Doktrin Eğitimi ve Değişim
Gündemde ön sıralara girmeyi pek beceremeyen bir konu konuşuldu geçtiğimiz günlerde.
Askerî cenahın halkın inanç ve kültüründen bu denli uzak olmasının/durmasının sebepleri neler? Bunun iki sebebi olabilir. Birincisi apayrı bir kültürden geliyor olmaları. Yani “ayrı bir sınıfa mensup olduklarından halkın çoğunluğu ile bir çekişme içinde olmaları olağan” denebilir.
Ama bunun böyle olmadığını biliyoruz. Ordunun en üst kademesi de dahil tamamı halkın içinden gelenlerden oluşuyor.
Birkaç gün önce Taha Kıvanç buna dikkat çekerek şöyle demişti:
Kafamın almadığı yön şu: Bizde askerler toplumun ‘orta sınıf’ ailelerinin çocukları… Çoğunun anne-babası ile Abdullah Gül’ün anne-babası arasında bir fark yok. Hayatıyla ilgili belgesellerde izliyorsunuz; yeni cumhurbaşkanının ailesinde esnaf, tüccar, sanayici olduğu kadar profesör, şair, yazar ve sanatçı da var. Ortalama bir Türk ailesi. Komuta kademesini teşkil eden komutanların aileleri de, eminim, öyledir. Benzerler birbirini çeker miydi, iter miydi?
Bizim ülkemizde zaten öyle keskin bir sınıfsal ayrışma da yok. “Orta sınıf” kavramı da Avrupaî anlamda sınıfsal statüden çok uzak bir kavram. Hadi zorlayıp aynı kabul etsek bile, halk da ordu mensupları da burjuva değil en azından, aynı sınıftan.
Eylül 4, 2007 16 Comments




