Güncel & Toplum Suat Öztürk - 29 Ocak 2007 02:09 pm

“Hatırla Sevgili” dizisi üzerine..

Dün ve bugün  “27 Mayıs ve Menderes’in Dramı” yazıma çok genç kardeşlerimizden yorumlar geldi.

Yorumlarda bugünlerde TV’de gösterilen “Hatırla Sevgili” adlı bir dizi nedeniyle 27 Mayıs ve Menderes meselesinin dikkatlerini çektiğini yazıyorlar. Galiba epey izlenen bir yapım.

Ben diziyi seyretmedim -zaten TV seyretmem- ama güvendiğim birkaç kişiden edindiğim bilgi, çok yanlı bir bakış açısı ile çekilmiş bir dizi olduğu yönünde. Ve adeta 27 Mayıs’ı haklı çıkartmaya çalışan CHP borozanı bir senaryosu olduğu söyleniyor. Danışmanlığını Can Dündar yapıyormuş dizinin, eh normaldir.

Medya’nın dezanformasyonu malum; hemen her alanda bunu yapıyorlar. Diziler vasıtası ile taraflı bir biçimde işledikleri siyasi meselelere de el attılar anlaşılan.

İzlenimler’den Fethi Bey bu dizi hakkında “Neyi Hatırlayacağız Bee” başlığıyla güzel bir yazı yazmıştı.

Diziyi izleyenler bu yazıyı mutlaka okusun derim.

Popularity: 69% [?]

““Hatırla Sevgili” dizisi üzerine..” icin yapilan 62 yorum var.

  1. 29 Ocak 2007 - 14:10 1.Suat Öztürk

    Bu da dizi ile ilgili bir haber..

    http://www.haberx.com/n/310473/prostat-muayenesi-senaryoda-olacak-mi.htm

  2. 29 Ocak 2007 - 14:15 2.Suat Öztürk

    Bir de okumayanlar ve tıklamaya üşenenler için ” “27 Mayıs ve Menderes’in Dramı” yazımı buraya ekleyeyim. Bu rezaleti ne kadar çok kişi okursa o kadar iyi:

    ——–

    “27 Mayıs ve Menderes’in Dramı”

    Rahmetli Adnan Menderes’e idam öncesi yapılanlar..

    Daha önce biliyordum; -tahminim 27 Mayıs meselesine ilgi duyanlar da biliyordur- Menderes’e idam öncesi prostat muayenesi yapıldığını. Bardakçı meseleyi yazınca tekrar gündem oldu.

    Ben okurken bile utanıyorum. Ama bunları yapanlar utanmadı.

    Yazmayacaktım bu kepazeliği, bilinmeyen birşey değil; belki bazılarımız “neye faydası var artık, kinleri tazelemekten başka?” da diyebilir. Haklı oldukları yanlar da var.

    Evet tarih bir hamaset alanı değildir, ama geçmişte nelerin, niçin ve nasıl olup bittiğini bilmek, bunlar üzerine düşünmek, geleceğe dair sağlıklı çıkarımlar yapmak, her bilinçli ülke evlâdının vazîfesidir.

    Ve canım ülkemde kanunen cezaları verilemeyen böylesi zorbalıkların hiç olmazsa vicdanlarda gereği gibi yargılanması elzemdir.

    Maalesef bugün hâlâ, bir avuç cuntacı zorbanın seçimle gelmiş bir Başbakan’ı astığı, asmadan önce de aşağılayıcı işkenceler yaptığı bir sürecin başlangıcı olan 27 Mayıs’ı savunanlar var.

    Bir yandan halka birtakım özgürlükler verirken diğer yandan aynı halka güvenmediği için yasama organını “senato ve meclis” diye ikiye bölerek yasamayı denetlettiren, cuntacıları akıllara ziyan bir şekilde senatoya “tabî üye” yapan, yetmeyip C.Başkanı’nı icraya ortak eden, iktidarın yasa yapmasını neredeyse imkansız hale getirerek icranın kolunu bacağını budayıp yasamayı kilitleyen bu anayasayı, alay edercesine “özgürlük abidesi” olarak sunanlar var.

    Darbelere seçici davrananlar var; “27 Mayıs iyi, 12 Eylül kötü, 28 Şubat iyi” gibi.

    Bu konu ayrı ve uzun, biz mevzuuya dönelim.

    Sabah’a transfer olan Bardakçı pazar günü Rahmetli Adnan Menderes’e idamı öncesi yapılan prostat muayenesini şöyle yazdı:

    […] Ama, Saddam Hüseyin’in darağacında uğradığı bütün bu hakaretler, Türkiye’de 1961 yılında bir idam cezasının infazından hemen önce mahkûma revâ görülenlerin yanında hiç, hatta iltifat gibi kalırdı. Yer Yassıada, idam mahkûmu on yıl boyunca Türkiye’nin başbakanlığını yapmış olan Adnan Menderes, revâ görülen hareket ise, sabık başbakana idamından önce “eldivenle” prostat muayenesi yapılması idi.

    1960′taki 27 Mayıs ihtilâlinden sonra 14 Ekim günü kurulan “Yüksek Adalet Divanı” isimli özel mahkeme 9 ay 20 gün sonra, 1961′in 15 Eylül’ünde kararlarını açıklamış, devrik Demokrat Parti’nin 15 yöneticisini idama mahkûm etmişti. Ankara’da iktidarı elinde bulunduran Milli Birlik Komitesi bu 15 idamın 12’sini ömür boyu hapse çevirecek ve üçünü, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın cezalarını tasdik edecekti. Zorlu ve Polatkan hemen o gece götürüldükleri İmralı Adası’nda asılarak idam edilmişler ama Adnan Menderes kararın açıklanmasından önce aylar boyunca biriktirdiği uyku haplarını içerek intihar teşebbüsünde bulunmuş ve idam, tedavi edilene kadar ertelenmişti.

    Doktorlar, mahkeme kararının açıklandığı 15 Eylül günü komada bulunan Menderes’i hayata döndürmeye çalışmışlar, sabık başbakan ertesi gün kendine gelebilmişti. İdam edilebilmesi için sağlığının yerinde olduğuna dair rapor verilmesi gerekiyordu. Adnan Menderes 17 Eylül sabahı genel bir muayeneden geçirildi ve “sağlam” raporunun verilmesinden birkaç saat sonra, güpegündüz asıldı.

    İşte, bir idam mahkûmuna karşı tarihte eşi ve benzeri görülmemiş olan muamele, infazdan dört saat kadar önce yapıldı. Devrik başbakanı yattığı odada muayene eden doktorlar kontrollerini tamamlayıp dışarı çıktıktan sonra geri gelip Adnan Menderes’e bir de “prostat muayenesi” yapacaklar ve Menderes, “prostatında bir anormallik bulunmadığının” anlaşılması üzerine, ölüm yolculuğuna çıkartılacaktı. Alttaki kutuda, Adnan Menderes ile doktorlar arasında muayene öncesi geçen ve banda kaydedilmiş olan konuşmaların metnini okuyacaksınız. Ben, birkaç saat içerisinde idam edilecek olan bir kişinin prostatının mâlum şekilde muayene edilmesinin gerekip gerekmediği konusunda tıbbi bir bilgiye sahip değilim ve bu işin yorumunu da sizlere bırakıyorum.

    Muayene tutanaklarında idamından dört saat öncesinde Sabık Başbakan’ın “İstirham ediyorum, utanıyorum ” demesine rağmen nasıl bir aşağılamaya maruz bırakıldığı açıkça görülüyor. (Prostat muayenesi makattan, “rektal tuşe” ile yapılır.S.Ö)

    Bir avuç cuntacı… Seçilmiş bir Başbakan’ı tiyatro gibi bir mahkeme ile idama mahkum etme.. İdamdan önce aşağılamanın zirvesi prostat muayenesi..

    Ve tüm bu sürecin başlangıcını “Hürriyet ve Anayasa Bayramı” olarak kutla[t]ma..

    Ah benim memleketim!..

  3. 29 Ocak 2007 - 17:26 3.Ayşenur Bulut

    Dizi zaten genel anlamda bir aşk dizisi,zaten bu malzeme olmadan hiçbir reyting mümkün değil sanki !

    Acz ve fakr içinde gösteriliyor Menderes ve yandaşları. Ama dizi gösterimi boyunca bu sahneler en fazla 10-15 dk sürer. Tipik bir aşk hikayesine sıkıştırılmaya çalışılmış ideolojik bir yapım olarak bakmaya gerek bile yok,bu sözler eminim bir iltifat olurdu yapım hakkında.

  4. 29 Ocak 2007 - 23:59 4.izlenimler

    Suat Bey,

    Son bölümde dizide DP’lilere yapılan eziyet bir nebze öne çıkmış durumda. Ancak burada da CHP mensuplarının ne kadar üzgün olduğu vurgusu el altından işleniyor.

  5. 30 Ocak 2007 - 12:21 5.Ayşenur Bulut

    vicdan bu,alfabe(DP,CHP) tanımıyor :P

  6. 30 Ocak 2007 - 19:48 6.Şeker Su

    Ben de o diziyi izleyenlerdenim… Vicdan ve akıl sahibi her insan bütün güzel göstermelere, saklamalara, süslemelere rağmen hikayedeki haksızlığı fark edebilir. Hülasa bir cani cinayetini ne kadar güzel ve masum göstermeye çalışırsa çalışsın cani olmaktan kurtulamıyorsa ve asla sempatik olamıyorsa bu diziyi izleyenler de CHPye sempati duymayacaktır. Çünkü bütün uğraşlarına rağmen olayın çirkinliğini ve haksızlığı perdeleyemiyorlar…
    Ama biz de onlar kadar çirkiniz! Neden biz yapmadık böyle bir diziyi Allah aşkına? Demirkırat Belgeselini niye biz çekmedik! Niye biz bildiğimiz şeyleri birbirimize tekrar etmenin ötesinde bir iş yapmıyoruz?
    Yassı ada mahkemesi her yerde.
    Ve biz, onların göstermeye çalıştığı; pasif, yalaka, korkak “Menderes”in bizzat kendisiyiz!

  7. 31 Ocak 2007 - 01:09 7.Suat Öztürk

    Sayın Şeker Su,

    Maalesef farkında olmayan çok fazla insan var. Ve bu insanlar Kaynana Semra, Tülin, Caner vs vs izleyerek ömürlerini geçitriyor.

    Serzenişinizde ise kısmen haklısınız.

    Kısmen diyorum çünkü meseleye sosyolojik olarak baktığımızda karşımıza toplum mühendislerinin elinde mutant hale gelmiş bir yığın çıkıyor.

    150 yıldır sistematik bir biçimde şizofreniye sürüklenen bir toplumuz ve bunun etkisi hemen her alana yayılıyor. Son 20 yıl hariç tutulabilir belki, bir bilinçlenme var çünkü..

    Mesele bahsettiğiniz gibi dizi ya da belgesel çekmek değil bunu medya kuvveti olarak kitlelere empoze edebilmek.

    Yoksa 27 Mayıs kepazeliği onyıllardır kanıtlarıyla anlatılıyor ama sistemi ele geçiren egemenler toplum dinamiklerine bürokrasiye medyaya vs ye hakim lduğu için bu çığlıklar cılız kalıyor.

    Son cinayet sonrası şizofrenik durumumuz ve sebepleri ile ilgili olarak şu yazıyı yazmıştım:

    http://www.dusunceler.org/2007/01/24/kim-suclu-sistem-mi-toplum-mu/

    Güzel katkılarınızın devamı temennisi ile..

    Selamlar..

  8. 31 Ocak 2007 - 09:31 8.murat koçak

    Diziyi seyretmedim bir şey diyemiyeceğim ama CHP’nin bu ülke halkına yaptıkları hakkında söylenecek çok şey var.

  9. 31 Ocak 2007 - 11:25 9.elif biratay

    Diziyi başından beri seyrediyorum.çok bilgi verici ve güzel bir dizi sadece bir aşk masalı değil bir dramın öyküsü bir haksızlığın öyküsü eğer o zaman ki gibi idam bu kadar kolay yapılsaydı Türkiye’de adam kalmazdı idam edilmeyen

  10. 31 Ocak 2007 - 16:38 10.mustafa

    yaş itibariyle o yıllara çok uzak biri olarak okuduklarımızla yetiniyoruz –hoş çok da okumuyoruz ya– o sebebten neyin doğru oldup, neyin yanlış olduğunu kestirmek pek de kolay olmuyor..

    bugun okuduğum bir yazı..

    http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=494321#

  11. 31 Ocak 2007 - 21:47 11.Ayşenur Bulut

    ‘Hatırla Sevgili’: Yeniden

    Hilmi YAVUZ

    [spot]Bütün bunları, ‘bir dinozorun anıları’ faslından, televizyonda, bugüne kadar seyrettiğim en doğru dürüst dizi, ‘Hatırla Sevgili’ dolayısıyla yazıyorum. Bu dizi için daha önce de bir yazı yazdım. O yazıda, dizide, Büyükada’da, Ahmet’le Yasemin arasında yaşanan ilişkiye benzer bir şeyler yaşadığımdan söz ediyor, dizinin beni 1959 yazının Büyükada’sına götürdüğünü söylüyordum. Özdemir Asaf, ‘Her şarkının götürdüğü yer başka beni’ der bir şiirinde; bazen de bir mekan görüntüsü (’Hatırla Sevgili’den bir an’lık görüntü!) insanı bir mekan’dan bir zaman’a (yoksa ‘bir zamanlara’ mı demeliydim?) götürüyor işte!

    [tamamı] http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=494321

  12. 10 Şubat 2007 - 14:44 12.ece

    Geçmişimizden ne kadar kaçabiliriz ki!!Bu dizide ister idam edlenler haklı ister İDAM EDİLEN taraf haksız olsun!!!Eleştirdigimiz bu degil zaten cezalandırma sekli .Dizinin taraflı oldugunu savunanlar olsada bu halk çocuk deilkii kansın .ortada bi yasanmışlık var! yapılan bi igrençlik var ,olan oldu sonuçta degiştiremeyiz kimse degiştiremez ne bu dizi ne de baska bi dizi…

  13. 13 Şubat 2007 - 23:08 13.Ozan Cantürk

    Dizi güzel olmuş. Ama, Menderes 6-7 eylül olaylarının tezgahlandığı bir dönemin başbakanı değilmiş gibi, Türkiyeyi abd’ye kul eden bir dönemin mimarı değilmiş gibi, dinsel motifleri politik malzeme yapan faşizan bir saltanata gitmiyormuş gibi yansımış. İrdelenmemiş. Basitçe geçilmiş. İdamdan önce Hemoroid kontrolu gibi bir ilkellikle karşılaşmış olması, onun ülkeyi bir çıkmaza soktuğu gerçeğini değiştirmez. İdam derseniz, bir ceza sayılmaz. İdamı savunmak insanı reddetmektir. Menderes idamı haketmedi. Tıpkı Deniz’lerin haketmedikleri gibi. Dizi herkesin bildiğini sandığı konularda ince ayrıntılar yakalayıp farklı bir açılım getirebilirdi.
    Yorum yaparken atıp tutmaya gerek yok. Toplumların tarihi çalkantılarla doludur.

  14. 13 Şubat 2007 - 23:35 14.Suat Öztürk

    Sayın Cantürk,

    Sizce demokratik gelişimin önündeki en büyük engel nedir?

    Sizce bazı darbeler iyi bazıları kötü müdür?

    Menderes’in bazı hataları olduğu muhakkak, buna itiraz yok. Bunu halletmenin yolu demokratik seçimler değil midir?

    Demokrasin özü nedir?

    Demokratik mekanizmalar ne içindir? Hata yapan iktidarı halk oyu ile değiştirmek değil midir?

    Bu memleketin sahibi kimdir? İdare hassolarla memolara bırakılamayacak kadar önemli olduğu için mi onların iyiliği adına birileri karar vermektedir?

    O halde Menderes’i suçlamanın mantığı nedir? Bu faşizmin dikalası değil midir?
    Bir avuç cuntacı zorba, seçilmiş bir hükümeti alaşağı etme hakkını nerden bulmaktadır?

    Teğmenlerin generalleri tekmelediği, eski Genel kurmay başkanının evinden alınırken astsubay tarafından dövüldüğü, seçilmiş başbakanın bir er tarafından tokatlanarak hücresine sokulduğu bu kanunsuz cunta darbesi ordu için de yüz karasıdır.

    Seçilmiş iktidarın yaptığı hiçbir hata darbeye hele hele bir cunta darbesine meşrutiyet kazandırmaz.

    Bugün 27 mayısın başlattığı yol ile darbe bir gelenek halini almış ve ülke, her on yılda tekrarlan bu darbelerle kendi sorunlarını çözemeyen işlerliliği olmayan, ucube ve adına demokrasi bile denemeyencek bir sistemle mahkum edilmiştir. Halen kronik sorunlarımızın bir çoğunun sebebi bu 27 mayıs darbesi ve onun açtığı darbe geleneğidir.

    Evet toplumların tarihi çalkantılarla doludur.

    Ve evet, -siz de dahil- yorum yaparken atıp tutmamak, şöyle bir dönüğp tarihe bakmak gerek..

  15. 14 Şubat 2007 - 00:56 15.fatih demir

    Tutarlilik ve ne dedigini bilmek dusunen insanin en onemli ozelliklerinden biridir. Mesela bir insan once : “Dizi güzel olmuş.”
    dedikten sonra ” Ama, Menderes 6-7 eylül olaylarının tezgahlandığı bir dönemin başbakanı değilmiş gibi, Türkiyeyi abd’ye kul eden bir dönemin mimarı değilmiş gibi, dinsel motifleri politik malzeme yapan faşizan bir saltanata gitmiyormuş gibi yansımış.” demez.
    Niye guzel olmamis demektir cunku bu…
    ” İrdelenmemiş. Basitçe geçilmiş.”
    Aynen dediginiz gibi olmus. Irdelenmemis ve basitce gecilmis. Tum bunlara ragmen nasil guzel olmus dersiniz?

    Hadi o konuda ne dediginizi bilmiyorsunuz varsayalim. Deniz’i idam edenlerin Menderes’i idam edenlerden farkli kimseler oldugunu nereden cikarttiniz?. Menderes’e idamindan once Hemoroid kontrolu yapan adamlarin Deniz’i kilolu oldugu icin cift ip kullanarak asmis ve bu yuzden idami yarim saate cikmisti ve daha igrenc ve asagilik olani tum bu iskenceyi Yusuf da seyretmisti…

    Siz kendinize gore benim katilim kotu diyebilirsiniz, sagci asanlari ovup solcu asanlari yerebilirsiniz ama bu gercekleri zerrre miktarinca degistirmez…

    “Dizi herkesin bildiğini sandığı konularda ince ayrıntılar yakalayıp farklı bir açılım getirebilirdi.
    Yorum yaparken atıp tutmaya gerek yok. Toplumların tarihi çalkantılarla doludur.”
    Ve yine daldan dala atlayip diziyi overek bitirmeye calismissiniz…

    Bir kere daha soyluyorum 6-7 eylul olaylarini cikardigina inandiginiz bir adamin hayatini bu olaylari cikarmadigini gostererek ele alan bir diziyi se-ve-mez-si-niz. Cunku 6-7 eylul olaylari Turkiye tarihinin gordugu en asagilik olaydir. Adiliktir. Serefsizliktir. Namussuzluktur. Ahlaksizliktir. Kendini bilmemektir. Bunu Ataturk’u sevenlerin baslattigi da malumdur. Sehir sehir adamlarin getirildigi… (ki bircok kimse bunlarin komunist olduguna inanmistir) ve bu adamlarin Kilise’lere kadar dokundugu bir eylem…Aci…. 200bin kisilik Istanbul Rum nufusunun Fatih’in ve sonraki onlarca padisahin dokunmadigi bu insanlarin ulkeyi terketmesine neden olan aci olay….

    Her neyse tarih bilginizin atip-tutmaktan bir adim ileri olduguna inanmiyorum ama belki bana uc konuda cevap verebilirsiniz? :
    1- 34 yilinda Trakya’da gerceklesen olaylarla 6-7 olaylari arasindaki baglanti nedir? Arkasinda kimler vardir?
    2- Yuzunu Rusya’ya dondugu icin Amerikalilar tarafindan elestirilen bir basbakana karsi yapilan darbeyi Amerikalilarin alkislamasini “Amerikali basbakan” tabirinizle nasil bagdastiriyorsunuz??
    3- Aziz Nesin 6-7 eylul olaylarinda var miydi yok muydu?

  16. 23 Şubat 2007 - 08:32 16.nihal

    ben bu diziye bayılıyorum.içinde aşk olmazsa bu dizi belgesel olurdu .siyasi içerikli bir dizide bunu dozunu ayarlamak zor. bu ülkede CHP yada DPli olmak önemli değil önemli olan insan haklarının uygulanması herkes için bu geçerli olmalı.önemli olan bence bu.üstelik bu ülkede dünyada olduğu gibi insana önem verilmeli.bence bu dizi geçmişimizi anlatan nadir dizilerden birisi.kırık kanalr gibi bu diziyi de telef etmezler inşallah.uzun süre devam emesini bütün kalbimle diliyorum.

  17. 25 Şubat 2007 - 23:53 17.serva

    Esselam…
    yazıyı ve baştan sona yorumları dikkatle okudum. İlk olarak dikkatimi celbeden bir unsur var ki; oda hatırla sevgiliyi salt bir aşk dizisi olarak izleyenlerin bakışaçılarının, genetik olduğu gerçeğidir.

    O yıllara şahit olamamış, hatta 80 döneminin mahiyetini bile annelerimizden, babalarımızdan sadece yağ, tüp vs. kuyruklarından ibaret bir şekilde dinleyebilmiş bir jenerasyon yetişti, yetişmektedir.

    Peki kim suçlu?

    O yılların zahmetini , çilesini çekmiş, ideoloji sahibi olmaya vakit bile bulamamış, evlatlarına, kocalarına aş yetiştirmekle uğraşan, kocalarını her gün pencere önlerinde dirimi, ölümü geleceğini merakla bekleyen ,
    ekmek parası, hayat gailesi içinde, televizyonun ülkemize geldiği ilk yıllarda bir zaaf ve tâbi bir özenti ile basının gücünün ilk çıkış noktasını oluşturan annelerimiz mi?

    yoksa her akşam karılarının altın günlerinde ülkenin gündemi hakkında fikir yürütmelerini boşa bir çaba olarak gören” sen kendi işine bak karı!
    veya elinin hamuruyla bizim işimize karışma” diyen cehaletin sembolü fakat yadsıyamayacağımız ölçüdede milli çoğunluğu oluşturan babalarımızmı?

    yoksa bu kadar çilenin, zahmetin, özentinin, yaşayamamışlıktan kaynakla zenginin malı fakirin çenesini yorarmış zihniyetinin fikir babaları annelerinden doğan , ve hayat boyu hali hazırda aynı teraneleri dinlemek zorunda kalan çocuklarmı?

    ve benim kısır bilgimden dolayı burada anılamamış faillermi?

    Unutmayalımki sancısız doğum olmaz…

    Ve gençlik bilince gebe…

    Hani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali herkesi bir anlamda hem suçluyor, hem sebeplerine indiğimde hafifletici unsurlar görmekten kendimi alamıyorum…

    Fakat sorgulayan, araştıran, ve kılıflardan sıyrılan özgürlükçü gençlik içinde şükrediyorum. Demekki zamanında doğruları ekmiş bir zihniyette var imiş.

    Şu bir gerçekki aş her zaman, doğru bilginin önüne geçmiştir…

    Sizlerede teşekkür ederim genç bir birey olarak , doğru yayınlara vesile olduğunuz için.
    Eğer bazı arkadaşlarımızın yorumlarına bayılmak veya çoooookkkk gülmek istemiyorsak, bizlerin üstüne araştırmak gibi ciddi bir görev, büyüklerimizin üstünede hayat ve aş gailesi yüzünden gözardı edilmiş doğru bilgileri artık ortaya çıkarmak ve yayınlamak düşüyor.

    Selam ve muhabbetle…

  18. 03 Mart 2007 - 00:17 18.esma

    helede adnan mendersin idam edildigi bölüm cok güzel bende eski tarihlere dönmek isterdim.cünki cok hosuma gidiyor oyıllar.

  19. 16 Mart 2007 - 23:59 19.fatih demir

    Suat Agabey,
    Yaw ne guzel okurlarin var senin :)
    Bir baslikta LOST icin acarsan ben de Kate ile Sawyer’in askindan bahsetmek istiyorum, Jack’in dovmesinden bahsetmek istiyorum, da dum dum :)

  20. 17 Mart 2007 - 12:35 20.duygu

    diziyi çok beyenerek izliyorum.yasemin ve ahmet barışsın derim.yine olan nejdete olacak.

  21. 17 Mart 2007 - 12:39 21.duygu

    diziyi çok seviyorum.fakat bilgeyi hiç sevmiyorum .cadı gibileventle ela evlensin.bence bilge hamile değil.kadın doğumda çalıştığı için
    bir bebeği alacak ve annesine öldü diyecek.

  22. 17 Mart 2007 - 15:17 22.tutku

    dizi güsel yaw bn 16 yaşındayım şimdiye kadar adnan menderes hakkında hiç bişi bilmiyordum. (kim olduğunu bile) bu diziden sonra başladım adnan menderes hakkında bilgi toplamaya hatta sınıftada bu konuyu açıp arkadaşlarımın yorumunu dinledim… adnan menderes hakkında topladığım bilgiler bi yana şunu gözlemledimki: adnan menderes hakkında öğrenciler gerçek olan hiç bişiyi bilmiyorlar! başbakanımızı asmış olmamız bizim çok büyük bir utancımız! bunun için bu dizinin adnan menderesi konu almsı biz yeni nesiller için çok iyi oldu en azından bilmediğimiz biçok şeyi öğrenmemize yardımcı oldu yeni nesile tarihi hatırlattı her ne kadar bazı olayları yanlış ele alsada 27 mayısı haklı çıkarsada geçmişten azda olsa ışık tuttu bizlere…!!! deniz gezmişin hayatına çok meraklıyımduır o bölümleride heycanla bekliyorum… selamlarr herkese

  23. 20 Mart 2007 - 14:51 23.Dilara Aksu

    hatirla sevgili hayatimda gördügüm en güzel dizi
    ama ahmetle yaseminin ayrilmalarina cok üzüdüm
    hepsi annelerin yüzünden oldu
    ama simdi de güzel
    hele yasemin le ahmettin cocuklari rüya acayip tatli
    ben hayatimda okadar tatli birisini görmedim acayip birsey
    neyse simdi gelelim necdet ve rüyaya ikiside birbirlerini cok seviyorlar eger rüya ögrenirse ahmetin onun gercek babasi oldugunu ikiside yikilirlar cooooooooooook üzülürler onlari birbirinden ayirmak mümkün degil

  24. 20 Mart 2007 - 14:56 24.Dilara Aksu

    bence hatirla sevgili harika bir dizi
    ama ben ahmetle yaseminin beraber
    olmasini istiyorum necdetle yaseminin degil
    bakin ahmetin kizi ne kadar tatli belki necdetin olsaydi
    bukadar tatli olamazdi herseye ragmen bence en tatlisi
    rüya ben onun kadar tatli birisini görmedim hayatimda
    ya acayip birsey
    ve son olarak da sunu demek istiyorum
    ahmet+yasemin baskasi degil

  25. 20 Mart 2007 - 15:46 25.derya

    ya şu anda çok hüünlüyümmm… bu diziyi çok seviyorumm. hayatım boyunca böyle bi dizi görmedimm…ahmet ve yasemin üzülmesinler bende onların durumundayım yalnız değiller..!

  26. 21 Mart 2007 - 22:13 26.hacer

    diziyi her hafta hiç kaçırmadan izliyorum cansel elçin ile beren saati çok seviyorum ve birleşmelerini istiyorum dizide emeği geçen herkese çok teşekkürler başarılarınızın devamını dilerimmm

  27. 22 Mart 2007 - 13:14 27.aylin

    ya benim merak ettiğim bu filimin zamanında gerçek olup olmadığı bu konu hakkında bilgi verirseniz sevinirim ve ayriyetten filim harika olmuş hiç bir bölümünü kaçırmıyorum ama yaseminle ahmet birleşsin derim bu filmi izlerken çok etkileniyorum

  28. 22 Mart 2007 - 16:14 28.mustafa

    suat ağabey; Allah sabır versin :)

  29. 22 Mart 2007 - 18:39 29.fatih demir

    Heh heh hehe heheh he!!!! :)

  30. 22 Mart 2007 - 18:50 30.Suat Öztürk

    Amin, Mustafa kardeşim..

  31. 22 Mart 2007 - 19:10 31.Ecenaze

    Kızlar,
    buyrun Cansel Elçin [Ahmet] videosu ve sitesi size:P

    Hadi burayı yavaş yavaş terkedin artık:))

    http://www.youtube.com/watch?v=NrmEmtTVG_g

    http://www.cansel-elcin.com/

  32. 23 Mart 2007 - 01:08 32.Düşünceler.. » Şikayetim var..

    […] Ocak ayının sonunda “Hatırla Sevgili dizisi üzerine” başlıklı çok kısa bir yazı yazmıştım. “27 Mayıs ve Menderes’in Dramı” başlıklı başka bir yazıma genç okuyuculardan gelen yorumlarda, o günlerde TV’de gösterilen “Hatırla Sevgili” adlı bir diziden bahsedilmişti. […]

  33. 23 Mart 2007 - 16:42 33.NİHAL

    hayranlıkla izliyorum bu diziyi.bugün neler olacak inşallah ahmet ile yasemin birleşir ahmet ayla ile evlenirse çok üzülürüm. o zaman sanki bir daha birleşmeleri imkansız gibi geliyor yada tatsız ,üzülecek kişiler artacak o zaman süre uzayacak heyecan bitecek gibi bence. 70 kadar olan bölümde ahmet yasemin birleşmesini bekliyorum.cansel elçin harika bir oyuncu yüzbaşı cemal iken de çok sevmiştik ahmet olarak da çok seviyoruz onu.başarılarının devamını dilerim.atv duy sesimizi

  34. 23 Mart 2007 - 17:57 34.atv yetkilisi :P

    Sn dizi manyağı, Ahmet&Yasemin fanatiği izleyicilerimiz,
    lütfen artık bu siteyi değil, aşağıdaki siteleri kirletiniz..

    arz ederim..

    http://www.hatirlasevgili.gen.tr/
    http://www.hatirlasevgili.blogspot.com/
    http://www.hatirlasevgili.org/

  35. 23 Mart 2007 - 21:15 35.metin-thePoor

    İş kazası ha! Kıh kıh kıh!

  36. 23 Mart 2007 - 22:30 36.Talha Can

    Diziyi ilgiyle seyrediyorum, buraya google dan geldim. mükemmel yaa, ailecek izleriz, ahmet’e çok kızıyorum, yasemin benim:) Suat Bey herhalde bu sitenin sahibi oluyor, ona da çok mersi yani, böyle bir konu süper yaa:))
    Nasılım?

  37. 24 Mart 2007 - 03:02 37.TUğba Arı

    Bu diziyi seyredince Türkiye’de bazı şeyler iyiye doğru gidiyor diye düşündüm.Biz zamanında bu konuları konuşurken kendi sesimizi, kendimiz bile zor duyardık.
    Şimdi oğluma bu diziyi seyrettiriyorum;bizim kitaplardan ki- gizli saklı-yine ki-çok zaman önce değil-zar zor edindiğimiz bilgileri yanlı olduğunu da hiç düşünmediğim bir şekilde ve çok güzel bir hikayeyle öğrenebiliyorlar.
    Dizi, her iki görüşü de,kahramanlarının da benimsenmesi nedeniyle iyi anlatıyor diye düşünüyorum.
    Dizi de sadece aşk -mevzuuna- takılanlara da kızamıyorum.O kadar apolitik bir toplum olduk ki,yine de izleyen herkesin birşeyler öğreneceğine inanıyorum.
    Yüreğinize sağlık…

  38. 24 Mart 2007 - 09:50 38.yasemin

    yaseminle ahmeti kavuştursunlar diğer konularda zaten tam gerçeği yansıtmadığına göre bazı oynamalar yapılabilir.geçte olsa ahmet yaseminle avlenmeli

  39. 24 Mart 2007 - 23:06 39.Ecenaze

    Suat abi,
    bu başlık için bir çözüm buldum:))
    Bir taşla iki kuş vuracağız..
    Hem siz kurtulacaksınız, hem de sevaba gireceksiniz..
    Tek yapacağınız şey, başlığın tamamını
    şu siteye taşımanız yada yönlendirmeniz..
    Böylece tüm “helal süt emmiş” taife i nisâ, hissiyatını orada döker:))

  40. 24 Mart 2007 - 23:36 40.Suat Öztürk

    Hadi, inşaallah.. :-))

    Nasıl yönlendirileceğini bilmiyorum, buradan link versek yetmez mi?

    :D

  41. 26 Mart 2007 - 13:26 41.eda

    cansel seni seviyorum dizi süper sıla salağını erken oynatmasalar da hatırla sevgiliyi oynatsalar

  42. 28 Mart 2007 - 15:29 42.seçil

    ben cansel’e aşığım hatırla sevgili çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook güzel bir dizi tam anlamıyla hayranıyım. cansel elçin’i ilk gördüğümde heyacanlan mıştım.dizideki dıematik aşk sahneleri iğrençti:

  43. 29 Mart 2007 - 10:56 43.kuzucuk

    Allahım sen bu kızlara akıl fikir ver.

  44. 29 Mart 2007 - 12:10 44.yasemin

    talha bey bırakın sevenler kavuşsun girmeyin araya. necdet gibi uzaktan sev yetmezmi? bak onca gözyaşı döktüler yazık günahtır

  45. 29 Mart 2007 - 12:28 45.zehra

    kuzucuk allah sana akıl fikir versin bence senin akla ihtiyacın var biz kızlar çok akıllık varlıklarızdır allah gücü erkeğe aklıda kızlara vermiştir bilmiyormusun bunu ama bilseydin bu sözü sarfetmezdin neyse özrünü bekliyoruz

  46. 30 Mart 2007 - 10:40 46.kuzucuk

    Sözüm genelleme içermiyor özrü gerektirecek bir durum yok. Yukarıda mesaj atan kişilere idi sözüm. Ahmetle Yaseminin birleşmesinden bizene. Tek derdimiz bu mu Allah aşkına. Dünyanın dört bir yanında müslümanlar katlediliyorken tek derdimiz bu mu? Genelleme yapsaydım erkeklerde bundan nasibini alırdı merak etmeyin.

    Akıllı kişi kendisine hiçbir fayda getirmeyen işlerle uğraşmaz. Akıllı işi karını zararını iyi bilir.

  47. 30 Mart 2007 - 10:41 47.kuzucuk

    işi — kişi olacaktı

  48. 01 Nisan 2007 - 15:23 48.ozzy

    merhaba
    sayın suat öztürk bede dizi hakkında bilgi almak isterken bu sayfaya ulaştım. aslında yazmayacaktım ancak yurdum insanının dizi ile bağlantı kurarak bir tartışma ortamı ve fikir üretmeye çalışan sizleri nasıl olumsuz etkilediğini görünce yazmadan duramadım. siz burada 27 mayıs olayları hakkında düşüncelrinizi dile getirmek istemişsiniz. fakat yurdum insanı dizi hakkında düşünce belirtiyor. ben bu durumun birazda 60-80 yıllarının yetişkinlerini marifeti olduğunu düşünyorm. çünkü o yıllardaki yetişkinler yaşananların o kadar etkisi altında kaldıki biz çocuklarını (korumak adına) düşünmekten, araştırmaktan, siyaset konuşmaktan uzak tutmak için ellerinden geleni yaptılar. ve sonuç ta ne yazık ki ortada. diziyi gerçek sanıp dizide olup bitenleri gereçek gibi yaşayan bu günün yetişkinleri ve gençleri(bu arada ben de 26 yaşındayım). sadece boş birtakım şeylerin peşindeler. çünkü düşünmek, tarihi inclemek, siyaset hakkında yorum yapmak hep yasaktı bizlere. ülkemizin yakın tarihi hakkında bilgiye ancak üniversite yıllarında ulaşabildim. şimdi soruyorum size insanların bu kadar boş şeyler peşinde koşup zamanlarını boşa harcamaları sadece onların suçu mu? yoksa bu konular hakkında hiç düşünmeye sevk edilmemiş olmaları mı?

    bu arada en başta sizin yazdığınız gibi sadece çığırtkanlık yapmıyor bence. dizi hiç olmazsa yurdum insanlarında bir zamanlar Türkiye Cumhuriyeti Başbakanın asıldığı gerçeğini farketmelerini sağlayacak bir ışık yaktı diye düşünüyorum. belki bu dizi sayesinde insanlar “aaa yakın tarihimizde neler olmuş?” diye merak edip bir şeyleri merak edip araştırma isteği duyarlar. bardağa hep boş tarafından değil biraz da dolu tarafından baksak olmaz mı? keşke farklı görüşler kendi bakışlarıyla olsa bile yakın tarihte yaşananlar hakkında birşeyler üretip halkı bilinçlendirmeye çalışsa. bence herkes taşın altına elini koysa da bizlerde farklı düşünce biçimlerini ekrandan izlesek. ne de olsa toplum olarak hazır hap yapılmış bilgiyi almayı seviyoruz.

  49. 02 Nisan 2007 - 13:12 49.tuğçe

    mhb öncelikle diziyi çok beğendiğimi belirtmek isterim.can elçin mükemmel,karizmatik,yakışıklı kısaca tarif edilemez bir karaktere sahip.seni çooook seviyorum.tabi sevgimi anlatmak mümkün değil seni sevdiğimi sana yaşatarak göstermek isterdim.acaba ankaraya gelmeyi düşünüyormusunuz.gelirseniz sevinirim ne güzel misafirim olursun.çok merak ediyorum biraz özel bir soru olucak sevgilin varmı?nerde oturuyorsun?ben daha öncede mail gönderdim aldınmı?seninle daha yakın tanışmak isterim mümkünse.burcun başakmı?benim başak. şiirlerden hoşlanırmısın?son bir soru daha bir bayanda olmasını istediğin özellikler neler.cevabını bekliycem.ayrıca başarılarının devamını dilerim.kusura bakma seni biraz sıktım.eğer mailimi okur ve bana cevap verirsen sevinirim.kendine iyi bak.SENİ SEVİYORUM.görüşmek üzere.

  50. 02 Nisan 2007 - 15:52 50.Suat Öztürk

    Merhaba ozzy,

    Teşekkür ederim yorumunuz için. Birçok yazımda da değindiğim gibi suçu topluma atanlardan değilim. Ama bu kadar vudumduymazlık görünce de insanın içinden şöyle bir “ohhaaaa” diyesi geliyor.

    Mesela sizden sonra yorum yapan vatandaşa (No.63) bakıp ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.

    Selamlarımla..

  51. 02 Nisan 2007 - 16:31 51.kuzucuk

    :))

  52. 03 Nisan 2007 - 11:42 52.zehra

    ok sinirlenmene gerek yok

  53. 03 Nisan 2007 - 11:43 53.zehra

    ok sinirlenmene gerek yok
    peki sen bu sitede ne arıyorsun

  54. 03 Nisan 2007 - 16:34 54.kuzucuk

    İlginç bir soru ‘’sen bu sitede ne arıyorsun? ‘’

  55. 05 Nisan 2007 - 14:32 55.zehra

    öncelikle bu soruyu ben sordum ve ayrıca soruma soruyla cevap veriyorsun mademki bu soruyu bana sordun bilmem öylesine girdim,aslında bu dizi hoşuma gidiyordu sitesini bilmediğim için rasgeli bir şey yazdım(hatırla sevgili dizisinin konusu)diyerek girdim baktım herkez bir şeyler yazmış yani düşüncelerini bende yazıyım dedim ve herkezin yazdıklarını okudum senin açıklamaların ilginç geldi.hele allah bu kızlara akıl fikir versin sözün cevap yazıyım usulünce dedim hepsi bundan ibaret işte peki sen ne arıyorsun bu sitede

  56. 06 Nisan 2007 - 09:32 56.kuzucuk

    Bu sitede bulunmamam mı gerekiyor?

  57. 06 Nisan 2007 - 11:59 57.zehra

    ay tamam banane nerde bulunursan bulun allahım yarabbim ne gıcık şeysin sen offffffffffffff

  58. 06 Nisan 2007 - 16:10 58.kuzucuk

    Zehra Hanım bu blog Hatırla Sevgili Dizisi için açılmış bir blog değil ki. Bu blogda site sahibi dizinin yakın tarihde gerçekleşmiş bir olayı anlatmasını ve senaryonun gerçeklerle bağdaşmadığını yazıyor. Yapılan bazı yorumlara baktığınızda dizideki aşk meşk işleri anlatılıyor. Bende bu milletin gençliğinin bu hale gelmesine üzüldüğümü belirttim.

    Bu gençlik boş işlerle uğraşıyor. Bizim çok daha önemli meselelerimiz var. Bir kişinin uydurduğu senaryonun gerçekleşmesini istemek bana saçma geliyor. Bu gençlik kendini yetiştirmiyor kitap okumuyor dedesi ninesi ile arasında dağlar kadar uçurum var. Elinde tesbih Allah Allah diyen gözyaşı döken ninesi nerde akşama kadar tv dizisi izleyip zengin koca bekleyen torunu nerde.

  59. 06 Nisan 2007 - 17:53 59.merve

    bu dizi iğrenç uyduuk şeyler hiç beğenmiyom 1 numara doktorlar her zaman. hahahahahahaha

  60. 06 Nisan 2007 - 17:55 60.sibel

    bu diziyi izlememde seyretmemde ama izleyenler çok svmiş ama ben izlemiycem onun yerine uyurum daha dinç olurum. hahahahahahahahhaahhaha

  61. 06 Nisan 2007 - 17:55 61.sibel

    bu diziyi çok sevmiyom.

  62. 07 Nisan 2007 - 16:14 62.çuvaldız

    Kuzucuk bey,tam isabet,” Elinde tesbih Allah Allah diyen gözyaşı döken ninesi nerde akşama kadar tv dizisi izleyip zengin koca bekleyen torunu nerde.”
    Sizce neden?
    Bu gençleri yetiştirenler o ninelerin çocukları değil mi?
    Ebeveynler çocukları ile ilgilenmekten vaz mı geçtiler yoksa ebeveynlerin etkisini imha eden bir toplum mühendisliği başarısı mı bu gençler?Toplum ebeveynlerden bağımsız mı yada onlara rağmen mi bu dejenerasyon?

    Daha önce başka bir konu başlığında Suat bey’in Hac ziyareti için dünyadan el etek çekilme zamanının gelmesi beklendiği gibi ibadet etmek ya da daha doğrusu İslami öğretilere uygun davranarak yaşamak için “yaşlanmak” yani hayatı eleyip dünya eleğini duvara asma vakti bekleniyor.
    Kurtarma sınavı! :)
    Bu sanki bir oyuncunun 88 dakika yedek kulübesinde oturup 89 uncu dakikada oyuna girip mağlubiyeti son dakika golü ile galibiyete döndürmeye çalışması gibi :)

    Neden?????

    Burada dizi ile ilgili yorum yazan bazı gençler de ebeveynlerinden bazılarının elek asma zamanını beklemeleri gibi düşünmeye başlamanın da bir zamanın olduğuna inandırılmışlar.

    Gençlerrr,sakın düşünmeyin!!

    Düşünürseniz bir diğerinizden farklı olursunuz!!

    Siz farklı olmak değil herkes gibi yada çevrenzin dışlamayacağı gibi olun yani boş hatta bomboş.İçi boş olan şeylerde tını hep aynıdır ve içini istediğin ile doldurursun.

    Doldurulabilecek potansiyel “boşluklar” olarak kalın zamanı gelince sizi birileri doldurur kendinizi onlar için “boş”saklayın!!

    Sadece dizileri ve Ahmet’in bilmem kimle evleneceğini düşünün.

    Bazılarımızın sizden daha akıllı olduğu için inandığı,sizin kayıp gençlik olduğunuza dair inancımızı sarsmayın,sakın bizi şaşırtmayın.