Posts from — Temmuz 2007
Ağzına Sağlık
Daha önce onun Selahaddin Duman olduğunu sanmış, müstear isimle bir de “kadın” kimliği ile yazdığını düşünmüştüm. Bir elinde cımbız, bir elinde ayna bir tipleme gelmişti bana. Yazılarını okuyordum baştan, ama bu intibayı edindiğim için okumayı bırakmış, uzun süredir takip etmiyordum. Ta ki seçimlerden 3 ay öncesine kadar.
Vatan’da yazan Tuğçe Baran’dan söz ediyorum. Ben ona “ehl-i vicdan” diyorum. İncik boncuk yazan bir kadını çileden çıkartan hassasiyette bir vicdanı var onun.
Ne bu vicdanı çileden çıkartan şey? Tabii ki yapılan aşağılık ayrımcılıklar. Paranoyalar. “Bana hayat tarzı dayatabilir bu örümcekler” diye.. diye.. diye…. Hayat tarzı dayatımının âlâsını yapanlar. Hem tekmeleyip hem de “ne vuruyorsun” diye avaz avaz bağıranlar.. Bunu kendilerine verilmiş bir hak olarak görenler. Bu tiksindirici hali normal zannedenler, dahası bizim de normal görmemizi isteyenler.
Temmuz 31, 2007 11 Comments
“Sivil Anayasa” mı, o da ne?
İki gündür, Erdoğan’ın “hocam sivil bir anayasa yapacağız, size ihtiyacımız var” diyerek milletvekilliğine ikna ettiği, sol düşünceden, Anayasa profesörü Zafer Üskül’ün yaptığı bir açıklama tartışılıyor. Daha doğrusu tartışılmıyor Üskül’e saldırılıyor.
Üskül özetle şöyle demişti:
“İdeolojik dayatmalara yer vermeyen renksiz bir Anayasa olmasını düşünüyorum. Kemalizm veya başka bir ideoloji, Anayasa’da yer almamalı”
Üskül’ün bu açıklamasına CHP başta olmak üzere Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve bazı hukukçular sert tepki gösterdi.
Eğer Üskül yukarıdaki gibi değil de şöyle deseydi ne olurdu?:
Temmuz 29, 2007 67 Comments
Gül ve Diken..
[28 Temmuz tarihinde DerinDüşünce’de yayınlandı.]
Cumhurbaşkanı seçimi tartışmaları ilk başladığında “Erdoğan Cumhurbaşkanı olmalı mı?” başlıklı bir yazı yazmış, Erdoğan’ın değil Gül’ün aday gösterilmesinin en rasyonel davranış olacağına değinmiştim.
Biz normal demokratik bir ülkede yaşadığımızı sanmak gibi tatlı bir hayale dalmış, başta Erdoğan’a olmak üzere, sağa sola akıllar fikirler veriyorken 27 Nisan muhtırası olanca haşmetiyle kafamıza indi ve birden ülkenin derin gerçeklerine uyandık.
Hemen ardından hukuk eğildi büküldü, şapkadan 367 adet tavşan çıktı ve cumhurbaşkanı seçimi kilitlendi. Ve erken genel seçime gittik.
Temmuz 28, 2007 12 Comments
Çöpçatan..
Allah Allah.. Biz nelerle uğraşıyoruz millet nelerle uğraşıyor.
Sitenin iletişim kutusuna gelen bir mesaj: (Mesajın başında vurgulanan gayeler ile, sonradan bu gayeler için aranılan müstakbel talihlinin vasıflarındaki alakaya dikkat)
Temmuz 27, 2007 10 Comments
Seçmen eğilimleri
Dün buralarda yoktum, değinemedim; medyada, önceki yazımda sözettiğim AKP’nin başarısında ana etkenin ekonomi -ya da icraatler diyelim- olduğuna dair yorumlar çoğalıyor.
Emre Aköz dünkü yazısında şöyle demiş:
Evet halk demokrasiyi seviyor. Oylarıyla yönetimi belirlemek hoşuna gidiyor. Ancak oyunu kullanırken aklında demokrasi olmuyor. Oy verme, geçmişe ilişkin değerlendirme ve geleceğe ilişkin beklenti sonucu yapılıyor. 27 Nisan muhtırasının ve Köşk krizinin seçim sonuçlarına etkisi hiç de sanıldığı kadar fazla değil. Bir-iki puanı geçmez!
Bunu ben değil, anket üstadı Tarhan Erdem söylüyor: Konda’nın araştırmasına göre Şubat ayında AKP’nin oy oranı yüzde 46.6 … Muhtıralarla, Anayasa Mahkemesi kararlarıyla Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı engellenince bu oran yüzde 54.6′ya çıkıyor. Yani AKP 8 puan kazanıyor. Ancak sonra destek düşüyor: 14 Temmuz’da yüzde 47.9′a iniyor. [Read more →]
Temmuz 27, 2007 No Comments
Ana etken ekonomi mi?
Dikkatimi çok çekmesine rağmen Tarhan Erdem'’in araştırma raporunu okumadığım için bahsetmemiştim ama Ekonomitürk‘ten Ekodok’un bahsettiğini görünce konu güncel iken -hala raporu okumamış olmama rağmen- bahsedeyim istedim.
Araştırma sonuçları çok önemli noktalara işaret ediyordu aslında. Bir kere Erdem’in tahminleri tek bir araştırmaya dayanmıyor. Erdem sadece son dönemde değil, şubattan temmuza uzanan bir zaman diliminde 8 araştırma yapmıştı. Ve temmuzda yapılan son araştırmanın sonuçlarını tahmin olarak vermişti.
Önce Erdem’in seçim öncesi Radikal’de yayınlanan tahmin tablosuna bakalım:
Temmuz 25, 2007 39 Comments
“Türkiye’nin en saf seçmeni”
Seçim sonuçlarına ilişkin birçok değerlendirme yapılıyor. Şu zafer hali geçinceye, ayaklar yere basıncaya kadar da seçim öncesi AKP’yi yerden yere vuranlar da dahil hemen tüm medya müthiş bir “başarı hikayesi” moduna girmiş durumda. Medyamızın has huyudur bu, “aldanmayalım” deyip geçelim.
Bu hal geçince önümüze bakmalıyız; önce inşallah krizsiz bir C.başkanlığı seçimi. Bu tablodan sonra 367 krizi çıkacağını sanmıyorum burada artık top Erdoğan - Gül ikilisinde. Konuşup bir karar verecekler.
Sonrasında ise başta Sivil Anayasa ve yapısal reformlar olmak üzere AKP’yi bekleyen çok iş var.
Şunu herkes kabul etmeli; AKP’nin seçim zaferi Cumhuriyet döneminin en büyük seçim zaferidir. Milli iradeye nanik yapanlar hala “yahu nasıl oldu da bu kadar oy aldı?” diye düşünüyorlar. Sonuçlara acayip bozulmuşlar. Seçim akşamı Kanaltürk’te Tuncay Özkan’ın yüzünü görmeliydiniz; dayak yemiş gibiydi. Halkın tercihini kömür-gıda yardımına bağlayanlar şapşallar var; bu ve benzeri sosyal yardımlar pek çok iktidar zamanında yapıldı halbuki. Devletin bu sebeple oluşturduğu yardım mekanizması var. Daha ilginç olarak “sosyal devlet” ilkesine sahip olduklarını iddia etmelerine rağmen bu gibi sosyal yardımları eleştirip komik durumlara düşmeleri yok mu, insan bunlara gülerken neredeyse sandalyeden düşecek.
Seçim sonrası ilk açıklamayı yapan Onur Öymen “Eğer siz sıkıntı çekmenize, açlık çekmenize, her gün hükümeti eleştirmenize rağmen, gidip iktidar partisine oy veriyorsanız, bu işte mantıkla açıklanmayacak bir şey var demektir'’ diyordu.
Temmuz 24, 2007 185 Comments
Milletin Muhtırası

Yukarıdaki tablo 22 Temmuz seçimlerinin kesin sayılabilecek sonucunu gösteriyor.
Önemli bir kişi olsaydım ve bana “sonuçları iki kelime ile nasıl değerlendirirsiniz?” diye sorsalardı şöyle derdim: “Milletin muhtırası”
Bu sonuçlarla halkımız siyasetin doğal mecrasında akması gerektiğini ve herhangi bir müdahale istemediğini, toplum mühendislerinin atraksiyonlarına ve hukukun eğilip bükelerek oligarşik yapılanmanın ömrünün uzatılmasına öfkeli olduğunu açıkça göstermiştir.
Tek sonuç bu değil elbette; bunların yanında ekonomik ve siyasi istikrarın devamı isteği de bu seçim sonuçlarında çok önemli bir rol oynadı.
TBMM’deki temsil oranı da çok yüksek oldu, bu da temsilde adalet ilkesi ve toplumsal barış açısından son derece sevindirici.
Sonuçlar üzerine daha çok konuşacağız; vatanımıza milletimize hayırlı olsun.
Temmuz 22, 2007 71 Comments
Seçim yasakları
Seçim yasakları başladı. Yarın aksam 21.00′de bitecek. Bu yasakların neleri kapsadığı ve niçin konulduğu konusunda bir fikrim yok. Ekşi sözlük bile seçim yasağı moduna girdiğine göre durduk yere gereksizce yorumcuların başına iş almasını istemem. :-) Bu sebeple, yarın 21.00′e kadar siyasi içerikli yorumları onaylamıyorum. Anlayışınıza sığınıyorum.
Yarın oyları kullanalım, söyleyeceklerimizi de biriktirelim saat 21.00′de burada buluşur devam ederiz.
Güncelleme: Bu gereksiz yazıyı girdik bari bir faydamız olsun. İşte “Oy nasıl kullanılır?” animasyonu.
Temmuz 21, 2007 12 Comments
Söz bizde..
Herkes eteğindeki taşları döktü, -eskisi kadar olmasa da- sert, bazen terbiye sınırlarını zorlayan, yalan/yanıltıcı suçlamaların ve reklamların havalarda uçuştuğu, bol bol vaatlerin verildiği bir seçim kampanyası izledik.
Şimdi söz bizde. Pazar günü sandığa gidelim ve oyumuzu kullanalım.
Gelelim oyumun rengine.
Ben oyumu AKP’ye vereceğim; bunu birkaç kez dile getirdim sanırım. “Neden?” sorusu için bir süre önce yazı yazmıştım, oradaki şu cümlem özet niteliğinde: “AKP’nin birçok politikasını destekliyorum ama bundan öte, son dönemde “sivil siyaseti temsil eden” ve antidemokratik süreç içinde hedef tahtasına konan AKP olduğu için onun yanındayım; kara kaşına kara gözüne aman aman hayran olduğum için değil.”
Eleştiri? Elbette eleştirilir. Mesela kolayına kaçayım, AKP konusunda İzlenimler iyi bir analiz yapmış, genel olarak katıldığım bu analizi okuyun derim. Fethi Bey biraz fazla yüklenmiş aslında orada; özellikle özgürlükler ve ekonomi politiklarının liberal yönü ile alakalı olarak. Oraya eklediğim yorumu buraya da alayım, analizi okuyanlar ayrıldığımız ya da detay da olsa farklı düşündüğümüz noktayı görmüş olurlar:
Temmuz 20, 2007 10 Comments
Demokrasi tokadı fena mı iniyor?

***
En güvendiğim araştırmacı Tarhan Erdem demiştim. Firması A&G bir araştırma yapmadı ama ortağı olduğu Konda son araştırmasını yayınladı. Erdem’in Radikal’da manşet olan yazısını ve bu araştırma dizisinin ayrıntılarını buradan okuyabilirsiniz. Tabi bu arada tahminlerini güncellemek isteyenler de güncelleyebilir.
Erdoğan müthiş bir “meydan okuma” yaptı ve rakiplerini boşluğa düşürdü. Halen anlamlı bir yanıt veremediler, vermeleri de mümkün değil. AKP buradan da puan kazanacak.
MHP barajı aşacak görünüyor. İçimden, barajı aşamamasını ve bu seçimlerin tam anlamıyla bir sivil devrim olmasını arzuluyorum. Konda’nın araştırmasında da bağımsızlar yüksek çıkmış. Nedense aklıma hemen Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve AKP’nin 340′ı bulması durumunda -çok zor da olsa- 367′ye ulaştırabilecek bir destek ihtimali geldi.
Benim fikrim? Ben artık AKP’nin %45′i zorlayacağına ya da aşacağına ikna olmuş durumdayım. CHP tahminim de Konda’nınki ile örtüşüyor. MHP konusunda sadece baraj altı kalması temennim var, bağımsızlar ile alakalı olarak ise hesaplamalardaki karmaşıklık sebebiyle bir miktar rezervim.
Galiba 22 Temmuz -MHP’nin barajı aşmasına rağmen- bir milad olacak..
Ali Bayramoğlu’nun dün yazdığı gibi: “Demokrasi tokadı havada… İndi - iniyor…”
Temmuz 19, 2007 24 Comments
Son haftaya girdik..
“Güzel olan herşey kısa sürer” gibi bir söz vardır, çoğunlukla gerçeği yansıtmasa da tatiller için bu geçerli bir sözdür herhalde. Kısa tatil bitti sayılır, biraz beynelmilel çalışmanın verdiği rahatlıkla “Ağustosta aşk ile bir daha” diye niyetlenerek dünyaya geri döndük.
Seçimler için son düzlüğe girdik. Dikkat çekici bir gelişme yok, meydanların iyiden iyiye ısınması dışında. Bangır bangır gürültüyle dolaşan seçim araçlarının, o çirkin üçgen bayrakların seçmen eğilimlerini zerre kadar etkilemediği çok açık. Ama etrafta bol miktarda var bunlardan. İletişimin şimdiki gibi olmadığı zamanlarda halka ulaşmanın tek yolu olan mitinglerin hala önemli görülmesi de başka bir ilginçlik.
Kısa kısa, seçim gündemine bakalım.
Erdoğan meydanların nabzını iyi tutuyor. Serbest konuşurken çamlar deviriyor (”ananı da al git”, “askerlik yan gelip yatma yeri değildir”, vb) ama aynı serbestlik ve üslup, polemikte avantaj sağlıyor.
Gerçekçi vaatler veriyor Erdoğan; yaşanan 4.5 yılı özetlemekle yetinerek istikrara vurgu yapıyor ve projelerini devam ettirebilmek için yetki istiyor. Bugün, “tek başına iktidar olamazsak bırakırım” demiş. Aynı çağrıyı Baykal ve Bahçeli’ye de yapınca şaşalamışlar, okuyunca epey güldüm.
Temmuz 17, 2007 24 Comments
Seçim tahminleri ve kısa bir ara.
Ekonomi Türk seçim bahislerini açmış. Katılmak isteyenler buradan buyursun. Yalnız kaybederseniz TEGV’e bağış yapıyorsunuz ona göre.
Ben de hem kendi tahminimi yapayım hem de sizin tahminlerinizi alayım diyorum. Doğru tahmin yapanlara da küçük birer hediye göndereceğim. Söz.
Tahminlerinizi yorum bölümüne ekleyebilirsiniz. Sadece ilk üç partiyi ve bağımsızları tahmin etmenizi istiyorum. Oranlar tıpkı benim tahminimdeki gibi -en fazla- 4 puan aralığında olacak. (38-42 / 40-44 arası gibi) Bağımsız adaylarda ise 5 kişi aralığı olabilir. Ama “yok ben illa nokta atışı yapacağım” diyen olursa yapabilir tabi, tutmam.
Benim tahminlerim ise şöyle:
Temmuz 9, 2007 83 Comments
Orjinal Demokrasi
Birkaç gündür sağ sütunda Radikal gazetesinin reklamının videosu vardı. Reklamı önemsedim, çünkü gerçekten iyi düşünülmüştü ve ironik demokrasi vurgusu çok güzeldi.
Radikal’in pazar günleri yayınlanan “Radikal İki” eki var. İyi yazılar çıkıyor. Bu ek internette yayınlanmadığı için pazar günleri Radikal’i bayiden alıp okuyorum.
Bayiden gazeteyi alınca aynı reklamın gazetede sürmanşetten verildiğini gördüm. Yan sütunda ise reklamdan bahseden kısa bir yazı var. Şöyle diyor yazıda:
Temmuz 8, 2007 7 Comments
İp ne işe yarar?
Salih Memecan tıpkı 28 Şubat sürecinde olduğu gibi 27 Nisan sürecinde de çok iyi işler çıkattı. Arşivine mutlaka göz atın derim.
Bu da bugünkü çizgisi, pazar keyfi niyetine. Eline sağlık Memecan: [Read more →]
Temmuz 8, 2007 4 Comments
