2009 Planları
Yorumculardan TT Bey, şu başlıkta Taraf gazetesinden Neşe Düzel’in, Murat Belge ile yaptığı söyleşiden alıntı(*) yapmış. Onu buraya alıyorum:
Prof. Dr. Murat Belge, çökertilen Ergenekon çetesinin, kaos ortamı yaratarak 2009’da kanlı bir darbeye zemin hazırladığını söyledi. Bugün derin devletin JİTEM olduğunu da kaydeden Belge’ye göre halen darbe ihtimali var.
‘2009’da kıyamet gibi kan akacaktı’
* Türkiye bu yapıyı temizleyemezse kendi temizlenir. 2009 darbe planında kıyamet gibi kan akacaktı. 12 Eylül’den de beter bir şey olacaktı. Güruhlar evinizin kapısını kırıp içeride kim varsa temizleyeceklerdi. Linçler yaşanacaktı. Sonra da ordu gelip bu kanı durdurmuş olacaktı. Fakat ordu saldırıları durduruncaya dek, asıl istenmeyen unsurlar zaten temizlenmiş olacaktı.
* Derin devletin fonksiyonları sadece askerle yürütülemez. Türkiye denen kemanın yayını asker çeker, derin devlet askerin çaldığı bir kemandır ama… Dışişlerinde, MİT’te, üniversitelerde, sendikalarda ve medyada derin devletin güveneceği kadrolar olmadan derin devlet olunamaz. Bunlar ancak kendi içlerinde bir kavgaya tutuştuklarında harcanırlar. Yoksa o yapının dışında kimse bunlara dokunamaz.
* Bu devletin içinde ‘kendimize artık bir çeki düzen vermeliyiz’ diyenler de var. Önceki Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök böyle biriydi. Öyle olmasaydı, kuvvet komutanların onun döneminde giriştikleri iki ayrı darbe hazırlığı bir yere varırdı. Ergenekon operasyonunda tutuklananlar da 2009’da darbe yapmayı planlamışlar. Adamın aklına durup dururken 2009 iyi bir sene diye gelmedi herhalde. 2009 insanın aklına bir şeyler getiriyor. Şimdiki genelkurmay başkanı 2009’da emekli oluyor. Darbecilerin dayandığı, güvendiği bir şeyler olmalı ki, böyle bir hesap yapıyorlardı.
Aynı linkten Belge’nin şu sözlerini de ben ekleyeyim:
* Türkiye’de medya Batı’daki gibi toplumun gelişmesiyle ortaya çıkmadı. Toplumun haber alma ihtiyacını karşılamak üzere doğmadı. Onlar 18 ‘inci yüzyılda kapitalist bir sistemde işe başladılar ve yaşamak için okurlarına kendilerini beğendirmek zorundaydılar. Bizde ise medya kendini topluma değil, merkeze beğendirmeye çalıştı. Ankara’daki bürokrasiyle, İstanbul’da Kadıköy’le Karaköy arasında lüks mevkide gidenleri kazanmaktı bütün mesele.
Bu arada.. Taraf gazetesini -her zaman olmasa da- takip etmeye çalışıyorum. İyi yazarları var, haberlere bakışları da iyi. Ama hala bir internet siteleri yok. Ne mantıkla halen bir site açmadılar anlamadım.
(*) Belge’nin sözlerinin önemli bir kısmına katılmakla beraber, ilk paragrafta geleceğe dair bir öngörüde bulunurken takındığı müneccimvarî tavrını, buna dair kesinliğini ve keskinliğini yadırgadığımı da belirteyim. “Bu gibi yapılanmaların şunları şunları yaparak şuna yolaçma ihtimalleri var ve ben bu oluşuma baktığımda planlarının bu olduğunu düşünüyorum” demek ile “2009 darbe planında kıyamet gibi kan akacaktı” demek arasında fark var.



18 comments
Dipnotunuza katiliyorum Suat bey. Bir de simdiki GK baskani bu sene emekli olmuyor muydu? 2009′a mi sarkti? Ben mi yanlis hatirliyorum? Biraz aradim 2008 gibi gozukuyor ama emein olamadim.
Bir de, (Belge’nin dedigi):
Dışişlerinde, MİT’te, üniversitelerde, sendikalarda ve medyada derin devletin güveneceği kadrolar olmadan derin devlet olunamaz. (vurgu benden)
Bu sedika isi benim de aklima geldi bir ara ama Muzmin beyi bile tam kiskirtamadim. (Belge’nin aklindaki DISK olmayabilir tabii, ama bir durteyim belki birsey cikar birinden.)
Yenişafak’ta Taha Kıvanç’ın “Veli Paşa ile Hüsnü Bey” adlı bir yazısı var…
Hüsnü Özyeğin’e buradan sorayım: Veli Küçük ile nasıl ve nerede tanıştınız, kendisini hangi özellikleri sebebiyle önce yönetim kurulu üyesi, sonra ortak yaptınız? Bankanızı Yunan Kilisesi’nin de ortağı olduğu bir şirkete satarken aldığınız söylenen Genelkurmay izninde Veli Küçük mü aracılık yaptı?
…
Yarabbi? Aslında bu sorunun tersini de sormak mümkün:
‘Gayr-ı milli’ olan her şeye tiksinti duyan Veli Küçük gibi biri, taş gibi Türk bankasını Yunan Kilisesi’yle irtibatlı şirkete satan Hüsnü Özyeğin’le nasıl ortaklık yapar? Hele bir ara yaygın biçimde konuşulduğu üzere, bu satışa ters bakan Genelkurmay’ı ikna etme görevini nasıl üstlenir?
Böyle biriyle askerlikten emekli Veli Küçük arasında nasıl bir ilişki olabilir?
Taha Kıvanç
http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=9062&y=TahaKivanc
Bülent Bey,
“Bir de simdiki GK baskani bu sene emekli olmuyor muydu?”
Ben de öyle biliyorum.
Bu arada AKP tepe yönetiminde GK başkanının görev süresininin bir yıl uzatılması ciddi olarak düşünülüyormuş.
Suat bey, hmm, yukarida 2009′da emekli olacak yaziyor da onun icin sordum. Bu uzatma isi de kafa karistirici geldi bana. Yasar pasa GK baskani olmasin diye kampanya yapilmamis miydi? O zaman o kampanyayi yapanlar kimdi? Nisan 2007′de ne oldu diye dusunuyorlar da emeklilik erteliyorlar? Anlayacagimdan degil tabii ama nasil is bu diye sorayim bari. Evvelce de soylenenler pek anlamli gelmiyordu bana ama evvelki anlasilmazlik simdiki anlasilmazliktan daha az anlasilmaz gibi gozukmustu.
Haber 10 sitesinde Taraftan Alper Görmüş ün bir yazısı yer alıyor. Kışlalı cinayetini yeniden okumak. İlginç geldi bana…Sanki bu olayların medyadaki uzantısını işaret ediyor. Birde bu yakalananlar için sığ devlet deniyor. Safra atılması gibi birşey… Yinede ben iyimserim…
Bülent Bey,
“Suat bey, hmm, yukarida 2009′da emekli olacak yaziyor da onun icin sordum.”
2009 işini ben de farkettim ilk okurken ama bu uzatma ihtimalinden dolayı önemsemedim. (Tabi bu Belge’nin yanlışını aklamaz da bunu -ya da ‘yeni GK başkanı 2009 da ancak tava getirilir’ diye düşündüğünü- tahmin ettiğimden önemsemedim. Ama 2009 demesi bariz bir hata tabi ki)
“Anlayacagimdan degil tabii ama nasil is bu diye sorayim bari.”
Heh, sanki ben sizden farklıyım :-)
Gerçekten anlamak zor.
Zaman içinde Yaşar Paşa’nın esnekliğini görüp (Çankayaya Gül çıktı, tepki vs oldu ama sonuçta herşey yasal devam ediyor mesela) bir yıl daha devam edelim demiş olabilirler. Tabi bir de Başbuğ ve Koşaner ile alakalı engel koyma düşüncesi de olabilir; her ne kadar “onların terfilerine zarar gelmeyek bir formül” düşünüldüğü söylense de.
Arif abinin bahsettiği yazının linki:
http://www.haber10.com/haber/110156/
Suat Bey,
Yeni temanız güzel olmuş. Daha canlı gözüküyor.
Taraf gazetesinin bütçesi yeterli değil herhalde. Web sitesi işi sonraya bırakılmış olabilir.
@Rumuzyok,
“Yeni temanız güzel olmuş. Daha canlı gözüküyor.”
Eyvallah.
“Taraf gazetesinin bütçesi yeterli değil herhalde. Web sitesi işi sonraya bırakılmış olabilir.”
Bu benim de aklıma geldi ama bu kadar da yetersiz değildir bütçeleri diye düşünmüştüm. Basit de olsa birşeyler yapılabilirdi.
Merhabalar;
Bu olaylari takip etmek icin söyle bir iki sene geriye gidebilmek lazim.
Hazir operasyon yapilirken su Ergenokon rumuzlu kisilere dair nette bir arastirma yapiliyor mu acaba diye bir düsündüm.
http://kursadhareketi.wordpress.com/2006/12/14/tskya-internetten-hakarete-tutuklama/
Akp´nin, Büyükanit Pasa´nin görev süresini uzatmayi degerlendirmesi iyi olur sanirim.
Saygilar
PS.: Sitenin yeni hali hayirli olsun, yorum kutusu cercevesi baska bir renk olsa, (özellikle isim e-posta vs yazdigimiz kisim daha iyi olur sanirim.
Bir de su link vardi:
http://www.moralhaber.net/haber_detay.php?haber_id=480
Ercan agabey nasillar acaba, duyan var mi?
PS.: Sitenin yeni hali hayirli olsun,
Eyvallah, teşekkür ederim..
“yorum kutusu cercevesi baska bir renk olsa, (özellikle isim e-posta vs yazdigimiz kisim daha iyi olur sanirim.”
Valla o dediğinizi yapmak benim için deveye hendek atlatmaktan daha zor, hiç anlamıyorum css den çünkü. :-)
İlk boş vakitte şu tepedeki resimleri, logoyu falan halledelim önce ona da bakarız arkadaşlarla inş..
Selamlar.
Html ´ye biraz bakmistim, tenik adam oldugum icin zor gelmedi, ama vaktim olmadigi icin ugrasamadim, css de benzer sekildeyse, sanirim renk kodlarini degistirmek yeterli olacaktir.
Saygilar
Muzaffer bey, tesekkur ederim link icin. Eger AKP hakikaten bir gorev uzatma tesebbusunde bulunursa o zaman o bahsedilen kampanyalarin, kampanyalar hakkinda verdiginiz linkteki gibi seyler yazanlarin, zamaninda olusan/olusturulan havanin, simdi (ozellikle Daglica’dan sonra) olusan/olusturulan havanin, hasili uzun bir silsilenin tasidigi muhtemel manalarin yelpazesi de degisiyor/genisliyor. Bu ne demektir ben bilemem ama bildigimizi zannettigimizden de daha az bildigimizin teyidini almak yine de hayirli birsey olsa gerek.
Bulent Bey,
Tesekkür etmissiniz, rica ederim lafi mi olur, konusuyoruz hep birlikte.
Sanirim devlet bir Eisberg gibi suyun altinda cok deeeeeeeriiiin bir yapiyi haiz, ama bu Eisberg alttan cözülmeye basladi diye görüyor ve umuyorum. (takip eden memura not: Tabii bunun devletin cözülmesi temennisi olarak söylemiyorum, iyi kötü bir devletimiz var, kaybetmeyi asla istemem.)
Yalniz daha ilginc seylerle de karsilasiyor insan, vakit olsa arastirsak msl ordu icinde Kafkasyalilarin ayri grup, Türk milliyetcilerinin ayri bir grup , Makedonyalilarin ayri bir grup oldugu (28 Subatci aleviler sanirim tasfiye edildi), diger kurumlarda da msl solun sagla kavgali oldugu, bu da yetmezmis gibi kendi icinde farkli unsurlardan olusan kurumlarin da diger kurumlarla rekabet icinde oldugunu, sözkonusu güclerin olaylari birbirine karsi manipüle ettigi ve dezenformasyon yaptiklarini düsünürsek ve hic birinin tamamen masum olmadigini da ise katarsak belki biraz daha ufkumuz genisler.
Hangisi en cok masumsa onun galip gelmesi umuduyla
Saygilar
Muzaffer Bey: “Makedonyalilarin ayri bir grup oldugu (28 Subatci aleviler sanirim tasfiye edildi), diger kurumlarda da msl solun sagla kavgali oldugu, bu da yetmezmis gibi kendi icinde farkli unsurlardan olusan kurumlarin da diger kurumlarla rekabet icinde oldugunu..”
Sanırım ergenekon operasyonu ile 28 şubatçıları tasfiye süreci devam ediyor…
Sanmiyorum, 28 subatcilar cok mevzi kaybetti, Demirel cumhurbaskani olamadi terar. Sanirim 28 subatcilari da barindiran bir “ana grup” 28´cileri kendi icinden tasfiye etti. Su anda devam eden mücadele ana grupla devam ediyor.
Öyle olmasa ne Mesut Yilmaz, ne Demirel simdi bulunduklari noktada olmazdi.
28 ´ciler bir Cavit Caglar´i bile koruyamadi. Yegen Demirel icin hala
ugrasiyorlar.
Bir de bazen sunu düsünüyorum, acaba Akp´ye bu mücadelede ihtiyac duyuldudugu icin mi Erdogan hapis cezasindan sonra imkansiz gibi görünmesine ragmen basbakan yapildi? Kimler Baykal´i ikna etti o sürecte acaba?
Sorular cok aslinda
Mehmet Elkatmis, seker hastasi oldu, simdi vekil degil.
Niye konusmuyor?
Mehmet Agar senelerce en derin unsurlarla beraber calisan adam, neden düz ova söylemine gecme ihtiyaci duydu?
Gibi onlarca sorunun cevabini aramak lazim.
Saygilar
---
Siz de düşüncelerinizi paylaşın: