurları ayrı bir konu , Müslümanlık bakımından dereceleri tamamen ayrı ve hiçbirimizin ölçemeyeceği bir konudur.. Vesaire..”

Bu satırlar geçen haftaki Renki dergisinden, Ömer Lütfi Mete’ye ait.

Mete’nin siyasi görüşünün ne olduğunu bilmiyorum, önemsemiyorum da; ama son iki cümlesinde çok önemli bir noktaya değinmiş.

Bir kutuplaşma yaşadık ve bu kutuplaşmada cenahlar malum biçimde şekillendi. Bazı kişiler sözkonusu siyaset olduğunda bariz birtakım hatalara düşüyor. Bu hatalardan birisi de siyasetçileri ve icraatlerini değerlendirilirken dini hassasiyetlere atıfla bazı önkabullerle hareket etmek.

Bunun iki önemli mahzuru var.

Continue Reading »

Next Page »


Kapat
E-posta ile paylaş