Güncel & Ahh Benim Memleketim Suat Öztürk - 03 Mayıs 2007 06:26 pm

Tamtam..

Önce kafayı biraz toparlamak isteyenler için bir gezi tavsiyesi yapayım sonra yine gündeme boğulalım.

Derin Düşünce Grubu yazarlarından Arzu Hanım, Kent-i Şahane’nin ergüvan incilerini takışını seyir için bir tekne turu düzenliyor. İşte İstanbul’da yaşamadığıma dair bir pişmanlık daha.

Geziye katılacaklara “iyi eğlenceler” dileyip bizi içine çeken gündeme dönelim.

Herhalde Türkiye’de yorum blogu yazarlığı kadar kolay çok az şey vardır. Gündem öyle dolu ki elimi atsam en az 15-20 yazılık konu çıkar.

Kriz az geliyormuş gibi  bir de Cumhurbaşkanı Sezer mi göreve devam edecek, yoksa Arınç mı vekalet edecek tartışması çıktı.

Hemen söyleyeyim; ben Arınç’ın Cumhurbaşkanlığına vekalet etmesini istemiyorum.

Bunun sebebi Bülent Arınç’ı o makama layık görmediğimden değil. Arınç vekaleten de asaleten de o makamı hakkıyla doldurabilir.  (Bülent Bey’in kulakları çınlasın, bakın ben de önceden düşüncemi belirtme ihtiyacı hissediyorum.)

Benim istemeMe sebebim başka. Bilirsiniz, Anadolu’da “dalaşacağına, dolaş” diye çeşitli tabirler vardır. Anladınız siz işte; ondan.

Yine de merak ettim, meselenin ne olduğuna biraz baktım. Konu ile ilgili maddelerde ilgili bölümler bakın ne diyor:

Madde 102: […] Seçilen yeni cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan cumhurbaşkanının görevi devam eder.

Madde 106: Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar, ölüm, çekilme veya başka bir sebeple cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, TBMM başkanı cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.

İlk maddede geçen “Seçilen yeni cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar” ifadesi ile açıkça, Cumhurbaşkanı bir seçim sonrasi yeni seçilene makamı teslim edilene kadar göreve devam eder diyor. Bunun dışında görev süresinin dolmasından sonra başka bir “devam” sebebi bulunmuyor.

106′da da  “başka bir sebeple cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, TBMM başkanı cumhurbaşkanlığına vekillik eder” diyor.

102 ile bütün olarak düşünüldüğünde Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılamaması açıkça geçmediğine göre de pekala “yeni Cumhurbaşkanı seçilememesi” gibi bir durum “başka sebeple makamın boşalması” olarak yorumlanabilir.

Ben hukukçu değilim; maddelere bakılırsa Arınç’ın vekalet etmesi hukuksal olarak daha uygun geliyor. (Belki mantıken  Sezer’in devam etmesi daha uygun olabilir.)

Ben işin burasında değilim. Ama asıl ifade etmek istediğim şey şu:

Bir an için Sezer’in değil Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olduğunu düşünün. AKP’nin yerinde de CHP’nin. Aynı sebeplerle CHP kendi adayını seçememiş olsun ve TBMM Başkanı da CHP’den -mesela- Kemal Anadol olsun.

Acaba neler olurdu?

Tamtamları duyar gibiyim; siz?

Popularity: 11% [?]

“Tamtam..” icin yapilan 32 yorum var.

  1. 03 Mayıs 2007 - 20:14 1.Suat Öztürk

    Derin Hukuçumuz S.Kanadoğlu da “Seçim kararı alındı, Sezer Köşkte oturamaz” diyormuş:

    http://www.haber10.com/haber/71388/

    Kafam iyice karıştı. :-)

  2. 03 Mayıs 2007 - 20:43 2.Ecenaze

    Konu dışı;
    Suat abi, 12 Mayıs ta CRR deki konferansa gelecek misiniz?

  3. 03 Mayıs 2007 - 20:46 3.Suat Öztürk

    Konu dışı: :-)

    Henüz belli değil Ece. Zor görünüyor; gelecek olursam haber veririm sana.

    (Mailini okumuşrum, cevap yazacaktım; buradan görüşmüş olduk :-)

    Sevgiler.

  4. 03 Mayıs 2007 - 20:58 4.Ecenaze

    Konu içi :)

    AKP, Abdullah Gül yerine, Nesrin hanımı yada Vecdi Gönül ü aday gösterseydi, bu tuhaf hukuk süreci ve muhtıra yine olur muydu?

    saygılarımla

  5. 03 Mayıs 2007 - 21:06 5.Bulent Murtezaoglu

    Onlari bilmem de Sami Selcuk veya diyelim Hilmi Ozkok’u (!) gosterseydi ben hakikaten agzim acik kalacak kadar sasirirdim.

  6. 03 Mayıs 2007 - 21:16 6.Suat Öztürk

    Baştan pek prim vermemiştim bu söylentiye ama Erdoğan’ın aklındaki isim ciddi ciddi Vecdi Gönül’müş herhalde..

    Galiba bu olacakları görmüş olmalı.

    O halde Arınç faktörü önem arzediyor burada. Birşey açık etmiyorlar savunuyorlar birbirlerini ama Arınç’ın sok dakika hamlesi Gül ismini zorunlu kılmış görünüyor. Bu “rezervimi kaldırdım” sözü de bunu doğruluyor.

    Bu sancılı kriz yeni kapılar açacak ama.

  7. 03 Mayıs 2007 - 21:21 7.simeranya

    seçim sürecine girildi artık.

    biraz sabırlı olup, halkın kararını beklemek gerekecek.

    şartlar tam tersi olsa chp çoktan c.başkanını seçerdi. bu tartışmalar yaşanmazdı.

    hayal kurmak istiyorum ama chp işin içine girince bütün hayallerim kararıyo.

  8. 03 Mayıs 2007 - 22:16 8.BetüL

    Nesrin hanim veya Vecdi bey olsa saniyorum biraz daha sakin gecirdik bu asamayi. Ama iyi ki olmadilar, iyi ki Bulent Arinc tepkisini koydu.

    Baska bir c.baskani adayi olsa idi Tayyip Erdogan karizmayi cizdirirdi, en azindan benim gozumde.

  9. 04 Mayıs 2007 - 01:34 9.Anladınız siz işte

    Olması gereken planları bozan Bülent Arınç Akp’den uzaklaştırılmalı. Değişemeyen çekip gitmeli. Açıkcası ben Fetullah Gül’in gizli sözcüsünü Akp içinde görmek istemiyorum. Önümüzdeki seçimlerde yobaz söylemleri devam ederse Akp liberal seçmenden oy alamayacak.

  10. 04 Mayıs 2007 - 06:34 10.Bulent Murtezaoglu

    Betul hanim, kusuruma bakmazsaniz, bir hinzirlik yapacagim,

    Baska bir c.baskani adayi olsa idi Tayyip Erdogan karizmayi cizdirirdi, en azindan benim gozumde.

    “Mevzuu bahis karizmaysa, gerisi teferruattır”

    Suat beyin de inandirici bulmasindan hareketle Arinc’in 40 oyun bilip 39 tanesini ciragina anlatan pehlivan hikayesinin de, o abes ‘hanimi basortusunu cikartsin’ lafi edildiginde ‘ben olsaydim, ohoo yedirirdim o lafi’ mealindeki demeclerinin de acikca RTE’nin karizmasina yonelik oldugunu anliyorum. Bunun hedef kitlesi kim? Yukarida belirtildigi gibi, merkez-sag secmen degil herhalde. Erdogan bu hesabi yapamiyor mu? Tasfiye edip daha merkeze kaysa belki Cankaya’ya basortulu hanim cikartmaz ama universiteye basortulu ogrenci sokmasi daha kolaylasir.

  11. 04 Mayıs 2007 - 09:57 11.metin-thePoor

    Kasımpaşalı “delikanlı” bizim gibi üj bej gariban blogcunun sözünü dinleseydi bunlar başına gelmezdi! Şurada iki yıldır bas bas bağırıyoruz, bizim adayımız Sami Selçuk’tur diye. Bakın Engin Ardıç abümüz bilem bizden kopye çekti geçenlerde!

    Sakalımız yok ki sözümüz dinlene! Değil mi sevgili dostum Suat Bey?!

  12. 04 Mayıs 2007 - 10:17 12.murat koçak

    Türkiye de o kadar çok konuşan ve dinleyecek bir tane başbakan olunca sorunlar kolay çözülmüyor:)

    Gayet normal bir seçim süreci büyük sorunlar yumağı haline dönüşüveriyor.

    Başbakanda dinlemiyo ki kardeşim! Dinle tüm konuşanları 30 yıl sonra bir aday çıkarabilirsin belki:)

  13. 04 Mayıs 2007 - 10:43 13.metin-thePoor

    30 yıla gerek yok Murat Bey! Başbakan aklıselimin sözünü dinlese yeterdi. Kendisini yoketmek için dört bir tarafı çevriliyken, satranç oyununda doğru bir hamle yapması yeterdi. Çapı yetmedi.

  14. 04 Mayıs 2007 - 11:18 14.murat koçak

    Abdullah Gül’ün adaylığı açıklandığında, doğru hamle değil diyen pek fazla kişi yoktu ortalarda.

    Karşıdakiler oyun oynamıyor, satranç tahtasını deviriyor.

  15. 04 Mayıs 2007 - 11:44 15.metin-thePoor

    Murat Bey,

    Mesele Abdullah Gül’ün adaylığı da değil ki. Başbakan süreci çok beceriksizce işletti, karşı tarafa hareket imkanı tanıdı. Diyelim ki Sami Selçuk gibi demokrat, gelgelelim laikçi faşistlerin açıkça karşı çıkmaya yüzlerinin tutmayacağı biri aday gösterilseydi, demokrasi düşmanı cephe şapa oturacaktı bir güzel. Erdoğan sürekli kendi kalesine gol attı. Olan biz sade ve “sözde” vatandaşa oldu. Yine tepelendik zorba efendilerimiz tarafından…

  16. 04 Mayıs 2007 - 13:10 16.çuvaldız

    Murat bey iyi demiş;satranç oynayan yok birileri tahtasını deviriyor.Bu hakkı ve cesaretei nerden buluyorlar.Biraz önce ABD büyükelçisi ile bir röportaj vardı ve her ülkenin demokrasi anlayışın farklı olduğunu falan geveledi.Sorular çok iyiydi ama verdiği cevaplar oldukça politik,neyse konu bu değil ama ucu dokunduğu için yazdım.

    Yine Fransa’da da CB seçimi olması nedeniyle bir başka röportajda soru;tüm bu karışıklığın ekonomik bedelinin faturasını kim ödeyecek?
    Cevap;Fransa’da bir kurul politikacıların kısa,orta ve uzun vadede söylediklerinin ekonomik yansımalarını hesaplıyormuş ve bunun faturasını o partiye kesiyormuş..
    Ben buna bayıldım…Seçim meydanlarında mangalda kül bırakmayan müstakbel adayların ağızlarından çıkacak her şeyin kendisini bir şekilde bağlayacağını bilmesi güzel..ya da şimdiki gibi ayak direten köprü keçilerinin “geçemesem de engellerim hiç olmazsa”mantığında olmasına engel olunabilmesi açısından bir çözüm olabilir.
    Sonuç olarak ortalığı toza dumana bulayan bunca”vatansever’in”aslında neyi daha çok sevdiklerini milletin gözüne sokarak anlatmak kolay olur.

  17. 04 Mayıs 2007 - 13:44 17.BetüL

    Bulent bey : )

    c.baskani adayligi icin Vecdi Gonulun ya da hanimefendinin ciddi olarak dusunuldugunu ogrendigimde cok uzulmus, Ak partiye vermis oldugum oyum icimi sizlatmisti. Benim gibi dusunen pek cok kisi var.

    Bulent A. bey Ak partiye sonradan girmis biri degil ki tasfiye edilsin. Ak partinin varolus sebeplerinden biri. Belirli bir oy kitlesi var. Bazen asiri cikislar yaptigini kabul ediyorm. “dindar c.baskani” Erbakanin “kanli mi olacak kansiz mi olacak” sozlerini hatirlatiyor.
    Yeri geldiginde de guzel denge sagliyor.

    Bulent A. bey gunah kecisi ilan edildi. Birileri kellesini istiyor. Bana garip gelen sizlerin bu kelle istenmesini hakli gormeniz.

    Kurban edildiginde doyacaklarini ve susacaklarini saniyorsaniz bence yaniliyorsunuz.

    Sami Selcuk kimdir bilmiyorum Vecdi Gonul, A. Gul gibi T. Erdogan gibi B. Arinc gibi c.baskanligini en cok hakedecek isimler dururken secilse idi, Ak parti tabanindan sarsilirdi.

    Vecdi Gonul aday olsa idi CHP nin meclise gelecegini anayasa mahkemesine gitmeyecegini mi dusunuyorsunuz?
    Ben hic sanmiyorum. CHP nin varolus sebebi, secimlerde oy alma sebebi elinden geldigini ardina koymadan Ak partiye muhalefet etmek engel olmaktir. Kim gelirse gelsin CHP ayni muhalefeti yapacakti.

    Belki c.baskaninin esi ortulu olmazdi ama ogrenciler okula girebilirdi sozleriniz sasirtici. Olumu gosterip sitmaya razi olun diyenlere hay hay mi diyoruz?

    Niye sadece esi ortulu olmadigi icin o makami hakedenler esgecilip haketmeyen biri c.baskani olsun?

    Ak parti kendinden istenileni yapsa idi evet ortalik bu kadar karismazdi, ama her gecis donemi sancili olur. Bu gecis doneminde Erdogan gunah kecisi olmak ihtimali de varken elini tasin altina sokup dogru olani yapiyor. Bu gecis donemini bu gun gecirmezsek bunun ilerisi yok. Hala muhtira verilebilen bir ulkedeyiz. Bu donemi sag saglim dik ve dogru adimlarla atlatirsa muhtira devri gecmiste kalacak.

    Murat beye katiliyorum, karsidakler oyun oynamiyor, satranc tahtasini devirmis ustunde zipliyor.

  18. 04 Mayıs 2007 - 13:56 18.Suat Öztürk

    Metin Ağabey,

    Sami Selçuk’u ben de çok severim. İsterdim de açıkçası.

    Ama bu “geri çekilme”, “fincancı katırlarını ürkütmeme” nereye kadar gidecekti? Abdullah Gül’ün o görevi hakkıyla yapacağını herkes biliyor. Yine herkes biliyor ki Gül’ün Rahmetli Başgil’in engellenmesinden daha kibarca durdurulmasının ardında eşinin başörtüsü ve kendisinin geldiği köken var.

    Şu söylenebilir tabi. Diyelim ki Selçuk aday gösterildi seçildi ve bir süreç içinde demokratikleştik, Böyle saçma sapan şeyleri konuşmaz hale geldik. İşte o zaman başörtülü eşi olan/olmayan, kökeni önemsenmeyen, önemli olanın sivilliği ve demokratlığının olduğu C.başkanlarımız da olurdu.

    Ben buna emin değilim. Yani geri çekilmenin savaş baltalarını geçici olarak gömme olduğunu düşünüyorum. Aynı durum ileriki zamanlarda da gündeme gelirdi.

    Diyalektik, lazım bizim siyasetimiz için. İki kol yok ortada, bu çatışma oligarşi ile biliyorsun.

    Erdoğan’ın son hamlesi çok büyük ihtimalle blöf. Yani kendisi açısından değil, C.Başkanını halkın seçmesini sağ gelenek hep istedi; blöf yönü bunu yaptırmayacaklarını bilmesi.

    Çünkü muhakak bir kulp bulunur; veto, o olmadı mahkeme, o da olmadı muhtıra gibi. Ama nereye kadar?

    Bence cin şişeden çıkmıştır artık. Bunun geri dönüşü yok. Sistem patladı.

    Ya düşe kalka da olsa sistem değişecek ve demokratlaşacağız ya da adamaklıllı bir silahlı darbe olacak. İkinci seçenek -bence- az olduğuna göre bu kriz, çatışma hızlı mesafe almak için iyi oldu diyorum ben.

    İlk kez muhtıraya direnen bir hükümet var ve vakarlı bir biçimde seçime gidiyor. Büyük ihtimalle de yüksek bir oy oranı ile sandıktan çıkacak. Bir de gelen tepkilere bakalım, çok sert tepkiler verildi muhtıraya. Bunlar daha önceleri olan şeyler değil. 28 Şubat ile bugünün manşet ve köşe yazılarını karşılaştırsak bile aradaki muazzam farkı görebiliriz.

    Eğer adam akıllı silahlı darbe olacaksa da olsun. Zaten bunu yapacak kadar gözü kara olanlar Selçuk da gelse, E.Ardıç da gelse, N.Çubukçu da gelse Gönül de gelse, oligarşilerinin sallantıda olduğunu hisseder hissetmez yapacaklarını yapmaktan çekinmezler ki?

    Hiç olmazsa şizofren olmayalım, bilelim Muz Cumhuriyeti vatandaşı olduğumuzu, sahiplerimizi kızdırdığımız zaman ne olacağını, ve böylece seçimmiş, sandıkmış müsamere yapıp durmayalım.

    10 kişilik konsey neyimize yetmez yaw. :-)

  19. 04 Mayıs 2007 - 16:17 19.metin-thePoor

    Sevgili Suat Bey dostum,

    Beni şaşırttınız, bu konuyu çok konuşmuşluğumuz oldu bizim. “Geri çekilme”, “fincancı katırlarını ürkütmeme” saikiyle söylediğimi nereden çıkardınız? Tam tersi, bu öyle güzel bir hamle olurdu ki, zorba efendiler nereden geldiklerini şaşırırlardı. Darbe ihtimali de sıfıra yakın bir düzeye inerdi. Bunu AKP tabanına anlatmaksa hiç de zor olmazdı. Çünkü Sami Selçuk laikçi bir zorba değil, sapına kadar demokrat bir entelektüel. Göreve gelir gelmez hidayete eren (!) meslektaşı gibi değil. CHF isimli faşist partinin başındaki zat, gıkını bile çıkaramaz, kıçüstü otururdu. Ötekiler ne halt edecekti, Sami Selçuk gibi akademisyen bir hukukçuya sen anlamazsın deyip guguk dersi vermeye yeltenebilecekler miydi? Hukuk ayaklar altına alınabilecek miydi? Muhtıra böyle kolaycacık verilebilecek miydi?

    Benim söylediğim “geri çekilme”, “fincancı katırlarını ürkütmeme” değil, tam aksi; fincancı katırlarını ürkütmek, demokrasi düşmanlarının geri çekilmesini sağlamak olacaktı.

    Olmadı, olamadı. Çünkü AKP kurmaylarının siyasal-kültürel birikimi çok zayıf. Kafa basmıyor. Zorbaların oyununa geldiler kolayca.

  20. 04 Mayıs 2007 - 16:21 20.metin-thePoor

    Ha, ayrıca benim listem sadece tek kişiden oluşmuyordu. Diğerlerini de söyleyeyim:

    2 numarada: Nihal Bengisu Karaca gibi entelektüel kumaşı son derece kaliteli bir türbanlı hanım.

    3 numarada: Başı açık, entelektüel saygınlığı olan bir hanım.

    4 numarada: Abdullah Gül.

    Ha, bu arada Fethi Bey’imizi de unutmayalım!

  21. 04 Mayıs 2007 - 17:32 21.murat koçak

    sayın metin-thePoor,

    Siz AKP’nin halkın oyunu almış, belli bilgi ve birikimi olduğuna inandığı biri yerine, laikci faşiştlerin karşı çıkamayacağı bir aday göstermelirini istemekle çok şeyi tepelemiş oluyorsunuz zaten. Biraz da zorba efendileriniz tarafından tepelenmek çok dokunmaz sanırım.

    Hiçbir sözlerinin kendileri için bağlayıcılığı ve dengesi olmayan muhalefet için Sn. Sami Selçuk’ta olsa çok şey değişeceğini sanmıyorum. O zamanda söylenecekleri duyar gibi oluyorum; takiyyeciler, göz boyamaya çalışıyorlar, S.Selçuk’u öne sürüp devletin tüm kurumlarını ele geçirmek amaçları, biz bu oyuna gelmeyiz, yedirmeyiz vs. vs.

    Açıkcası, AKP’nin laik faşisterin razı olacağı bir aday yerine, kendi inandığı doğrultuda bir aday çıkarmasını (başarılı olunmasa bile) daha onurlu buluyorum. Başarı başarısızlık görecelidir zaman ne gösterecek Allah bilir. Hatırlayalım 28 şubat sürecinde yok edilmek, ezilmek istenen topluluğun bir bölümü şimdi ülkeyi yönetiyor. Tepelenmek gibi bir duyguyada hiç kapılmadım doğrusu.

    N.Bengisu Karaca mantığınıda anlayamadım, eşi örtülü bir c.başkanı adayını hazmedemeyenler, örtülü bir c.başkanı adayını mı hazmedecekler? Tahminim o zaman bırakın AKP nin kendi kalesine gol atmasını hükmen mağlup sayılırdı.

  22. 04 Mayıs 2007 - 17:34 22.Suat Öztürk

    Ağabey,

    Söylediklerine itirazım yok. Ama.. (Bu “ama”lar çok meşhur bu günlerde :-))

    Siyasetin reel atmosferi çok kırılgan. Bunun tabana yansıması var. Sen ben bu hamleyi anlarız da bunun tabana yansımasının ne olacağına emin olamayız. Biliyorsun başörtüsü yasağı konusunda hiçbir mesafe alamadılar. Bütün bunları da ince bir biçimde hesap ediyorlar. Seçimde alınacak bir başarısızlık “Ameliyat başarılı geçti ama hastayı kaybettik” şeklinde bir boş bir teselliye dönüşebilir.

    Bir de şu var. TBMM dışından aday göstermek. (TBMM dışı aday, hep sıkıntılı zamanlarda gösterildi ve seçildi.) Bu da tabana iyi yansımayacaktır.

    Ama yine de bunları tolere edebilirdi Erdoğan; kabul..

    Sami Selçuk 2002 seçimlerinde ANAP’tan vekil adayıydı. AKP teklif götürmüş ama ANAP daha önce söylediği ve Selçuk da söz verdiği için AKP’ye hayır demiş. Ben çok istiyordum Sami Selçuk’un AKP’den vekil olmasını ama olmamıştı o zaman.

    Aslında Erdoğan’ın kafasındaki isim V. Gönül imiş. Bu artık kesin gibi birşey. Askerin de bu isme razı olduğu anlaşılıyor.Arınç’ın hamlesi ile Gül’ün aday gösterilmek zorunda kalındığı anlaşılıyor. Yani konuştuklarımızı Erdoğan düşünmüş muhakkak. Ben yukarıda anlattığım -ve ayrıca bir başka yazı ile değindiğim gibi- en rasyonel seçim olarak Gül’ü görüyordum. Bunun sebebi de konunun pek çok yönünü düşünmemdi. Çünkü önünde seçim var Erdoğan’ın tüm parti içi ve dışı dengeleri gözetmek zorunda. Hem partisinin başında kalmak, hem güçlü bir ismi Çankaya’ya göndermek, hem geri çekilme izlenimi vermemek hem de katırları ürktmemek; çok zor birşey.

    Açıkçası ben muhtıra konusunda yanıldım. Yani içten içe korkum vardı ama ortada kriz- çatışma, vs gibi birşey yokken damdan düşer gibi beklemiyordum.

    Yani şu aşamada Gül tercihi -malum kesimlerin gözü karalılığı ispatlandığı için- reel olarak uygun değilmiş gibi görünüyor. Fakat bir yandan da bu gerilimin içinde barındırdığı fırsatları düşünüyorum. Başkanlık ya da yarı başkanlığa geçişin tartışılması ya da önünü açması, AKP’ye ikinci dönem daha güçlü gelmesi için fırsat yaratıp daha reformist politikalar izlemesi için meşru altyapı sağlaması vs gibi. Dedim ya yuklarıda bu oligarklar başka bir isimde şaşırırlardı kesinlikle ama zülfü yare dokununca saltanatı kolayca bırakmazlardı bana göre..

    Artık geri dönülemz bir süreçteyiz. Hayırlısı olsun diyorum.. Ben çok umutluyum önümüzdeki dönemden.

    Not: Fethi Bey benim de adayım ama artık Fethi Bey sınıf atladı. Bizi tanımaz yani.. :-) “Renki” adlı bir dergi çıkıyor yeni, haftalık. Orada yazıyor artık Fethi Bey:

    http://www.renklidergisi.com/

  23. 04 Mayıs 2007 - 17:54 23.Bulent Murtezaoglu

    Betul hanim,

    c.baskani adayligi icin Vecdi Gonulun ya da hanimefendinin ciddi olarak dusunuldugunu ogrendigimde cok uzulmus, Ak partiye vermis oldugum oyum icimi sizlatmisti. Benim gibi dusunen pek cok kisi var.

    Ben bunu hic anlamiyorum. Yani normal vatandas icin nicin bu kadar onemli oluyor bu? Gerci AKP secmeni degilim ben, Ozal’in ilk ANAP’indan beri taraf olarak hissetmedim kendinimi. Belki ondandir.

    Bulent A. bey Ak partiye sonradan girmis biri degil ki tasfiye edilsin. Ak partinin varolus sebeplerinden biri.

    Haberim yoktu bundan benim.

    Bulent A. bey gunah kecisi ilan edildi. Birileri kellesini istiyor. Bana garip gelen sizlerin bu kelle istenmesini hakli gormeniz.

    Ben gordugumden cikarttim onu simdi. Basin abartiyordur dedim ama sonra Suat beyin de ‘galiba’ dedigini farkedince, “ya hakikaten RTE’ye zararli bu adam” dedim. Hak hukuk filan icin ta tepelere bakmiyorum ben, ustelik politikacilarin ozellikle ic stratejik islerini firildakcilar arasinda cekisme olarak goruyorum. Hal o olunce bu adami yollasinlar daha merkeze gelsinler diye dusundum.

    1 Mayis’ta yenen odun, o guruhun arkasinda asker oldugu dusunulmese Caglayan’da da yenebilirdi, benim (ben neden sokaga dokulursem artik) benim tepeme de inerdi, baska binbir turlu de icinde siddet olsun veya olmasin haksizlik adaletsizlikte aslinda taraf bu insanlar ve — netameli olmayan islerde dahi — agizlarini bile acmiyorlar kendi politik hasaplari yoksa. Hayatlarinin sonuna kadar da muazzam maaslarla bakilacaklar. Kendileri ‘haksizliga’ ugrayinca nelerine aciyayim? Hani idam bilmemne olmadiktan sonra politikaciya acimam ben, hamama giren terler, kaziklarlarsa birbirlerini kaziklarlar.

    Sami Selcuk kimdir bilmiyorum Vecdi Gonul, A. Gul gibi T. Erdogan gibi B. Arinc gibi c.baskanligini en cok hakedecek isimler dururken secilse idi, Ak parti tabanindan sarsilirdi.

    Ben Fethi beyden (izlenimler) ogrendim Sami Selcuk’u. Hepsinden iyi olurdu bence. Eski yargitay baskaniymis. Google buluyor konusmalarini.

    Vecdi Gonul aday olsa idi CHP nin meclise gelecegini anayasa mahkemesine gitmeyecegini mi dusunuyorsunuz?

    Bilmiyorum bunu.

    Belki c.baskaninin esi ortulu olmazdi ama ogrenciler okula girebilirdi sozleriniz sasirtici. Olumu gosterip sitmaya razi olun diyenlere hay hay mi diyoruz?

    Biri beni de uzen bir problem, oteki insanlarin niye ilgilendigini anlamadigim bir problem. Asinda bunu dusunuyordum ben nicin fiktif bir Cankaya/basortu problemi cikiyor baska dertler varken diye, ama dun Nuray Mert ilisince ‘hakikaten oyle’ dedim.

    Niye sadece esi ortulu olmadigi icin o makami hakedenler esgecilip haketmeyen biri c.baskani olsun?

    Genel anlamiyla eger hal tavir evvelce yaptiklari isler filansa, aklinizdaki uc aday da birsey haketmis degiller bence. O ucunden biri olacaksa Gul bence de iyi, o ayri.

    Bu gecis doneminde Erdogan gunah kecisi olmak ihtimali de varken elini tasin altina sokup dogru olani yapiyor.

    Ben bilerek birsey yapip yapmadigini tartamiyorum.

    Bu gecis donemini bu gun gecirmezsek bunun ilerisi yok. Hala muhtira verilebilen bir ulkedeyiz. Bu donemi sag saglim dik ve dogru adimlarla atlatirsa muhtira devri gecmiste kalacak.

    Bence gecmez. Sisteme guven ve saygi yok cunku hic birimizde. Ne kadar kisa zamanda nasil minciklayacaklarini konusmaya cesaret dahi edemezlerdi yoksa. Bu konuda muhtira beklemiyordum dogrusu, ama yarin ne bileyim Irak, sinirlar filan konusunda ihtilaf ciksa askerin tereddut edecegini zannetmiyorum. Ozal gibi degil bu insanlar, ne o captalar ne o derece siniflar arasi yayilmis halk destekleri var.

  24. 04 Mayıs 2007 - 18:27 24.metin-thePoor

    Murat Bey,

    “laik faşisterin razı olacağı bir aday” değildi Sami Selçuk. Hakkında yeterli bilginiz yoksa lütfen biraz araştırınız. Tam tersi, ben çok iyi biliyorum ki, herhangi bir AKP’li adaydan çok daha kıl olacakları, çok daha öfkeye kapılacakları bir adaydı. Birkaç nedenle:

    1. Tereddütsüz ve tavizsiz demokratlığı,
    2. Laikçi faşistlerin kendi kazdıkları tuzağa düşecekleri,
    3. Birikimi ve çapı.

    AKP, öyle birini CB seçebilir ve sonra da 12 Eylül faşizminin anayasasını baştan aşağı değiştirir, CB’lığını da sembolik bir makama dönüştürebilirdi.

    Israrla beni ters köşeye yatırmaya çalışıyorsunuz. Nedendir?

  25. 04 Mayıs 2007 - 18:31 25.metin-thePoor

    Suat Bey dostum,

    Şu anda vaktim kısıtlı, daha sonra daha geniş yazarım. Bir cümleyle giriş yapmış olayım sadece: AKP, başörtüsü mağduriyetine karşı kılını kıpırdatmazken birşey olmuyor da, CB’lığına Sami Selçuk gibi, egemen zorbaların ifrit olacağı bir hakiki demokrat entelektüeli seçti diye mi AKP’nin çekirdek seçmeni huzursuzlanacak? Üstelik unutmayın, bu ülkede sadece AKP’nin çekirdek seçmeni yaşamıyor dostum.

    (Fethi Bey’in sınıf atladığını ben size haber verecektim, siz bana vermiş oldunuz bu arada!)

  26. 04 Mayıs 2007 - 19:02 26.murat koçak

    Sayın metin-thePoor,

    Sami Selçuk’u iyi bilir ve takdir ederim. Sami Selçuk’un şahsına ve c.başkanlığı adaylığına karşı bir söz veya tavır sergilemedim dikkat ederseniz. Karşı çıkışım önceki yorumumda net anlaşılacağı üzere mantığadır.

    “laik faşisterin razı olacağı bir aday” değildi Sami Selçuk.”
    “Diyelim ki Sami Selçuk gibi demokrat, gelgelelim laikçi faşistlerin açıkça karşı çıkmaya yüzlerinin tutmayacağı biri aday gösterilseydi,”
    iki cümlede size ait.

    “Israrla beni ters köşeye yatırmaya çalışıyorsunuz. Nedendir? ” : iyi forvet oynarım belki ondandır:)

  27. 04 Mayıs 2007 - 20:30 27.TT

    Sami Selçuk tartışılıyor.

    CB seçilmeden önce A.Necdet Sezer’de ayet olumlu,özgürlükçü biri olarak görülüyordu.Fakat CB seçildikten sonra etrafının kuşatıldığı ve değiştirildiği herkesin malumu.

    Bence bu tür yanlız adamlara büyük makamlar devredilmemeli,
    hayatın içinde değişik kademelerden geçmiş mutlaka yöneticilik yapmış kişiler seçilmeli,…

  28. 04 Mayıs 2007 - 22:15 28.Talha Can

    Merhaba Suat Bey,
    gündem beni epey meşgul ediyor, net başına oturamıyorum. Yorumlardaki aday konusunda bir kaç kelam edeyim; Abdullah Gül’ün adaylığını dik duruş olarak tanımlıyor ve tam yerinde buluyorum. Sami Selçuk her ne kadar kaliteli bir entelektüel olsa da mevcut cbliğin kotuğunun bir siyasetçi tarafından doldurulmasından yanayım. Meselenin yalnızca Gül veya eşi olmadığı ortada iken alternatifler çok da iyi neticeler verir demek bana uzak bir söylem geliyor.
    Muhabbetle…

  29. 05 Mayıs 2007 - 01:32 29.ahmet

    herpsi iyi butun yorumlar yerinde kimniz adiyi kimside adyin esini gosteriyonuz oncelikle geriye bakmamiz gerekir ata turkun esinin basi kapaliymidi degil miydi ondan sonra genlkurmayin kisa sure once sezerle en son toplatisinda kac saat gorustuklerini bilyormuydunuz dort saat peki sizce ne gorustulerki dahasida var sezerin kendisi nerden gelmeki su anda parlemento secimini kabul etmeyen anayasa mahkemesini kim onlari goreve getirti bunlari anliz edikten sonra gelelim kapanan gazete vardi ismini hatirlayamiyom neydi baskin sebebi suydu en son zamnda sivil eylmleri nekadar sivilki sorusuydu onu simdi size soriyim peki tayip erdoganin herseyde haberi vardi onun icin saten gul ismini soylediki kendi partisi butun oylari silip supursun diye ve secimden sonra tayip erdogan turkye 11 cumhur basbakani olacak bu sadece erdoganin tek kendi basarisi degil ayni zamanda avrupaninda basarisi.

  30. 05 Mayıs 2007 - 12:37 30.Arslan Kıraç

    Benim de adayım Sami Selçuk’tu şahsen..O’nun bir konuşması vardır Laiklik üzerine..Bir efsanedir.Türkiye’de Laiklik’in olmadığını ve Laisizm’in uygulandığını söyler.Bunun tercümesi halka baskı uygulayan laiklik olabilir sanırım..

    Sami Selçuk’u son güne kadar ümit ettim aday olarak..Ta ki Mümtaz’er Türköne’nin Neden T.Erdoğan c.başkanı olmalı yazısına kadar..Sn. Türköne’nin can alıcı sözleri şuydu:

    “Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığına zorlayan, Meclis’te çoğunluğu olan partinin lideri olması ve başbakan sıfatı taşıması değil; kendisine bu sıfatları da sağlayan siyasî geçmişi. Açık bir haksızlıkla hapse girmesi, siyasî haklarının elinden alınması ve bu mağduriyetlerinin doğrudan halkın desteği ile giderilmesi. Çankaya Köşkü’nde, bir zamanlar Pınarhisar Cezaevi’nde yatan adamın oturması lazım. Türkiye, siyasî rekabeti belden aşağıya indiren rejim tartışmalarını tarihe gömmeli. Türk bayrağını bir siyasî görüşün simgesine indirgeyecek kadar zıvanadan çıkmış paranoyak davranışları tedavi etmenin tek yolu Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı. Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığının sağladığı yüksek temsil ile sekülerleşen toplumun, yanlış biçimde “laiklik” adı verilen modern yaşam biçimi ile de uzlaşmasına ve bütünleşmesine fırsat verilmeli. En önemlisi, yeni seçkinlerin iktidar yürüyüşünün tamamlanması ile tüketici ve yıpratıcı rejim kavgalarının yerini reel sorunların çözümüne yönelik yüreğimizi ısıtan tartışmalara bırakması mümkün olacak.

    Şayet Erdoğan cumhurbaşkanı olmazsa, “cumhuriyet tehlikede” paranoyaları haklılık kazanacak, Tayyip Erdoğan ve temsil ettiği kitleler rejim düşmanı olarak mahkûm edilecek.”

    http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=531329

    Evet Erdoğan yerine Gül aday olmasına rağmen herşey aynen böyle gelişti..

    Bugün Ak Parti ‘nin troykasını oluşturan Erdoğan,Gül veya Arınç aday olmayıp da bir 4. isim aday olsaydı.Parti tabanı karışacak,halk “korkak” damgasını yapıştıracak parti oy kaybedecekti..Baykal dahi kendi tabirince “kukla veya noter c.başkanı” istemiyordu..

    Bütün bunların üstüne Ak Parti en doğru seçimi yapmıştır.ASlında Dışişleri Bakanlığı, cumhurbaşkanlığından da kritik bir görevdir.Tüm dünyayla ilişkilerimizde en gizli meseleleri yürüten bir kişi c.başkanlığını hayli hayli yapardı. Abdullah Gül bu görevi dahi yapmışken,engellenmesi düşündürücüdür.Ama aşırı laikçi miting organizatörleri başarılı oldular ve engellediler.Halbuki hurriyet.com.tr de bile Abdullah Gül’ün c.başkanlığı %65′le olumlu oy almıştı

    Şu an Ak Parti parti olarak bir bütün halindedir ve mağdurluktan tepki oylarını alacaktır.Ve sessiz çoğunluğun yürüyüşü devam edecektir

  31. 05 Mayıs 2007 - 15:27 31.BetüL

    Bulent bey

    Biri ogrenci ortusu sebebi ile okula giremiyor, biri politikaci esinin (kendi bile degil) ortusu sebebi ile bir makama yakistirilmiyor.
    Ikiside ayni haksizlik.

  32. 05 Mayıs 2007 - 15:48 32.Bulent Murtezaoglu

    Biri ogrenci ortusu sebebi ile okula giremiyor, biri politikaci esinin (kendi bile degil) ortusu sebebi ile bir makama yakistirilmiyor.
    Ikiside ayni haksizlik.

    Benim baktigim yerden degil. En azindan tepkim oyle degil. Birine ‘bana ne’ diyebiliyorum, otekine diyemiyorum. Komsumun sIkIntIsI ikbal pesindekilerin sIkIntIsIndan cok daha onemli benim icin. Nasil ki yakinimda insanlarin gazlanip sopalanmalari Anayasa Mehmesinin kararindan daha onemli geldiyse bana, o da oyle. Cankaya’ya esi veya kendi Ermeni isimli olan biri de cikamaz buyuk ihtimalle, ama o — benim icin — universiteye gidememesi gibi degil o insanlarin. Memuriyeti de takmiyorum o kadar, ben de memur degilim, devlet bordrosuna yerlesmeyi bir ‘hak’ olarak gormuyorum ama egitimi tekeline alip ustelik kendisinin de ‘boyledir’ diye ogrettigi birseyi yasaklamasi hic hosuma gitmiyor devletin.

Trackback This Post | Subscribe to the comments through RSS Feed

Yorum Ekleyin...